Sayın Çiğdem Toker ile hiç tanışmadım.

Hafızam beni aldatmıyor ise, twitter kullandığım günlerde, bir yazısını çok beğendiğimi yazmış idim, kendisi de galiba teşekkür içerikli bir yanıt vermiş idi.

Okumayanlar, bilmeyenler için bilgi vereyim, Çiğdem Toker Cumhuriyet gazetesinde ekonomi yazıları yazıyor.

Ekonomi yazısı derken, Sayın Toker büyüme, istihdam, cari açık, gelir bölüşümü gibi konularda tahminler üreten, analizler içeren yazılar yazmıyor.

Bence, çok daha önemlisini yapıyor, Resmi Gazete’yi izliyor, Hazine’yi izliyor, Maliye Bakanlığı’nın sitelerini, mesela, çok çok önemli, “muhasebat.gov.tr”yi izliyor, “bumko.gov.tr”yi izliyor ve okuyuculara çok ama çok önemli güncel bilgiler aktarıyor.

Kanımca, Çiğdem Toker son dönemlerin en başarılı gazetecisi.

Tabi, bir de kamu ihalelerini çok yakından izliyor ve bu alanlarda okuyuculara yaşamsal bilgiler veriyor.

En azından otuz senedir dillendiririm, çok eskiden beri Resmi Gazete ve internetin yaygınlaşmasından sonra da kamunun bazı siteleri Türkiye’nin, Ortadoğu’nun ve Balkanların, okumasını bilenler için, en heyecan verici sürekli yayınlarıdır.

Resmi Gazeteyi okumayı biliyorsanız, Türkiye’nin gerçek profilini ancak yakalayabiliyorsunuz.

Zengin birisi olup bir gazetem olsa idi, yapacağım ilk iş, çok nitelikli, muhtemelen en iyi maaşları ödeyeceğim bir kadroyu sadece Resmi Gazeteyi, kamu ihalelerini, Hazine hesaplarını, bütçe gerçekleşmelerini çok yakından ve fikr-i takip ısrarı ile izlemeleri için istihdam etmek olurdu.

Resmi Gazetede bir ithalat kodundaki çok küçük bir değişikliğin arkasında neler yattığını, bu küçük oynamaların hangi rant yaratma ve dağıtma süreçlerine tekabül ettiğini iyi bilen, iyi izleyen, milyonlara onların anlayacağı bir dille aktaracak çok iyi yetişmiş gazetecilere ihtiyacı var Türkiye’nin.

Sadece Resmi Gazete değil, Sayın Çiğdem Toker, muazzam bir enerji ile ticaret odalarının sicil defterlerini dahi izliyor ve buralardan çok ilginç noktalar yakalıyor.

Muazzam bir enerji diyorum çünkü, Cumhuriyet gazetesinin durumunu da izleyen biri olarak, Çiğdem Toker’in yanında bir yardımcı araştırmacı kadrosunun olmadığını da tahmin ediyorum, tüm bu harika işleri galiba olağanüstü bir çaba ile tek başına yapıyor.

Benim de okuyuculara önerim Cumhuriyet gazetesinden Çiğdem Toker’in tüm yazılarını dikkatlice izlemeleri, gazetenin internet sitesinden ulaşılabilen eski yazılarını da kaçırmamaları.

Türkiye ilginç bir ülke.

Muhtemelen Sayın Toker’e şahsi düzeyde yanıtlar geliyordur ama yazdıklarıbasında, yargıda ve hatta TBMM’de fırtınalar koparmıyor.

Medeni bir hukuk devletinde Çiğdem Toker’in yazdıklarının yüzde biri, emin olabilirsiniz, hükümetleri devirir.

Ama bizim necip ülkemizde tüm bu yazılar suya yazılmış yazı muamelesi görüyor.

Bu işler bakalım ne kadar böyle gidecek?

Yazımı, eski bir maliye hocası olarak, genç gazeteci Toker’e, hoşgörüsüne sığınıp, bir öneri ile de bitireyim.

Önümüzdeki dönemin en ilginç konularının başında muhtemelen Hazine işlemleri-bütçe açıkları ilişkisi ama muhtemelen alışıldık mali kuralların dışında ilişkiler, gelecek.

Ne demek istediğimi Çiğdem Toker anlayacaktır mutlaka.

  • Abone ol