Konuyla ilgilenen herkesin ve özellikle gazetecilerin YEP (OVP) ile ilgili yapması gereken ilk iş bu belgeyi iyi saklamak ve bu belgenin arkasında duranlara, özellikle Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’a 2018-2021 döneminde sözü geçen ekonomi değişkenlerinin OVP tahminleri ile uyumunu sormak gerekiyor; bundan önceki OVP’lerde, hatta çok önemli, en önemli yasal belgeler olan bütçelerde bile bizlerin bunu yapma alışkanlığımız pek yok, büyük sapmaların mutlaka siyasi müeyyideleri olması şart, bu bir.

İkinci konu, belgede tahminlere konu olan değişkenlerin aslında bugünkü krizle doğrudan ilişkisi olan değerler olmadığı meselesi; mesela, uzun uzun, detaylı olarak kamu maliyesine ilişkin değerlendirmeler yapılmış ama bugün konuyla ilgili yaklaşık herkes krizin kamu kesimi değişkenleri ile, şimdilik kaydıyla, büyük bir ilişkisi olmadığını biliyor.

Konu çok ağırlıklı olarak bir hukuk ve demokrasi meselesi; birisi şu soruyu sorabilir: Bir orta vadeli programda hukuk ve demokrasi kavramlarının ne işi olabilir ki?

Ancak, durum hiç de öyle değil; “Hukuk ve İktisat” disiplini ile biraz alakası olsa idi yönetim danışmanlarının böyle bir belgeye, üstelik belgenin teknik bir boyutu hiç yok, içinden geçtiğimiz zorlukların en belirleyici konusu olan hukuk ve demokrasi çölüne ilişkin piyasalara güven verebilecek bir-iki ilave çok kolay yapılabilir idi.  

Kriz ile hukuksuzluk arasında sanki bilinçli bir biçimde bağ kurmama çabası göze çarpıyor OVP’de (YEP).

Cari açık ile ilgili ilginç bir bölüm var, Afrika pazarları bile belki de bir ölçüde haklı olarak belgeye girmiş ama yine aynı belgede, gözümden kaçmamış ise, doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ilgili hiç söz edilmiyor çünkü muhtemelen bu belgeyi kaleme alanlar da tekrar komik düzeylere inmiş olan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artışı için temel girdinin evrensel hukuk olduğunu biliyorlardır ve bu nedenden de cari açık meselesinin nitelikli ve kanımca tek büyümeci çözümü olan hukuk-doğrudan yabancı sermaye yatırımı ilişkisi atlanmış, daha doğrusu ihmal edilmiş.

Konuya ilişkin hemen kendi bloğunda düzgün bir analiz yapan Uğur Gürses yazısının bir bölümünde şöyle diyor: “Sorunun sadece ekonomik bir kriz olmadığını, siyasi kriz olduğunu, bunun da demokratikleşme ve hukuka dönüşle çözüleceğini bir kez daha anımsatmak gerekiyor. Dövizini bankadan çekip yastık altına, kiralık kasalara, yurtdışı hesaplara transfer eden yurttaşların güvenini kazanmadıkça, Türkiye’ye sermaye akışı normale dönmedikçe bu krizden çıkış zorlaşıyor.”

Meselenin bir boyunun özeti de Uğur Gürses’ten yaptığım bu alıntıda.

Ancak, geçtiğimiz günlerde Stuttgarter Zeitung’da çok önemli bir analiz yayınlandı; bu analiz Türkiye’nin içinden geçmeye çabaladığı krizin çıkış yollarının belli olduğu ama bu çıkış yollarının yaklaşık tümünün siyasal iktidarın kendi için ürettiği siyasi ve iktisadi rant düzeni ile çeliştiği için devreye sokulmadığı ekseninde.

Şöyle diyor Stuttgarter Zeitung: Hükümet Türkiye'ye ilgi duyan yatırımcıyı cezbedebilmek için bazı adımları atabilir. Ancak piyasaların beklediği hukuk devletinin güçlendirilmesi ve hükümetin denetlenebilmesi gibi reformlar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iktidar çıkarlarına ters düşüyor. Problem de buradan kaynaklanıyor. Türkiye'nin paraya ihtiyacı var ama Erdoğan yatırımcının şartlarını yerine getirmeye gönüllü değil.

Doğru söze ne denir?

Evrensel hukuk normları her alanda devreye sokulmadan, AB ile tekrar ilişki kurmadan yabancı kaynak çekmek, cari açığın nitelikli finansmanını yani sürdürülebilirliğini sağlamak mümkün değil, tek çıkış yolu büyümeyi düşürmek.

Bu arada Erdoğan’ın içini bir ölçüde rahatlatacak bir şey de söyleyebiliriz: Evrensel hukuk artı AB süreci IMF’yi gereksiz kılar.

OVP’yi kaleme alanlar da bu durumu anlaşılan çok iyi biliyorlar, hukuk ve yabancı yatırım meselesini es geçiyorlar, cari açığın düşeceğini de öngörüyorlar üstelik ama açık açık söylemedikleri bu arada büyümenin de sert bir biçimde düşeceği.

Hep söyleyegelmişimdir, cari açığı düşürmek çok kolaydır, çekin büyümeyi sıfır ya da negatife, bakın cari açık kalıyor mu?

Allah akıllı ve sağduyulu insanlara sabır ve cesaret versin. 

  • Abone ol