Yanlıştan Doğruya Varılmaz


09.03.2013 - Bu Yazı 3841 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Değerler açısından amaçlarda aşırılık; kutuplaşmış, kategorik, politik ve amaçsız toplumlar ortaya çıkarır. Toplumun kategorileştirilmesi farklı niteliklere sahip olanı ötekileştirme verileri üretmekten başka ne işe yarar?

 
-Dinsel referanslara karşı mücadele veren laik ve ateistler ve ateistlere karşı cihat ilan eden dinciler…
 
-Alevilerin inancını aşağılayarak yok sayan Sünniler…
 
-Sünnilerin yanında olacağına en azılı katillerinin safına geçmeyi yeğleyen aleviler…
 
-Kürtçe konuşan herkesi terörist olarak gören/düşünen şövenist Türkler…
 
-İnsaf sahibi olabilen Türkleri de aynı şövenist kefeye koyarak algılayan Kürtler…
 
-Ermenileri katledip geriye kalanların korkudan Müslüman olanlarına da dönme diye kepaze etmeyi kendine meziyet edinmiş Müslümanlar…
 
-Beşerileştirilmiş din anlayışını topluma mutlak din olarak sunmaya çalışan dinciler…
 
-Şeyhlerini zengin edip “lord” yapan sefil yoksul müritler ve o müritlere aptal gözüyle bakanlar ötekileştirmekten başka ne yaparlar ki?
 
Toplumumuzun sosyal hayatına yüzlerce yıldır hâkim olan endişe, korku ve tiksintiler bu kokuşmuş anlayışın değil de neyin sonucudur?
 
Gözlüğündeki camın kirliliğine aldırmayanın hayatın güzelliğini görmesini bekleyemezsiniz.
Bir Kızılderili atasözünde olduğu gibi: "Kendime yalan söylediğimden beri artık hiç kimseye inanmıyorum…"
 
Nihayet, estetik nitelikler arz eden bir yeri çekilmez yapan da, yaşanmaz yapan da yine insanlardır.
Toplumla birey arasında gerçekleşmesi amaçlanan uyumsal beklenti değer yargıları üzerinden oluşur. Değerlerle oluşturulan topluma ve bireye ait insani gerçek ve gerçekliğin anlaşılabilir olması gerekir.
 
Bireylerin değerleri anlamlandırma ve tanımlanmaya yönelik bakışı toplumca anlaşılabilir nitelikler mi arz etmeli? Yoksa kişi kendi değerler levhasına göre mi davranmalı?
 
Bu durum toplum ve bireyin kendisini benimsediği değerler üzerinden anlamlandırıp nereye ait hissettiğine bağlı olarak gerçekleşir. Dolayısıyla birey için toplumdaki kitlesel anlamlandırmalara etki etmek ve etki altında kalmak sendroma gidebilen ikilemlere yol açar.
 
İkilemlerin oluşturduğu kitlesel marjinallik duygusu bireye anlamlı gelirken, toplum açısından anlamsızlık ifade eder. Marjinallik duygu ve düşüncesi bireye toplumda konum kazandırmayan ve yer açmayan itilmişliğe yol açar.
 
İtilmişlik, birey ve toplum için önemseme/önemsenmeme problemidir. İnsanın vahşet ve yıkıcılığını yapay değerler üzerinden ortaya koyması veya farkında olmadan değerlere yine değerler üzerinden saldırması anlamlandırma ve tanımlama açısından problemdir. Başkasına ait değerlerin önemsenmesi ancak insani olan duygunun devreye girmesiyle mümkündür. 
 
İnsani duyguyu rencide noktasına götüren ise anlaşılamaya ve tanımlamaya yönelik değerler üzerinden hakaretler ortaya çıkarmasıdır.  Hakaret, insani açıdan kabul edilebilir değildir. Ama bazılarınca düşünce özgürlüğü kapsamında algılanmaya başlandığından beri ahlakı ve erdemliliği sözlük sayfalarına hapsolmakla karşı karşıya bırakmıştır.
 
Oysa ahlaka uygun erdemli yaşam kendimize/kendinize ait olmayan sentetik, hurafe ve ithal nitelikli bilinçaltına ait yargılardan kurtulmakla mümkün olabilir.
Erdemlilik açısından asıl önemli olan, bireysel şevki kıran duygu ahlaki davranış karşısında muhatabın gayri ahlaki çizgiden şaşmamasıdır. "Kafam kel ama biri bana kelliğimi hatırlattığında kalan tüylerim de diken diken oluyor…" türünden tavır gibi…
 
İşte bu bireyin düşünsel yaklaşımının dalga boyunu, bilgi düzeyini ve akli boyutunu cetvel testinden geçirememesidir. İnsan kendisini değiştirmedikçe, bırakın başkasını değiştirmeyi başkalarınca değiştirilmeye maruz kalmaktan da asla kendisini kurtaramaz.
 
Oysa kendini değiştirirken bile kucaklayıcı olması dışlayıcı olmaması gerekir. Bu insanın bir nevi kendi eylemlerini de endişe altına sokarak ışığa doğru kanat açmasıdır.

Zira aynı görüşte olmadığınız birine atfen ileri sürdüğünü tez ve iddialarınız bile etik yargılar bütününü kendine referans alması lazım ki; insani, ihtiyatlı ve düzeyli yaklaşımlar ancak ahlaki prensipleri temel alarak düşünmeli ve filtrelemelidir. Bu ise asil bir yaklaşımdır.
 
Örneğin toplum içerisindeki farklı değer ve inanca sahip topluluklara ait bir ibadethanenin restore edilip ibadete açılması kitleleri ürpertir. Kitleler bunu akıl felçliğinin bir hezeyanı olan dış mihrakların atağıymış gibi algılayarak değerlendirir.
 
Oysa aynı kitleler farklı diyarlarda onlara ait olan bir ibadethane veya vakfiyenin restore edilerek tekrar hizmete açılmasını ecdat ruhunun şad edilmesi olarak algılarlar. Bu insanın özündeki yıkıcılığın ve nefretin, kendini toplumsal kabuller üzerinden ortaya koyarak yüceltmeyi kisve olarak kullanmasından başka ne olabilir ki. Bu nasıl sapkın bir halet-i ruhiyedir anlamak mümkün değil.
 
Bunun gibi beşerileşmiş sentetik din ve değer anlayışının ithal yaşam tarzlarıyla senkronize olup üstünlüğü temel alan milliyetçilik fikriyatıyla harmanlanması, ortaya mutasyona uğramış yapay insansı koloniler çıkarır. Dolayısıyla insanlar değer ve dinlerini kendilerinden daha cahil insanlardan öğrenmeye başladılar mı ortaya başkasına ait tüm değer ve inançlara saldırının hak olduğu algısına sahip bir toplumlar çıkar.
 
Siz de buradan bakınca topluma ait değer ve yargıların yine toplumca tayin olunduğunu sanırsınız ki bu daha vahim bir durumdur.
 
Çerçevesi bu şekilde çizilmiş yaşam felsefesi defolu, insani ve dini olmayan kokuşmuş bakışın toplumda ötekileştirme yaratmaktan başka getirisi olamaz. Çünkü gözlük camındaki kirlilik bakanın ileri sürmüş olduğu kanaat olabilir.
.

Facebook Yorumları

Kod8
6.6.2018
Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler
29.5.2018
Neden Demirtaş ama HDP değil?
21.2.2018
Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
28.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
7.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
8.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
21.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
8.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
22.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
14.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
04.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
1 0
son jakoben 10.03.2013 - 23:42:50
yeni köşeniz hayırlı olsun üstadım, yazı zaten sondaki harika cümlenin ayrıntılı hali...
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,75
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net