Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim


20.10.2018 - Bu Yazı 349 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi, sonrasında yaşanan gelişmelerin karakteri, bu gelişmelerin içerdiği şiddet ve Stalinizm gibi bir karabasanla sonuçlandığı için tarihin normal akışı içinde küçük bir aksama olarak görülse de gerçek bunun bütünüyle ötesinde. Tıpkı 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi’ne liderlik eden Bolşevik Partisi’nin özünde Stalinizm’in tohumlarını taşıdığı dolayısıyla Stalinizm bu parti anlayışının derinlerinde bir yerlerde kök salacak uygun toprağı bulduğu için hakim hale geldi fikri gibi, kestirme bir anlayışla Ekim Devrimi ve sonrası arasında otomatik bağlar kuruluyor.

Sanki, devrimle birlikte dünya kapitalizmi, küresel sınıf mücadeleleri ve en önemlisi de Rusya’daki sınıf mücadelesi sona erebilirmiş ve bu mücadeleler hiç yaşanmamış gibi. Oysa bundan 101 sene önce gerçekleşen devrimin en önemlisi işlevinin barıştan yana aldığı net tutum ve dünya savaşını sona erdirme yeteneğin olduğu görülse 1917’ye başka bir açıdan da bakılabilir.

Daha dünya savaşının başlamasından önce Rus devrimci Lenin, savaşta “devrimci yenilgicilik” verdiği bir taktiği önermişti. Bu, Rus işçilerinin Alman işçileriyle milliyetçi bir boğazlaşmaya girmesine kesin bir dille hayır diyen, tersine, Rus yoksullarının gerçek düşmanının Rus Çarlığı ve Rus burjuvazisi olduğunu vurgulayan bir önermeydi.  Lenin, ilk bakışta aşırı görünen bu savaş karşıtı siyasetiyle aynı anda iki alanda mücadele ediyordu: Birincisi, Rus işçilerinin Rus milliyetçisi fikirlerden kopmasını savunuyordu. İkincisi ise savaşı sona erdirmek için, kendi egemen sınıfına karşı işçilerin devrimci isyanının zaruri olduğunun altını çiziyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nda 13 ila 15 milyon arasında insanın öldüğü tahmin ediliyor. Bolşeviklerin Lenin’in ısrarı ve Rus işçilerinin basıncıyla kabul ettiği savaşa hiçbir süslü gerekçeyle taviz vermeyen politikalar, 1917 yılına gelindiğinde Rusya’da nüfusun büyük çoğunluğunun savunduğu politikalar haline gelmişti Zira hemen herkes, bu savaştan karlı çıkan tek gücün Rus patronlarıyla Çarlık hanedanlığı olduğunu kavramıştı. Savaşın cephede ve cephe gerisinde yarattığı yıkımı, hastalıkları, yoksulluğu, ölümleri tarif etmek imkansızdı.

1917 yılında patlayan Şubat devrimi açlığa ve savaşın yarattığı yıkıma karşı başlamıştı. Ekim ayında “Hemen barış” diyen tek parti olan Bolşevik Partisi işçierin meclislerinde çoğunluğu ele geçirdi. Ekim devrimiyle birlikte bu işçi çoğunluğu siyasal iktidarı ele geçirdi ve devrimle beraber kurulan işçi köylü hükümetinin ilk kararnamesi barış talebi oldu:

Hükümet, “Tüm savaşan halkları ve bunların hükümetlerini adil, demokratik bir barış için derhal görüşmeleri başlatmaya çağırır.” Rus Devrimi’nden ilham alan Alman işçi sınıfının mücadelesi, Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesini sağladı.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Kod8
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8