Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Avrupa sıkıntısı


22.3.2017 - Bu Yazı 1429 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Avrupa’yla sağlıklı ilişkiler kurmak hiçbir zaman kolay olmadı. Bazı aydınlarımız hala II. Meşrutiyet döneminin fikir ve devlet adamı olan Said Halim Paşa’nın “Buhranlarımız” kitabında anlattığı mukallitlik döneminin ötesine geçemiyor. Aşırı Batı hayranlığı deryasında yüzme hastalığı bugün de güçlü bir damar olarak varlığını sürdürmekte. Avrupa ile yaşanan her ihtilafta sorgusuz sualsiz Türkiye’nin karşısında, Avrupa devletlerinin her türlü aşağılayıcı tutumunun yanında yer almak, bu kötülükleri onlardan önce gerekçelendirmek ne ile izah edilebilir? Batılı devletlerin emperyal yaklaşımlarla sadece Müslümanlara değil, neredeyse bütün dünya halklarına şimdi bile yaşattıkları acıları görmezden gelip onları iyiliklerin, insaniyetin eşitlik ve hürriyetin kaynağı olarak görmek son derece problemli. Batılı fikriyatın bütün bunları meşrulaştırmak için ileri sürdüğü uygarlık götürme misyonunu bile kendi ütopyası gibi benimsemek nasıl bir hâl?

***

Belçika Eşit Haklar ve Yoksullukla Mücadeleden Sorumlu Devlet Bakanı Zuhal Demir, Avrupa Adalet Divanı’nın başörtü yasağını savunarak “Müslümanlar bizim değerlerimizi benimsemeli. Ancak herkes bunu kendi inisiyatifi ile yapmıyor. Bazılarının yardıma ve zorlamaya ihtiyacı var” diyebiliyor, bakanlığının adını bile umursamadan.

Batıya göçmeyi hayal eden, orada yaşama ütopyasıyla tutuşan sayısız insan var. Kendi değerlerimizden söz açılınca “hangi değerler” diye küçümseyici bir ifade hakim olur yüzlerine. Kendi geleneğini, geçmişini, birikimini bilmeyen; bunlar üzerine çalışmayı okumayı zûl addeden insanlar, Halim Paşa’nın söyleyişiyle, halka başöğretmenlik yapmaya talip olmaktan da geri durmuyorlar. 

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülkesine belli sayıda göçmen kabulünde küçük bir göçmen kızın elini tutunca büyük hayranlıkla övgülerle söz eden kimi kadın yazarların, ülkesine üç milyon mülteciyi kabul eden, yüzlerce küçük kızın elini öpen Türkiye Başbakanı’ndan bir kez olsun sitayişle bahsetmemesi gerçekten düşündürücü. Marmaray’ın hayatını çok kolaylaştırdığından söz eden solcu bir arkadaşım, arkadaşları tarafından Ak Parti’ye kaymakla suçlandığından söz etmişti. Tabii ki ülke doğruya doğru eğriye eğri denilemeyen bir fikir ve eleştiri yoksulluğuna mahkum olmuşsa  bunda siyasi yelpazedeki her kanadın kabahati var.   

Hiçbir ülke çıkarında ortaklaşamamak derin yara. Mesela Hollanda’ya seçim kampanyası için gidişin zamanlaması sorunludur, bunu teslim etmek lazım. Fakat bu Avrupa yönetimlerinin ülkemize, halkımıza acılar yaşatan, kan döken terör örgütlerine bütün propaganda ve genişleme imkanlarını altın tepside sunmasını teşhir etmemeyi, buna tepki vermemeyi gerektirmez. 

Her koşulda kayıtsız şartsız Batı’yı savunma hastalığı Dostoyevski’nin de gündemindeydi. Tanzimat’tan itibaren bizde bir kesimi tutsak eden, kendinden ve geçmişinden kültüründen nefret etme hali Rus aydınını da kuşatmıştı. 1880’de Moskova’da büyük şair Puşkin için yapılan bir heykelin açılış töreninde yaptığı ünlü konuşması dikkat çekici. Avrupa’daki çürümüş düzenden bahsediyor ve çöküşe emperyal yollarla toplanmış hazinelerin engel olamayacağını söylüyordu. Bu hasta ve çürümüş düzenin halkına erişilmesi gereken bir ülkü olarak gösterilmesinden muzdaripti.

***

“Onlara bu düzene erişmeden Avrupa’ya herhangi bir şey fısıldamaya bile cesaret edemeyecekleri söylenmekte. Bu hastalığa kapılmış olanlara göre geçmişi lanetle anmak gerekir. Halk aydınlanma yeteneğinden yoksun olduğunu gösterirse o zaman halk yok edilmelidir. Çünkü o zaman Rus halkının ancak itaat etmeye zorlanması gereken değersiz bir sürüden ibaret olduğu açıkça ortaya çıkmış olacaktır.” Ne kadar aşina olduğumuz bir hal ve kendini lanetleme biçimi. Hala İslam dünyasına, kendi halkına karşı Avrupalı aydınlardan daha ayrımcı, yasakçı hatta onlara bu yönde yol gösterici olan kişiler hiç de az değil.

Düşünce sadece bizde değil bütün dünyada kuraklaşıyor; ortak insani değerler, cihanşümul fikirler Türkiye’den yükselse keşke ama farklı fikirlerin nevşünema bulacağı bir iklim yaratmakla olur bu.

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net