Sayıştay demokratik hukuk devletlerinin en önemli kurumudur.

Devletin kokuşmasına karşı tuz rolü oynar.

Tuz kokuşursa ne olacağı o aşamadan sonra belirsizdir.

17 Haziran Pazar günü Cumhuriyet gazetesinde aşağıda aynen aktaracağım bir haber yayınlandı; bu haber kanımca son ayların en önemli haberi idi, Sayıştay, şayet bu haber doğru ise mutlaka kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapmak zorunda.

“Tüm devlet kurumlarını denetleyen Sayıştay , Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun (TKHK) 2017 yılı hesaplarını denetlemek için de 10 kişilik bir heyet oluşturdu. Başkanlığını Kenan Koçak’ın yaptığı heyet, bu kapsamda TKHK’ye bağlı olan Isparta, Mersin, Adana, Yozgat şehir hastanelerini de denetledi. Nisan 2018’de, ana gövdesini şehir hastanelerinin oluşturduğu bir rapor hazırlayan heyet, şehir hastanelerinde yapılan onlarca usulsüzlük bulgusu tespit etti. Rapor , söz konusu usulsüzlüklerin gerekçesini yanıtlanmak üzere kamu idaresine gönderildi. Raporda AKP’nin en gözde projelerine ilişkin usulsüzlük tespitleri yapılması, iktidarı rahatsız edince heyetin başkanı Kenan Koçak görevden alındı."

Bir Sayıştay denetçisinin, haberde ismi de var, yaptığı bir araştırma ve hazırladığı rapor nedeniyle görevinden alınmış olması, haber gerçekleri yansıtıyor ise, gerçekten çok muazzam bir devlet skandalıdır.

Bu haberin fikr-i takibini yapmak, başta muhalefet partileri olmak üzere herkesin en önemli gündem maddesi olmak zorunda.

                                                           xxx

Gazetede bu haberi okuduktan sonra eski alışkanlıklarıma dönüp Sayıştay’ın sahifesinde dolaştım, 2016 Yılı Genel Uygunluk Bildirimini okudum.

Genel Uygunluk Bildirimleri sadece meslekten maliyeciler için değil herkes için son derece önemli belgelerdir, bir ülkenin demokrasi ve hukuk devleti düzeyinin en önemli belgeleridir.  

Sayıştay’ın görev ve yetkilerini Anayasa’nın 164. Maddesi, Sayıştay Kanunu ve bir ölçüde de Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu belirliyorlar.

Sayıştay Kanununun amaç maddesi şöyle: “Madde 1: Bu Kanunun amacı; kamuda hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlık esasları çerçevesinde, kamu idarelerinin etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak çalışması ve kamu kaynaklarının öngörülen amaç, hedef, kanunlar ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olarak elde edilmesi, muhafaza edilmesi ve kullanılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapılacak denetimleri, sorumluların hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanmasını ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmak üzere Sayıştayın kuruluşunu, işleyişini, denetim ve hesap yargılaması usullerini, mensuplarının niteliklerini ve atanmalarını, ödev ve yetkilerini, haklarını ve yükümlülüklerini ve diğer özlük işlerini, Başkan ve üyelerinin seçim ve teminatını düzenlemektir.”

Lütfen, bu maddeyi iyi okuyalım.

2016 yılı Genel Uygunluk Bildiriminde bir bölümde (tablo 10) belirli bütçe tertiplerinde başlangıç ödenekleri ile gerçekleşen harcamalar arasındaki sapmalar gösterilmiş.

Söz konusu sapmalar arasında yüzde beş yüze yaklaşan sapmalar var; başka bir ifade ile TBMM yüz lira ödenek koymuş ama yürütme beş yüz liraya yaklaşan harcama yapmış, aradaki fark ise, bütçe hukukunda kılıfına uydurularak yedek ödeneklerle kapatılmış; minare-kılıf hikayesi.

Şunu unutmayalım, kamu bütçesi demek mali planlama demektir, fark yedek ödeneklerle kapatılsa bile yüzde beş yüz sapan bir ödenek-harcama gerçekleşmesi ortada bir bütçenin olmadığının kanıtıdır artık.

Sayıştay’ın temel görevi de, amaç maddesini lütfen iyi okuyun, yedek ödeneklerin hukuken usulüne göre kullanılıp kullanılmadığı değil, esas olarak ortada bir bütçenin olup olmadığının denetlenmesidir, sapmalar bu kadar büyükse ortada mali anarşi vardır, bütçe kalmamıştır.

Sayıştay ülkemizde görevini burada girmek istemediğim nedenlerden artık yapamamaktadır, bu durum ülkenin geleceği için çok vahimdir.

Bir denetçinin, bir raportörün yazdığı bir rapor nedeniyle görevden alınması ise bu vahim durumun sadece bir semptomudur.

Seçime bir hafta kala “neden bu kadar teknik bir konu seçtin?” diye soranlar olabilir ama kanımca bu konu yazabileceğim her türlü siyasi yazıdan çok daha önemlidir ve durum tespitini çok iyi yapmak amacını taşımaktadır.

24 Haziran ve 8 Temmuz’da oylarımızı biraz da iyi işlemesi hukuk devleti için şart olan Sayıştay için kullanacağız.

Ey, Sayıştay yönetimi, bütçenin biraz değil tümüyle bir mali planlama aracı olduğunu unutur, bu büyük sapmalara izin verirseniz, yeni göğü inletmezseniz, birileri de bir raportörünüzü görevden alır, ya da bizzat size aldırtır, siz de şaşkın şaşkın bakarsınız.

Her kurum kendi işini iyi yaptığı ölçüde saygındır, dokunulmazlığı vardır, bunu unutmayalım.

  • Abone ol