Büyüme yüzde üçün altına indi.

Orta vadede de yüzde beşi aşacak yani Türkiye’nin ihtiyacı olan büyüme oranları öngörülemiyor.

Hukuksuzluklara, OHAL uygulamalarına paralel olarak büyüme oranları daha da düşebilir.

Enflasyon ve faiz oranları da, seneler sonra yine iki haneli büyüklüklere ulaştı.

İşsizlik oranının iki haneli oluşu zaten yeni bir hikaye de değil.

İşler iyi gitmiyor.

Daha da kötüleşebilir.

Şimdilik işlerin daha da kötüleşmemesinin altında bütçe disiplini yatıyor gibi duruyor.

Ama acaba durum böyle mi?

Elimizde Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün Nisan ayı sonu itibariyle yayınladığı birikimli bütçe gerçekleşme sonuçları var.

Bu sonuçlara göre ilk dört ayın (Ocak-Nisan) toplam bütçe harcamaları 12 aylık öngörünün yaklaşık tam üçte biri, yani belirli bir sınır aşımı gözlemlenmiyor.

Aynı durum bütçe gelirleri için de geçerli, ilk dört ayın toplam bütçe gelirleri 12 aylık öngörünün yine yaklaşık üçte biri.

İlk dört ayın bütçe açığı yaklaşık 18 milyar TL, senelik tahmin de 47 milyar, yani başka bir ifade ile burada da ilk bakışta öyle muazzam bir bütçe açığı patlaması görülmüyor.

Ancak, acaba durum tam da bu mu?

Aşağıda size basından çeşitli, rastgele seçilmiş haberler aktaracağım.

  1. 18 Mayıs günü TBMM’de mükellef borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir yasa kabul edildi; bu tür bir yasa kanımca hem rekabet ilkelerine aykırı hem de gelir azaltıcı etkiye sahip.
  2. 17 Mayıs tarihli Cumhuriyet’te son dönemlerin en parlak gazetecisi olarak gördüğüm Sayın Çiğdem Toker’in Muhasebat Genel Müdürlüğü sitesinden aldığı, 53 milyar TL dolayında tahsil edilemeyen KDV haberi var; yine gelir azaltıcı etkiye sahip bir durum.
  3. 3 Mayıs tarihli Sabah gazetesinde borcu silinecek ya da yeniden yapılandırılacak mükellef sayısının 9 milyon dolayında olduğu haberi var; bu sayı doğru ise yine muazzam bir rekabet skandalı söz konusu ama aynı zamanda da gelir azaltıcı durumun da vahametini gösteriyor.
  4. 11 Nisan tarihli Hürriyet gazetesinde 325 bin Boğaziçi Elektrik abonesinin iki milyar dolayında faiz borcunun silineceği ya da yeniden yapılandırılacağı haberi var. Borcunu zamanında ödeyenlerin enayi durumuna düşmesinin yanı sıra bu haber de nihai analizde bütçe gelirlerine ve harcamalarına olumsuz olarak yansıyacak.
  5. Beyaz eşyada ÖTV ve KDV indirimlerinin 30 Eylüle kadar uzatıldığını da Star gazetesinden öğreniyoruz; yeni bir gelir azaltıcı etki.
  6. 10 Mayıs tarihli Hürriyet gazetesinde köşe yazarı Noyan Doğan 35 milyar TL’lik SGK borcunun yeniden yapılandırılacağını yazıyor; burada da normal ödeme yapan mükelleflerin enayiliği gündeme geliyor ama gelir azaltıcı etki de işin cabası.

Bu haberleri daha da uzatabilirim, rastgele seçtim, ama bu haberler de bir trend gösteriyor.

Bu yeniden yapılandırma ya da borç silme, azaltma işlemlerinin referandumla sınırlı olma ihtimali de pek yok zira Türkiye hızla yapılacak üç önemli seçime yaklaşıyor.

Bugüne dek seçim süreçlerinde bütçe dengeleri çok olumsuz etkilenmediler zira genel olarak bu süreçlerde büyüme oranları tatmin edici düzeylerde idi.

Önümüzde üç önemli seçime de Türkiye muhtemelen yüzde üçün altında büyüme oranları ile girecek ve bu durumun bütçe açıklarını nasıl etkileyeceği belirsiz.

Aklıma iki ihtimal geliyor.

Birincisi enflasyon, faiz oranlarına paralel olarak bütçe açıkları da seneler sonra tekrar yükselecek.

İkinci ihtimal ise, detaya girmeyeceğim, Hazine işlemleri üzerinden bütçe açıkları gizlenecek, en azından psikolojik olumsuz etkilerinden kurtulmak istenecek.

Ne demek istediğimi görmek isteyen 90’lı yıllarda Hazine işlemleri üzerinden bütçe açıklarının her türlü kamu maliyesi ilkesinin hilafına nasıl finanse edilmek istendiğini, Sayıştay’ın da bu durumu nasıl raporlarına yansıttığını biraz zorlansalar da araştırabilir.

Şimdi Sayıştay’ın böyle durumları raporlaştırma ihtimali de muhtemelen pek olmayabilir.

Önümüzde dönemde bütçe açıklarının, kamu muhasebesinin yakından ve dikkatlice izlenmesi lazım.

Bu kadar indirim, yeniden yapılandırma, borç silme işlemi sonrası bakalım bütçe disiplini ne olacak?

Ya da nasıl gösterilecek?

  • Abone ol