Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Asıl iş şimdi başlıyor... Taze bir heyecan dalgası şart!


21.4.2017 - Bu Yazı 160 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu referandum sürecinde şu anlaşıldı, nihayet: Türkiye, prangalar ülkesi.


İki asırdır belimizi büküyor, önümüzü tıkıyor bu prangalar: Hem bürokratik vesayet hem de kültürel vesayet sistemi şeklinde kurgulanan bu prangalar, ülkenin enerjisini, birikimini, iddialarını, dinamizmini su gibi harcıyor...

Oysa kaybedecek vaktimiz yok bizim...

TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇILDI...

Bu referandumla birlikte, Türkiye'nin önü açıldı...

Hep birlikte, kenetlenerek, geleceğe yürümeliyiz...

Bunun için de, Türkiye'yi, dün -tam bin yıl- olduğu gibi, yarın da yeniden insanlığın güven adası, umut kıtası hâline getirmek için gece gündüz çalışmakla mükellefiz...

Ve insanlığı savaşların, işgallerin eşiğine sürükleyen varoluşsal felaketten çıkaracak, herkese hayat hakkı tanıyacak, bütün farklı kesimleri, inançları, düşünceleri kucaklayacak uzun ve zorlu hakikat medeniyetinin inşası yolculuğuna odaklanmak bizim yegâne vazifemiz...

Bu medeniyet yolculuğunu bizden başka başlatacak, omuzlayacak ülke kalmadı neredeyse şu çorak dünyada...

Evet, bu referandumla birlikte Türkiye'nin, kendi kaderini kendi çizebileceği kapılar açıldı ilke kez...

Türkiye'nin temel varoluşsal sorunlarını masaya yatırma, kısa, orta ve uzun vadeli kalıcı çözümler ortaya koyma ve bunları adım adım uygulamaya koyma zamanı şimdi...

ASIL İŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR...

Evet, asıl iş, asıl zorlu ve umut dolu yolculuk şimdi başlıyor...

Referandum sürecinde bütün emperyalist ülkeler, inanılmaz bir Türkiye aleyhtarı propaganda yürüttüler; maşa olarak kullandıkları FETÖ'den PKK'ya kadar bütün terör örgütlerini Avrupa ülkelerinin göbeğinde Türkiye aleyhine örgütlediler!

Bu millet, bu iğrenç ve barbar karalama kampanyasını yutmadı, 16 Nisan'da Avrupa'ya gerekli cevabı vermiş oldu. Referandumdan 3 ay önce sistem değişikliğine destek, % 28 civarındaydı; karşı çıkanların oranı da bir hayli yüksekti: % 72!

Ama üç ay gibi kısa bir sürede, millet, meseleyi kavramakta gecikmedi ve referandumu destekledi. Bir kaç ay daha süre olsaydı, muhtemelen destek daha büyük oranda gerçekleşecekti, % 60'ları geçecekti...

Hayırlısı artık...

Vardır bundan da bir hayır, diyeceğiz...

Büyük varta atlatıldı...

Tünelin ucu gözüktü...

Şimdi önümüze bakma vakti...

Devâsâ, köklü meselelerimiz var bizi bekleyen, üzerine kalıcı şekillerde gitmemiz gereken...

İKİ TEHLİKELİ SÜREÇ...

Referandumun kabul edilmesinden sonra, iki tehlikeli süreci devreye girdirecekler şer güçler ve şebek-e-leri: Bir yandan ülkeyi genel bir kaos ve terör ortamına sürüklemeye; öte yandan da İslâmî kesimleri birbirine düşürmeye çalışacaklar...

Türkiye'nin prangalarından kurtulma mücadelesini, bu tür tezgâhlarla akamete uğratma savaşı verecekler...

Ülkede İslâmî kesimler arasında, cemaatler arasında, cemaatler ve bazı STK'larla hükümet arasında fitne fesat tohumları eken kişilere, çağrılara izin verilmemeli.

Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki süreçte, Türkiye'nin ruhunu oluşturan, omurgasını kuran İslâmî oluşumlar, bu oluşumların önde gelen kişileri, ülkenin önünü açmak için gecesini gündüz yapan yazarlar, fikir adamları hedef tahtasına yatırılmak, iğrenç bir fitne-fesat ortamı oluşturulmak isteniyor.

Buna izin veremeyiz. Sağduyumuzu, basiretimizi ve ferasetimizi kuşanarak, bu tezgâhları püskürtmek zorundayız...

Öncelikle, önümüzdeki bu çakıl taşlarını temizlemeliyiz: Ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen fitne-fesat şebekelerini, tetikçi tipleri kaale almamalı, gerekli uyarıları yapmalı, önlemleri almalıyız...

Ülkede genel bir kaos ve terör ortamı oluşturmaya çalışan şebekelere de asla göz yummamalıyız. Toplumu bu konuda sürekli teyakkuz hâlinde olmaya, barış, huzur ve kardeşlik ortamını bozmaya çalışan her tür kişi ve girişimlere karşı uyanık olmaya çağırmalı, devlet olarak bunlara karşı da her tür önlemi almalıyız...

MEDENİYET FİKRİ, HEYECAN DALGASI VE MİLLÎ SEFERLİK...

Bu iki yakıcı sorunun, fitne-fesadın önlenebilmesinin öncelikli yolu, toplumun kenetlenmesinden geçiyor...

Aynı hedeflere kilitlenmesinden...

Burada iktidara önemli görevler düşüyor: Toplumun önüne hedefler konulmalı... Toplumda her alanda hem güven ortamı tesis edilmeli hem de toplum işine gücüne bakmalı, geleceğe odaklanmalı...

Gerilimler, gerginlikler, fitne-fesat, ülkenin gündemini belirlememeli.

Bizim ülkenin önünü açacak köklü projelerimiz, hedeflerimiz toplumun bütününde bir heyecan dalgası oluşturacak, kenetlenmeyi sağlayacak şekilde topluma aktarılmalı, ülkenin gündemini bunlar belirlemeli...

Toplum, bir seferberlik duygusuyla bu hedeflerin gerçekleştirilmesine yoğunlaşmalı...

Eğitimde, kültürde, fikirde, medyada, sanatta, gençlik alanında atmamız gereken devrim niteliğinde adımlar var: Toplumda bu alanlarda seferberlik duygusu oluşturulmalı...

Bu seferlik duygusunu kazandıracak şey, eğitim, kültür, düşünce, sanat, medya ve gençlik alanlarında ülkemizin, bölgemizin ve zamanla insanlığın önünü açacak bir medeniyet fikri topluma dalga dalga yayılmalı, bunun için gerekli adımlar geciktirilmeden atılmalı, gerekli kurumlar daha fazla geç kalınmadan atılmalı...

Evet, asıl iş, asıl zorlu ve umut dolu yolculuk şimdi başlıyor...

Hepimiz, bu yolculuğu gerçekleştirmenin heyecanını hissedebilmeliyiz iliklerimize kadar... Vesselâm.

.

Facebook Yorumları

reklam
26.5.2017
Üç Akif Emre: Ahlâk anıtı, dava adamı ve fikir adamı
22.5.2017
Özlü bir medeniyet tasavvuru manifestosu
19.5.2017
Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye, kurucu rol oynayacak...
15.5.2017
Türkiye’nin uzun soluklu medeniyet yürüyüşü: Osmanlı ruhunun dirilişi...
14.5.2017
Medeniyet krizi: Önümüzü açacak Maarif Modeli ve Siyer-i Nebî Projesi
12.5.2017
FETÖ zihniyeti’yle mücadele etmeden FETÖ’yle mücadele edilemez!
8.5.2017
Türkiye’siz yeni bir dünya kurulamaz...
7.5.2017
Gençlik dizileri, gençleri kurşuna diziyor!
5.5.2017
Yol, değerini bilenlerle yürünür...
1.5.2017
İslâmî entelektüel omurga olmadan aslâ!
30.4.2017
Balkanlar’ı kendi hâline terk edemeyiz!
28.4.2017
Anadolu ruhu, dirilişin mayasını karıyor adım adım...
24.4.2017
İki Gece Yolculuğu: “Lâ”dan “İllâ”ya...
23.4.2017
İslâmcılığı gösteriyorlar ama hedef İslâmî omurganın çökertilmesi!
21.4.2017
Asıl iş şimdi başlıyor... Taze bir heyecan dalgası şart!
17.4.2017
Erdoğan’a 20 öneri
16.4.2017
Milletin devletine ve 5 Millî Seferberliğe doğru...
14.4.2017
Çifte vesayet düzeni sona erdirilmedikçe...
10.4.2017
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
9.4.2017
Türkiye’yi “boğmak” istiyorlar: Dışarda temkin, içerde teyakkuz şart!
7.4.2017
Türkiye "yeni Endülüs" olmayacak...
5.4.2017
Türkiye’nin Batı’yı rahatsız eden tarihî seçimi, asimetrik savaş ve teyakkuz
24.3.2017
Türkiye’yi vurmak için bahane arayacaklar... Teyakkuz ve tedbir şart!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı