Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

Barışta ısrar etmek!


3.11.2018 - Bu Yazı 327 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Barış kendi kendine gelen bir süreç değil. Barış çatışan güçlerin aklına bir anda gelen, “bir de bu yöntemi deneyelim” diyerek atılan bir adım da değil. Barış, “ama”sız barış isteyenlerin seslerinin hem siyasal konjonktür hem de kitlesel destekle görülmek zorunda kalınmasına bağlı olarak gündeme gelen ve bütünüyle siyasal bir hamledir.

Çatışan güçlerin ikisi birden barış sürecinin kendisi açısından kazanımla tamamlanacağını düşündüğünde gündeme gelen böyle bir sürecin başlayabilmesi için, aralıksız, çatışmacı yöntemlerin verdiği zararı anlatan bir kampanyanın sürekli olarak sesini çıkartması, yaşamsal bir öneme sahip.

“Barışın kaybedeni olmaz!” sloganı, bu açıdan çok anlamlı görünüyor. Bu sloganın bir barış felsefesi açısından doğru bir zemine işaret ettiğini düşünenlerin, en zor koşullarda, barışı dillendirmenin baskıyla karşılandığı şartlarda her şeye rağmen bu açıdan görüşlerini ısrarla dile getirmeleri, çatışmasızlık koşullarının oluşması için çok önemli bir girişimdir.

Bir kez daha hatırlamak ve hiç unutmamak lazım, barış süreçleri kendi kendine başlamıyor; koşullar zorlu da olsa barışta ısrar edenlerin taleplerinin zamanla gür bir sese kavuşmasıyla gündeme geliyor.

Türkiye’de Kürt sorununda çözüm sürecinin önce rafa kaldırılıp ardından bütünüyle tasfiye edilmesinin ardında, beka kaygısı argümanıyla temellendirilen dış ve iç politikada yaşanan makas değişikliği yatıyor. Suriye iç savaşında Rojava bölgesinde yaşanan gelişmelere eşlik eden seçim süreçlerinde çözüm döneminin siyasal muhataplarının birbirini düşmanlaştırması ve Kürt hareketinin süreçten kazanımla çıkması gibi gelişmeler, devletin diyalog yerine yeniden askeri seçeneği gündemine almasına neden oldu.

Gerçekten de bu siyasal değişiklikler ve özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşanan baskı koşulları Kürt sorununun siyasal yöntemlerle çözümünü savunanların işini zorlaştırıyor.

Beka kaygısıyla üretilen politikalar sadece Kürt sorununda çelişkileri derinleştirmekle kalmıyor, Türkiye’nin Suriye ve Irak gibi ülkelerde askeri harekatlar içinde girmesine de güçlendirici bir zemin sunuyor. Bu gelişmenin adı geçen beka sorununu gidermek bir yana tersine gerçek bir toplumsal beka sorununu, milliyetçiliği, çatışma kültürünü günlük hayatın bir parçası haline getirdiğini görmeliyiz.

Zor koşullarda barışta, diyalogda, çatışmasızlıkta, ölümlerin durmasında ısrar etmemizin temel nedeni de budur.

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

.

Facebook Yorumları

Kod8
3.11.2018
Barışta ısrar etmek!
20.10.2018
Ekim 1917: Bir savaş bitirme yöntemi olarak devrim
30.9.2018
İşçi sınıfını küçümseyenler...
29.8.2018
Avnery ve barış mücadelesi
10.8.2018
Göçmenlerle dayanışmadan demokrat olunmaz!
1.7.2018
4.205.243 ve 5.865.977
24.6.2018
Kürt sorunu çözüldü mü?
19.5.2018
Çözüm süreci zorunluluktur
9.5.2018
Başkanlıktan sonra demokrasi ve çözüm mü?
20.4.2018
Emperyalist istikrarsızlık
1.4.2018
İşkence, CIA ve İran
9.3.2018
Savaş ve trajedi
16.2.2018
Sahiden herkes ırkçı mı?
20.1.2018
Suriye'de ipler kopmak üzere
22.12.2017
Trump ırkçılığı resmileştirdi
14.12.2017
Emin'e kefiliz
17.11.2017
Trump ve Putin, Suriye konusunda anlaşmış!
6.11.2017
İyi Parti neyi amaçlıyor?
26.10.2017
Zorunluluk mu?
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
14.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
07.03.2015
Barış, Erdoğan ve kibir
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8