Yasemin ÇONGAR

T24.Com



Bookmark and Share

Mehmet Baransu’nun tutuklanması üzerine…


03.03.2015 - Bu Yazı 7571 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gerçek ortaya çıksın, kimlerin faaliyetinin “darbecilik,” kimlerin faaliyetinin “sahtecilik,” kimlerinkinin “gazetecilik” olduğu anlaşılsın.Mehmet Baransu elde ettiği belgeleri haber yaptı ve haber yapılmak üzere gazetesiyle, o dönemde benim de aralarında olduğum Taraf yazı işleri yönetimindeki kişilerle paylaştı.

Bahse konu olan haberler bir darbe hazırlığı yapıldığını gösteren belgelere dayanmaktaydı ve bu belgeler Taraf’ın o günkü yönetimince gazeteye yansıyan haberler dışında çoğaltılmadı, paylaşılmadı, gazete bürosu dışına çıkarılmadı ve bir süre sonra da devletin talebi üzerine belgelerin asılları Baransu tarafından savcılık makamına tutanakla teslim edildi.

Şimdi Baransu neyle suçlanıyor?

Şu ya da bu nedenle Baransu’ya kızanlar bu sorunun gerçek cevabından uzak duruyorlar; bir gazetecinin tutuklanmasına gerekçe yapılan asıl konuyu ya gözardı ediyor, ya da açıkça veya zımnen onaylıyorlar.

Baransu’nun “sahte belge” hazırladığı iddiası da, “askeri casusluk” yaptığı iddiası da rahatça telaffuz edilebiliyor.

Bir gazeteci elindeki belgelerde “sahtecilik” yapsa ya da bu belgelerin “sahte” olabileceğini düşünse, bunları kendi eliyle devlete teslim eder mi?

Bir gazetecinin amacı askeri sırları başka ülkelere satmak olsa, yani casusluk yapsa, bunu o sırlarla ilgili haberi gazetesinin manşetinden duyurarak, elindeki belgeleri de kendi devletine teslim ederek yapar mı?

Baransu’nun tutuklanma gerekçesi ise, öyle anlaşılıyor ki, bu dedikodularla ilgili değil.

Baransu, TCK 327. maddesinde düzenlenen “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin etmek”le suçlanıyor.

Şimdi biz, darbe hazırlıklarının yasal bir iş olduğunu, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gerektiğini mi kabul etmeliyiz?

Gazetecilerin, toplumun bilgilenme hakkını gözardı ederek, devlet içindeki yasadışı faaliyetlerle ilgili bilgi ve belgelerden uzak durmasını, bunları haberleştirmemesini mi savunmalıyız?

Bu gazetecilikten vazgeçmek değil midir? Anayasa’nın 28. maddesinden, Basın Kanunu’nun 3. maddesinden vazgeçmek değil midir?

Baransu’nun tutuklanma gerekçesi, TCK 327 kapsamında, “Balyoz” davasına konu olan belgelerin “gizliliğini,” dolaylı olarak da “gerçekliğini” teyid ediyor.

Oysa ortada bu belgelerin bir bölümünün üzerinde oynanmış olabileceği ya da farklı tarihlerde oluşturulmuş olabileceği iddiası var. Bu iddia sonuna kadar soruşturulmalı, gerçek ortaya çıkarılmalıdır.

Peki, bu soruşturmanın öncelikle TSK içinde yürütülmesi gerekmez mi?

Baransu’nun elde ettiği belgeler ordu dışından kimsenin bilemeyeceği ayrıntıda personel bilgileri, askeri sicil numaraları vs. içeriyor. Üstelik, bu belgelerin birer kopyası da Gölcük Donanma Komutanlığı’ndan çıktı.

Devletin ve özelde de TSK’nın işe bu durumu açıklayarak başlaması gerekmez mi?

Devlet, kendi kurumlarının içinden çıkan, kendi mahkemelerinde bir davaya konu olan belgelerin ve -eğer varsa- bu belgelerdeki tahrifatın kaynağını kendi içinde aramalıdır.

Balyoz haberlerini yayınlayan gazetenin eski bir yöneticisi ve o haberlerde imzası olan biri olarak, bu konudaki gerçeğin ortaya çıkmasını tüm kalbimle  istiyorum.

O haberlere kaynaklık eden belgeleri okuyup, ses kayıtlarını dinlediğimde, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı’nda bir darbe planlaması yapıldığı kanaatine varmıştım. Bugün yine aynı kanaatteyim.

Kendilerinin de reddetmedikleri ses kayıtlarında komutanların neler dediğine kulak vermeniz, yapılanın hükümeti devirmeye dönük bir plan olduğunu anlamanız için yeterli.

Dönemin Genelkurmay Başkanı’nın, Kara Kuvvetleri Komutanı’nın 1. Ordu’da yaşananlara ilişkin anlatımları da kayıtlarda, kitaplarda.

Eğer darbeciliği görmezden gelmek için özel bir çaba içinde değilseniz, bizzat komutanlarca gerçekliğine itiraz edilmeyen belgelerde de darbe hazırlıklarını görebilirsiniz.

Tabii, bu gerçek, “Balyoz” davasına konu olan belgelerin bazılarında tahrifat olması ihtimalinin vahametini ortadan kaldırmıyor.

Böyle bir tahrifatın yapılmış olması, darbecilikle yüzleşme fırsatının heba edilmesine, bu ülkede darbelerin bir daha asla yaşanmaması yolundaki çok önemli bir hukuk sürecinin gölgelenmesine yol açar.

“Balyoz” davası, birçok kişi gibi bana da kurunun yanında yaşın, darbecilerin yanında masumların da yandığı izlenimini verdi. Bundan büyük bir mağduriyet, bundan büyük bir adaletsizlik olamaz.

Öte yandan, eğer belgelerde darbe suçunun “yokmuş” varsayılmasına yol açacak bir tahrifat yapılmışsa, darbeciliğe karşı hukuksal mücadele açısından, adaletin yerini bulması ve gerçeğin ortaya çıkması açısından etkisi yıllarca sürecek bir toplumsal mağduriyet yaşayacağız.

Darbeleri ve darbecileri aklama meraklıları buna aldırmayacaklardır; onlar  “Balyoz sahte” deyip konuyu kapatmak isteyebilirler, şimdi Baransu’nun o belgeleri temin etmekle suçlanmasına sevinebilirler.

 Adaletin yerini bulmasını, gerçeğin ortaya çıkmasını samimiyetle isteyenler ise, bizlerin gerçekliğine kani olarak haber yaptığımız “Balyoz” belgeleriyle ilgili soruları artık esas muhatabına, devletin kurumlarına, orduya sormalılar.

Gerçeğin ortaya çıkması kimlerin faaliyetinin “darbecilik,” kimlerin faaliyetinin “sahtecilik,” kimlerinkinin “gazetecilik” olduğunu gözler önüne serecektir.

Biz gazetecilik yaptık.

* Bu yazı platform24.org’dan alınmıştır.

.

Facebook Yorumları

reklam
03.03.2015
Mehmet Baransu’nun tutuklanması üzerine…
04.02.2014
Kiev’den notlar: Avrupalılaşmak ile güdülmek arasında…
05.12.2013
Kiev’den notlar: Avrupalılaşmak ile güdülmek arasında…
24.09.2013
Müminlerle âlimlerin demokratlığı ve matematikten boşanan fizik
27.07.2013
Erdoğan'ın yeni danışmanı, şaka değil
29.05.2013
Abdellatif Kechiche: Hiçbir devrim, cinsel bir devrim olmadıkça tamamlanmaz
01.04.2013
Sıradan bir 'tanrı'nın olağanüstü kitabı: Son Oyun
08.12.2012
Duvarlarınıza fazla güvenmeyin
01.12.2012
Makinenin hakikati, insanın zehri
17.11.2012
Ben bu işi hepinizden daha iyi yaparım
10.11.2012
Birinci hazin şahıs ve komşu çocukları
03.11.2012
Ölümün içinden hayatı doğurarak...
20.10.2012
Arada kalmanın basit hikâyeleri
13.10.2012
İyi olmak için çok geç değildir belki
06.10.2012
Kadınla erkek, okurla yazar, âşıkla casus
22.09.2012
Fetvaya karşı cesur, insana karşı hoyrat
15.09.2012
Rengine bakmazsan, renklerini görürsün
08.09.2012
Çünkü adı soykırım...
26.08.2012
Bir ihtiyaç olarak Tanrı ve diğer eksiklerimiz
18.08.2012
Sahte bir sakal, sahici bir ses, kutsal yatsı
28.07.2012
Aynadakiler ve sonsuz bir şimdiki zaman
21.07.2012
Tanıdığınız bir ağaç var mı sizin
14.07.2012
Bir kitapla değişmeye hazır mısınız
30.06.2012
Yalnızlık, zemberekler ve bir bilmece
23.06.2012
Ziyafet ve katliam, isyan ve yerçekimi
16.06.2012
Bir yerüstü yazarı olarak Genet’nin iki sesi
02.06.2012
Varolmayan duygular, soğuk karşılaşmalar
19.05.2012
Yazmak, arzulamak ve taraf olmamak
12.05.2012
Anlamak, hatırlamaktan daha önemlidir
28.04.2012
Zarafete meyyal bir hayvan olarak şair
21.04.2012
Yeryüzü tanrılarına seçmeli Şeriat dersleri
14.04.2012
Oraların gulagları, hepimizin günahları
07.04.2012
Geçmişi kayıp, geleceği müphem bir diyarda
31.03.2012
Yiğidin kamçısı ve beş bin yıllık sorular
24.03.2012
Yaşarken cehennem, yazarken cennet
17.03.2012
Diç macunundan devrime alışkanlığın gücü
10.03.2012
Hayatı hakiki kılan sessiz sıradanlıklar
03.03.2012
Mutsuz evlilikler, zor ayrılıklar, sağlam cümleler
25.02.2012
Sutûr-u kâinat ya da tevazu için birkaç iyi neden
18.02.2012
Zaman yolcuları ve aklın matruşka teorisi
17.02.2012
Bu işler CIA’de nasıl oluyor? (3)
16.02.2012
Bu işler CIA’de nasıl oluyor? (2)
15.02.2012
Bu işler CIA’de nasıl oluyor (1)
11.02.2012
Victor Hugo’nun ‘Sefiller’i yüz elli yaşında
10.02.2012
MİT’le konuşmamız ve Ankara’da darbe havası
08.02.2012
Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek
04.02.2012
Lekeli zihinlerimize günışığı değince…
28.01.2012
Yerinizden kıpırdamadan firar etmek istediğinizde
25.01.2012
Abdullah Gül siyasete döner
24.01.2012
Uludere’de beş görev
21.01.2012
Mizaha en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde...
20.01.2012
Hükümet, Hrant için neler yapmadı neler...
18.01.2012
Hepiniz Hayalsiniz
17.01.2012
Eski devlet, yeni devlet
13.01.2012
Faşist temaşaya Milli Eğitim darbesi
11.01.2012
Başbakan cevap vermeli
10.01.2012
Videodaki hakikat
04.01.2012
Keşke ‘Kasımpaşalı’ kalabilseydi...
03.01.2012
Bağdat’ta kritik günler
31.12.2011
Boşluğa çember çizen hüzünlü hikâyeler
30.12.2011
Sınırda üç hakikat
28.12.2011
Irak’taki kavga ve Barzani’nin planı
27.12.2011
Üç ayrı Irak ve ABD
24.12.2011
Keşfin yeniden icadı ya da demokratikleşen bilim
23.12.2011
Arınç’ın sözleri havada kalmasın
20.12.2011
‘Behçet Oktay cinayeti’
17.12.2011
İki vitesli hayat, aptallıklarımız ve mutluluk
16.12.2011
Ergenekon’da dönüm noktası ya da ‘Tiefer Staat in Deutschland’
14.12.2011
Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfâdıyız!
13.12.2011
İslamcılar niye daha iyi demokrat?
10.12.2011
Cinayetin kraliçesi kaplanlarını ehlîleştiriyor
09.12.2011
Yeni Soğuk Savaş, yeni cepheler
07.12.2011
Başbakan, Savcı ve ben
06.12.2011
Putinizme ilk büyük darbe
03.12.2011
Sesindeki acıya omuz silken adamın hikâyesi
02.12.2011
Biden gelirken…
30.11.2011
Acem Kışı
29.11.2011
Başbakan’ın sağlığı ve Brejnev sendromu
26.11.2011
İnsanlık komedyamızın en iştahlı halleri
25.11.2011
KCK operasyonları ve devletteki iki kanat
23.11.2011
Bedelli sivillik ve vicdan hürriyeti
22.11.2011
PKK, Baas’ın kanatlarının altında
19.11.2011
Natürmortunda susanlar, maratonunda konuşanlar
18.11.2011
Şam için yaptırım vakti
16.11.2011
Murat Belge, Hasan Cemal ve ‘çarpma’ üslubu
15.11.2011
Beşşar Esad’ın nihai sath-ı maili
09.11.2011
Esad’ın üç silahşorları: Hizbullah, Taşnaklar, PKK
08.11.2011
Asla iyileşmeyen bir yara
05.11.2011
Dil ustası bir “seks yazarı”nı baştacı etmek
04.11.2011
Erkek devlet, kadın PKK, mukabil intihar ya da söz Etyen’in…
02.11.2011
Devlete bak, PKK’ya bak
01.11.2011
Suriye'de savaş,Türkiye ve Kürtler
29.10.2011
İnandığın zaman sahte olmaz bu dünya
28.10.2011
Küresel vicdan
26.10.2011
Akçam’ın davası, hepimizin davası
22.10.2011
Suç ortaklarımız ve karşı kıyıya geçmek
21.10.2011
‘Millî’ gazetecilik ve ‘gayrımillî’ hislerim
19.10.2011
‘ETA bitti’ çünkü…
18.10.2011
Zapatero’nun barışı
15.10.2011
İnşaata girmek tehlikeli ve mübahtır
14.10.2011
Kürdistan ve demokrasi
12.10.2011
Washington, Bağdat, Kandil
11.10.2011
Esad, AKP, Temo, PKK
08.10.2011
Hiç delirmeden deli kalabilenlerin kitabı
07.10.2011
Elma ve Erdoğan’a çağrı
05.10.2011
TÜRKİYE İÇİN ENDİŞELİ RAPOR
02.10.2011
Konuşmak
01.10.2011
Yararlı yaramazlıklar yapa yapa Allahu Ekber
28.09.2011
Boykot biterken
27.09.2011
Masaya dönülecek
24.09.2011
Kendimizle karşılaştığımız ender anlarda
23.09.2011
Bırakın Öcalan konuşsun
21.09.2011
Bomba ve zihinsel atılım
20.09.2011
Assange ve WikiLeaks efsanesinde son perde
17.09.2011
Kapatamadığımız kapılar hapseder bizi
16.09.2011
PKK ile konuşmaya devam
15.09.2011
Siyasi çözümün sesi
13.09.2011
Siyaset, şiddet, şizofreni
10.09.2011
Her hayat gibi kutsal ve kâfir bir hayat
09.09.2011
Kürtler niye ‘içeriden’ konuşamasın
07.09.2011
Gerilla, devlet, ahlak...
03.09.2011
Kibrit başı kadar bir ışık yeter bazen
27.08.2011
Kelimeler güçlüdür, palavralar güzeldir
20.08.2011
Mezbaha tezgâhına mânâ katmak
13.08.2011
Hayatın komedisine dönüşür her şey
06.08.2011
Kayıp cennete dönüşün imkânsız adımları
30.07.2011
Aşkta ve benlikte durduğumuz eşik
23.07.2011
Çapaklanmış kalpler ve yalnızlığın iki hali
16.07.2011
Cephelerde hakikaten yeni bir şey yok
02.07.2011
Hakiki din bir mücadeledir
25.06.2011
Keşke burada olsaydın ve iyi şanslar
18.06.2011
Hayatla ölüm arasındaki ince çizgide
04.06.2011
Gizlice değişen bir şey var senin içinde
28.05.2011
Sağlam bir arkadaşlığın şehlâ bakışları
14.05.2011
Homeros’un renkleri ve dil kâşifliği
07.05.2011
Kefene girmeye gidenlerle samimi sohbetler
16.04.2011
Tank sesini seven erkeklerin iç sesleri
26.03.2011
Hoyrat bir hayatı sakin bir romana yeğlemek
02.03.2011
Bir devrin sonu...
25.02.2011
Gözler Suudi Arabistan’da
22.02.2011
Ankara susuyor çünkü…
19.02.2011
‘Ben’ dediklerimiz ve acıyı ıstırap eylemek
15.02.2011
İranlı muhalifler ve Gül’ün ziyareti Yazdır
15.02.2011
İranlı muhalifler ve Gül’ün ziyareti
10.02.2011
Mısır’da devrim ve tarih
07.02.2011
Sonsuzluğun gözümüze sığmayan parçaları
19.01.2011
Davacı Başbakan, inatçı hakikat
07.01.2011
Mezar yazısı
27.10.2010
Hâkimevi’nde çay saati
21.10.2010
Evlad-ı mehteran
19.10.2010
Eksen değil, istikamet
13.10.2010
Barzani’ye tehdit, barışa tehdit
07.10.2010
Bin dokuz yüz doksan üç
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı