Yaşar Yakış



Bookmark and Share

Türkiye, Suriye’de güvenli bir bölge kurmaya kararlı ama nasıl?


3.2.2019 - Bu Yazı 643 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1998 Adana Anlaşması’nın Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliği için bir çerçeve olarak kullanmasına yönelik önerisine destek verdi.

Putin'in tam olarak ne söylediğine yakından bakmak önerinin kapsamının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir. 23 Ocak’ta, Erdoğan ile Putin arasındaki Moskova zirvesinden sonra düzenlenen basın toplantısında bir gazeteci, her iki lidere de kuzeydoğu Suriye'de güvenli bir bölge kurulması konusundaki görüşlerini sordu.

Erdoğan, Türkiye'nin 32 kilometre genişliğinde bir güvenli bölge kurulması için ABD ile anlaştığını söyledi. Putin ise böyle bir bölgenin BM Güvenlik Konseyi kararı veya ev sahibi ülkenin rızasıyla kurulabileceğini söyledi. ABD kuvvetlerinin Suriye'de meşruiyetinin olmadığını, çünkü Suriye hükümeti tarafından davet edilmediğini de sözlerine ekledi.

Bu ifadelerden iki farklı soru ortaya çıkıyor: Birincisi, terörle mücadele için Türkiye-Suriye işbirliğinin yeniden hayata geçirilmesi. Diğeri ise Türkiye sınırı boyunca uzanan Suriye topraklarında güvenli bir bölge kurulması.

İşbirliğinin yeniden hayata geçirilmesi konusunda Erdoğan, Adana Anlaşması’nın hem Suriye’de sınır ötesi askerî harekât düzenlenmesine hem de güvenli bir bölge kurulmasına izin verdiğini söyledi.

Suriye, Putin'in önerisini açıkça reddetmedi. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamada, Türk askerlerinin Suriye’den tamamen çekilmesi şartıyla Şam'ın terörle mücadele adına Türkiye ile yapılan tüm anlaşmaları uygulamaya hazır olduğu belirtildi.

Bu konu Türk medyasında da tartışılmaktadır. 1998 yılında Adana Anlaşması müzakerelerindeki alt komitelerden birine başkanlık eden emekli Korgeneral İsmail H. Pekin, 27 Ocak'ta anlaşmanın terörle mücadele için yalnızca tek taraflı bir askerî harekâta değil, ortak bir harekâta izin verdiğini söyledi.

Türk hükümetinin tutumuna gelince, Erdoğan Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini defalarca söyledi. Türkiye bu taahhütlerden kolayca vazgeçemez; bu nedenle, zaman içinde Suriye'den çekilmesi bekleniyor.

Güvenli bir bölge kurulması konusunda, ayrışma ilk olarak Türk-Rusya ilişkileri düzeyinde ortaya çıkıyor. Putin, bu amaca ulaşılması için BM Güvenlik Konseyi kararının gerekli olduğunu söylediğinde bu fikre karşı olduğunu ifade etti. Konseye bir karar taslağı gelirse, Rusya muhtemelen veto yetkisini kullanacaktır.

Putin’in açıklamaları, BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan bir güvenli bölge kurulması teşebbüsü olursa, Rusya’nın Türkiye’yi bundan caydırmaya çalışacağı anlamına da gelebilir.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, güvenli bölge meselesinin Rusya ile Türkiye arasında görüşülecek bir konu olmadığına işaret etti. Ankara ile Şam arasında müzakere edilmesi gerekiyor. Bu sözler, Türkiye’nin ABD ile işbirliği içinde böyle bir bölge kurma girişiminin imkânsızlığına bir gönderme de olabilir.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ABD birliklerinin ayrılmasıyla oluşacak boşluğun Suriye kuvvetleri tarafından doldurulması gerektiğini daha önce söylemişti. Bu, Rusya tarafından güvenli bölgeye yapılan ilave bir itiraz. Suriye, meselenin bu yönüyle ilgili tutumunu henüz açıklamadı.

Bununla birlikte, hiçbir ülkenin, onayı olmaksızın topraklarında böyle bir bölgenin kurulmasına razı olması beklenemez.

Güvenli bölgenin amacı ile ilgili olarak bir başka çelişki de Türkiye ile ABD arasında var. Üst düzey Amerikan siyasi figürleri, Kürtlerin korunmasına verdikleri önemi dile getirdiler. Başkan Trump, “Türkiye’nin Kürtleri vurması hâlinde, ABD’nin Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedeceğini” tweetledi.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo “Türkler’in Kürtler’i katletmemesini sağlayacağız” dedi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, “ABD, Kürtler korunana kadar Suriye'den ayrılmayacak” dedi. Bu ifadeler ABD’nin Kürtleri, özellikle de IŞİD ile savaşmak için donattığı ve eğittiği YPG’yi Türk Ordusu’ndan korumak için güvenli bir bölge istediğini gösteriyor.

Türkiye ise bunun tam tersini yapmak, yani YPG üyelerini ortadan kaldırmak için bir güvenli bölge kurmak istiyor.

Türkiye'nin bu çelişkinin üstesinden nasıl geleceğinin görülmesi gerekiyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
25.05.2019
İran ile savaş Irak’tan çok daha yıkıcı olur
18.05.2019
İdlib Türkiye için daha fazla baş ağrısı olabilir
13.05.2019
YSK'nin geçmişteki uygulamalardan sapan İstanbul kararı
6.05.2019
Türkiye-Sudan ilişkilerinde yeni bir aşamaya mı geçiliyor?
27.4.2019
ABD-YPG işbirliği daha da artabilir
22.4.2019
Libya yeni bir kaosun içine mi giriyor?
13.4.2019
S-400 ve F-35'Ler üzerine sert tartışma
8.4.2019
Türk seçmeni iktidara turuncu kartı gösterdi
31.3.2019
Golan Tepeleri, Suriye krizini daha da derinleştirebilir
22.3.2019
Yeni Zelanda katilinin söyledikleri
15.3.2019
Melania Trump’ın Cemaat okulunu ziyareti: ABD, Türkiye’ye S-400 baskısını artırıyor
1.3.2019
Petrol Venezuela için lütuf mu, lanet mi?
24.2.2019
Soçi Zirvesi’nin ardından Suriye’deki güvenli bölgenin kaderi
3.2.2019
Türkiye, Suriye’de güvenli bir bölge kurmaya kararlı ama nasıl?
27.1.2019
Erdoğan-Putin zirvesi ve Suriye krizi
13.1.2019
Suriye boşluğu, YPG ve
31.12.2018
Fırat’ın doğusu sorunu askeri harekâtsız da çözümlenebilir mi?
21.12.2018
ABD'nin Suriye'den askerlerini çekmesi ne anlama geliyor?
9.12.2018
ABD Kongresi'ne sunulan Türkiye ile ilgili rapor ne anlama geliyor?
24.11.2018
Türkiye, Fırat’ın doğusuna harekât planlarken iyi düşünmek zorunda
12.11.2018
ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar
28.10.2018
Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’nin yaptıkları ve yapmadıkları
13.10.2018
McKinsey’den sonra Albayrak…
28.9.2018
Erdoğan’ın ziyareti Almanya ile olan bazı sorunları kolaylaştırabilir
14.9.2018
Türkiye İdlib’de kendini sıkıştırıyor
11.9.2018
İdlib'de sonun başlangıcı
3.9.2018
İdlib’de bir felaketi önlemek artık daha zor
25.8.2018
Türkiye’nin iktidar partisi kendini gençleştiriyor
18.8.2018
İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir
11.8.2018
Türk-Amerikan ilişkileri hala kurtarılabilir
6.8.2018
Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?
28.7.2018
Türkiye-Amerika ilişkileri yeni bir kavşakta mı?
22.7.2018
NATO Rusya ile ilişkilerini gergin tutuyor
15.7.2018
Erdoğan Türkiye siyaset tarihinde yeni bir dönem için yemin etti
7.7.2018
Türkiye’nin iktidar partisi seçmenlerin mesajını aldığını söylüyor
30.6.2018
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar​
23.6.2018
Türkiye seçime gidiyor
17.6.2018
Esad’ın Kürtlerle müzakere başlatması yeni bir dönem açar mı?
11.6.2018
Türkiye ve Amerika’nın Menbiç anlaşması
4.6.2018
ABD, Türkiye’ye savaş uçağı satışını yasaklayacak
26.5.2018
Aday gösterilenler her zaman en iyileri değildir
5.5.2018
Türkiye’nin erken seçim ikilemi
15.4.2018
Suriye yeni bir bataklığa mı sürükleniyor?
8.4.2018
Nükleer santral inşası Türkiye ve Rusya için ne anlama geliyor?
25.3.2018
'Afrin ele geçirildi ama yapılacak daha çok iş var'
12.3.2018
Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı mı?
4.3.2018
Türkiye’nin Suriye politikasını yeniden düşünmek için bir fırsat
25.2.2018
Tillerson, Türk-Amerikan ilişkilerini çöküşten kurtardı
19.2.2018
Suriye krizi yeni bir aşamaya taşındı: Aklı olan savaştan kaçınır
10.2.2018
Türkiye'nin Zeytin Dalı'nda realist bir çıkış stratejisine ihtiyacı var
3.2.2018
ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri
29.1.2018
Çatışmadan kaçınmak hem Türkiye'nin hem de ABD'nin görevi
13.1.2018
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme yakalama şansı var mı?
6.1.2018
İran'da huzursuzluk
18.12.2017
Rusya çekilmiyor, bölgeye kök salıyor
9.12.2017
En güçlünün elindeki sebep her zaman en iyisi mi?
3.12.2017
Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net