Bence aklı başında ve, akıl yetmez, vicdan da sahibi herkes bu konuyla ilgilensin, internetten “World Justice Project 2016” yı indirsin ve içine düşürüldüğümüz çok acıklı durumu mukayeseli olarak görsün, incelesin, emin olun, öyle ahım şahım yabancı dil bilmek falan da gerekmiyor, sıralamalar, sayılar tüm korkunçluğu ile zaten ortada.

Adalet, hukuk devleti kendi başlarına çok önemli, değerli kavramlar ama bizlerin senelerdir ısrarla üzerinde durduğumuz gibi adalet, hukuk devleti olmadan sürdürülebilir büyüme de mümkün değil, yani adaletin ayrıca çok büyük bir iktisadi sonucu da var, o da refahımız, soframız.

Adalet, hukuk devleti olmadan zenginlik, sürdürülebilir büyüme olabileceğini düşünen, söyleyen, sahtekar ya da hırsız değilse, dangalak kaldı mı ortada, bilemiyorum.

“Dünya Adalet Projesi 2016” çalışması tamamen bağımsız, tamamen saydam bir grubun gerçekleştirdiği bir araştırma.

Bağımsızlığın, saydamlığın gereği olarak da araştırmanın sonunda ülke bazında tüm katkı yapan kişi ve kurumların isimleri mevcut, Türkiye’den de bir akademik katkı sunan grup var.

Gözüm araştırmaya parasal kaynak sağlayanlar arasında birey bazında bir Türkiyeli zengini de aradı ama maalesef bulamadı; ilgisizlikten mi, korkudan mı gerçekten bilemiyorum ama manzara ülkemiz açısından parlak durmadı; kurumsal katkılar bölümünde gözüme “Türkiye Barolar Birliği” çarptı, bir ölçüde namusu kurtardık belki böylece.

Bu yazımın 15 Temmuz 2016 menfur darbe girişiminin yıldönümüne rastlaması tamamen tesadüf zira bu endeks daha çok yeni yayınlandı, ben de gündeme getirmek istedim; 15 Temmuz menfur darbe girişiminden sonra hukuku daha da ayaklar altına almak yerine hukuka omuz verip sorunları hukukla aşma iradesini gösterebilse idik 15 Temmuz şehitleri için törenler yapmaktan şehitlerin hatırasına çok daha hayırlı bir iş yapmış olurduk diye düşünüyorum. 

                    *****************

Dünya Adalet Projesi Hukuk Devleti Endeksi 2016 çalışması, böyle bir yazıda detaylarına giremeyeceğim, sekiz alanı temel alıyor: (parantez içinde 113 ülke içinde alan başına sıralamamız görülecek).

Araştırma 2016 senesinde İstanbul, Ankara ve İzmir’de 1011 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelerle gerçekleştirilmiş, tüm ülkelerde kullanılan metodoloji de aynı.

1-Kamu gücü kullanımına getirilen yasal sınırlamalar (108/113) 

2-Yolsuzluklar: (58/113) 

3-Açık, saydam yönetim: (96/113)  Durum burada çok vahim duruyor

4-Temel hak ve özgürlükler (105/113) Temel haklarda sonunculuğa adayız kısa vadede, bu durumu nitelemeye vahamet kelimesi de yetmiyor muhtemelen. 

5-Kamu düzeni ve güvenlik (98/113)

6-Düzenlemeleri uygulayabilme kapasitesi (84/113)

7-Sivil adalet (hukuk mahkemeleri) (86/113)

8-Ceza adaleti (ceza mahkemeleri) (75/113)

2016 Hukuk Devleti sıralamasında Türkiye’nin 113 ülke arasında 99. sırada olduğunu belirtmiş idik; bu sıralamadan bir sene önceki araştırmaya-sıralamaya oranla Türkiye tam sekiz sıra gerilemiş yani hukuk devletinde büyük bir hızla geriye gidiyoruz. 

İşin ilginç bir yanı, OHAL’e, hukuksuzca yayınlanan, uygulanan KHK’lara rağmen söz konusu sekiz alanda geçen seneye oranla en büyük gerilemeler “Kamu düzeni ve güvenlik” ile “Düzenlemeleri uygulayabilme kapasitesinde” yaşanmış.

Başka bir ifadeyle, bazı dangalakların iddialarının, beklentilerinin aksine, hukuktan tavizler, Meclis’i devre dışı bırakan düzenlemeler, mesela KHK’ler, bırakın temel hak ve özgürlükler alanını, kamu düzeni-güvenlik ve uygulama kapasitesi alanlarında bile büyük gerilemelere neden olmuş.

                ******************

Dünya Adalet Projesi Hukuk Devleti Endeksi 2016 araştırmasında söz konusu kriterlere göre birinci gelen ülke Danimarka; Danimarka’yı, Norveç ve Finlandiya izliyorlar.

Finlandiya hukuk endeksinde üçüncü, eğitimde de mucizeler yaratıyor ama nedenselliği ters koymamak lazım; Finlandiya eğitimde mucizeler yarattığı için hukukta dünya üçüncüsü olmuyor, hukukta dünya üçüncüsü olduğu için eğitimde mucizeler yaratabiliyor kanımca.

Okurlara, sizlere bir müjde de verebilirim, sıralamada Kenya’yı geçmişiz yani biz 99’da Kenya 100. sırada; ne kadar övünsek yeridir bu büyük zaferden.

Ama bir de kötü haber var, Myanmar bizi geçmiş, onlar 98. sıradalar.

Geçen yazımda Sayın Cumhurbaşkanının “Orası Almanya, burası Türkiye, bizim özel koşullarımız var” ifadesini çok eleştirmiş idim.

Sayın Cumhurbaşkanının bir kez daha haklılığı ortaya çıktı, Hukuk Devleti Endeksinde Almanya 6. sırada, üstelik geçen seneden günümüze iki basamak yükselmiş, biz ise malum, 99. sıradayız ve bir senede sekiz basamak gerilemişiz.

Bu durum neyi gösteriyor? “Burası Türkiye, orası Almanya, bizim özel koşullarımız var”, bu Sayın Erdoğan’ın çok gerçekçi bir durum saptaması imiş, onlar 6. biz 99. sıradayız. 

Hollanda 5. Avusturya 7. Fransa 21. sırada ve Fransa bir yılda üç sıra gerilemiş, demek OHAL pek hayırlı hukuk neticeleri veremiyor.

Sıralamanın en sonunda yani 113. sırada maalesef Venezuela var.

Bu durum “neft laneti” (oil curse) kavramının doğruluğunu çok net gösteriyor; malum, Venezuela OPEC üyesi büyük bir petrol ihracatçısı ülke.

Meraklısının “neft laneti (oil curse) kavramını araştırmasını da öneririm.

Bir kez daha görüyoruz, iyi ki Türkiye’de çok petrol, doğal gaz çıkmıyor, o zaman muhtemelen 113 ülke içinde bile olamaz idik; enerjinin, iyi bir şey muhakkak ama ülkeyi yüceltmediği ortada, Katar, Suudi Arabistan, Irak, Libya, Cezayir, Azerbaycan, Türkmenistan örnekleri de ortada.

                    *************

“Sıpayı bağlasan merkep olur” diye çok doğru bir sözümüz var.

Ülkemizle ilgili tüm analizlerde mukayeseli bir yöntem uygulamaz isek biz de “sıpayı bağlasan merkep olur” mantığının (!) esiri oluruz.

Rahmetli Süleyman Demirel 1950 sonrasını analiz ederken “eskiden toplu iğne bile üretemiyor idik, şimdi araba üretiyoruz” derdi ama bu arada, Allah rahmet eylesin, bizim ve o tarihte bizim gibi toplu iğne bile üretemeyen başka bir ülkenin biz araba üretirken ne üretmeye başladığını, kişi başına gelirini nereden nerelere taşıdığını hiç gündeme getirmez idi. 

Meraklısı için bir notla bitireyim: İsteyen 1950 senesinde Güney Kore’nin, İtalya’nın, Portekiz’in ve tabii Türkiye’nin kişi başına gelirleri ve ne ürettikleri ile bugünkü kişi başına gelirleri ve ne ürettiklerini bir mukayese etsin, ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılabilir diye düşünüyorum. 

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İnsani Gelişmişlik Endeksi (UNDP-HDI) 2016 araştırmasında Türkiye 187 ülke arasında 71. sırada; bugün özetlediğim Hukuk Devleti Endeksi 2016’da ise 113 ülke içinde 99’da.

Hukuk alanında nispi geriliğimiz mutlaka önümüzdeki dönemde zaten çok kötü bir sıralamaya oturduğumuz UNDP-HDI sıralamasına da olumsuz yansıyacak.

Hukuk uçurumundan kurtulmak için mutlaka herkesin bir şeyler yapması şart; aksi durumda Türkiye bugünleri bile arayabilecek durumlara düşebilir çünkü zenginliğin, eğitimin (hukukta kıpırdanmaya başlarsak bu belki eğitime yani teknolojiye, innovasyona bir ölçüde yansır), sağlığın itici gücü 21. Yüzyılda artık en başta evrensel hukuktur. 

  • Abone ol