Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Muazzez hanım


16.10.2019 - Bu Yazı 228 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Muazzez Akıncı’nın vefatını bildiren mesajı alınca içim sızladı, uzun zamandır görmemiştim kendisini. Babası Norşin’li, İstanbul’da yaşayan sebze halinde kabzımallık yapan bir işçiydi. Bu temiz ahlaklı genci Türkiye’nin kıymetli alimlerinden Sadrettin Yüksel hoca yine İstanbul’dan bildikleri Siirtli bir kızla evlendirmiş, Muazzez hanım bu iki saf temiz insandan doğmuştu. Muazzez hanımın kaderin sual olunmaz hükmüyle evladı olmamış, babası, kardeşleri, hatta eşi hepsi genç yaşlarda vefat etmiş, kendisi yaşlı annesine bakarak yaşamını sürdürmüştü. Evinin kapısı hayatı boyunca herkese açık kaldı. Eskiden bu kadar çok kafe ve mekan olmadığı gibi, ev dışında görüşme alışkanlığı da yoktu. İnsanlar buluşmak için onun adresini verir, en önemli toplantılar burada yapılır, başörtüsü yasaklarında mağdurlar, üzgünler, konuşmak isteyenler bu küçük ama kalbi geniş eve sığınır, haksızlığa nasıl karşı koyulacağına dair uzun sohbetlere dalınırdı. Çeşitli seyahatlerden dönen arkadaşlarımızın deneyimlerini dinlemek için buluşulacak adres, misal Almanya’dan Türkan Cumhur gelmişse onu görebileceğimiz yer yine Muazzez hanımın eviydi. Sinemaya tiyatroya veya Feza Sinemasında Çemberlitaş Kültür Merkezinde hayırlı bir etkinliğe katılmak isteyenlerin çocuklarını güvenle bıraktıkları yer de burasıydı diyor sevgili Eczacı Zehra. Bu dünyaya almaya mı, vermeye mi geldik sorusunun cevabıydı o. Eşi yıllarca kabzımal olarak çalışmış bir işçiyken nasıl oluyor da gelen gidene sofra kuruluyor, evde ne varsa paylaşılıyor da bereket eksilmiyor. Alt kattaki evinden uzanan, veren dağıtan paylaşan elinden herkes nasibini alıyordu; pencereden yoldan geçen eskiciye iki elma, evsize yemek, ihtiyaç sahiplerine ikinci el kıyafet, sokakta oynayan çocuklara gofret ve su.

Fatih Camisine çok uzak olan evimde öğle namazını müteakip… diyen haberi aldığımda namaza sadece kırkbeş dakika vardı. İki elin kanda olsa gidersin düsturuyla metro marmaray metro sonra taksi derken caminin avlusuna vardığımda gözlerde yaş vardı. Birlikte nice anılarımız olan, ortak mücadelelerden henüz yazılmamış bir tarih oluşturduğumuz arkadaşlarımı görünce, bir devrin kapanışını hissetmedim değil. Musallada ise yine dört beş cenaze vardı, her nefis illa ki ölümü tadacak.

Edirnekapı Mezarlığına vardığımızda henüz kimseler yokken bir sızı duyduk sol tarafta. Saçları bembeyaz olmuş bir adam yüksekçe bir mezarın çuha çiçeklerini suluyor, kadın ise Kur’an okuyor. Yanlarına vardığımızda gördük ki 15 Temmuz şehidi Erkan Pala’nın mezarı ve anne babası. Hayatayken kedileri çok sevdiği ve onları göğsünde uyuttuğu için şimdi de kediler tam bağrına gelen yere yatıp uyuyorlarmış, çuha çiçeklerinin üzerine. Baba önceleri kedilere sitem etmiş ama artık onların hissiyatını anlayıp hak veriyor.

Sağ tarafa dönüp ilerleyince benim Norşin Prensesi dediğim Süreyya Yüksel’in mezarına vardık. 1990’da İstanbul’a taşındığımızda nice insanlarla tanışmış sonra onun Karagümrük’teki Suffe adını verilen ilim yuvasında huzur bulmuştum. Sabiha Ünlü ile birlikte inşa etmişlerdi burayı ve Muazzez hanım Süreyya’nın baş yardımcısıydı. Bir arkadaşım teşbihte hata olmaz diyerek Musa’nın yanındaki Harun gibiydi diyor. Suffe ehli bütün dünyayı beş on minder, bir kütüphane ve birkaç mutfak aletiyle tefriş edilmiş bu küçük evden takip eder, dergiler kitaplar haberler olaylar burada analiz edilir ve bilgiler burada paylaşılırdı. Süreyya’nın vefatıyla kapanan Suffe’nin ruhu, kendisi bizatihi vakıf olan Muazzez ablanın evine taşındı. Şimdi en çok da insanların dertlerini sıkıntılarını can kulağıyla dinlemesiyle, bütün kalbiyle ilgilenmesiyle, kapısını her çalana ettiği, ağırlıkları gideren tertemiz dualarıyla anılıyor. Kocası ya da oğlu olmayınca, kardeşlik duygularımızı öldürmeye çalışan kanaat önderlerinin aksine, onu din kardeşleri olan başka erkekler halisane dualarla mezarına indirdiler, toprak attılar. Taze mezarına diktikleri küçük gül ağacı ona çok yakıştı. 

Üzerimizden bu kadar akıl almaz olaylar geçiyor da millet nasıl ayakta kalıyor dediğimizde bu güzel insanları hatırlamamız lazım. Bizim kıymetli bir hikayemiz var evet, bu hikayelerin kahramanlarına ve Muazzez hanıma rahmet olsun.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.10.2019
Muazzez hanım
9.10.2019
Çocukların kıyameti
2.10.2019
Deprem ve şehir etiği
26.09.2019
Kısa film büyük imkan
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive