Türkiye’de bu uyuşturucu işini en yakından ama amatörce izleyenlerden biriyim ve hâlâ bu işleri kafamda bir yerlere tam oturtamıyorum.

Geçtiğimiz hafta Erzincan’dan bir araçta bir ton 271 kilo eroin ele geçirildi; galiba kuyruk yağının içine gizlemişler, bu 1271 kilo net ağırlık mı, daralı ağırlık mı, bilemiyorum ama nereden bakarsanız bakın çok büyük bir miktar, operasyonu yapan polisleri kutluyorum, seneler önce İspanya’nın meşhur El Pais gazetesine bu ülkede ele geçen dört kilo saf eroin manşet olmuştu, gerisini siz düşünün.

Erzincan’da ele geçen eroinin Van’dan geldiği ifade ediliyor.

İnternette Google’a “Van-eroin” yazın, karşınıza çıkacak bilgiler sizi şaşkınlığa uğratacaktır.

Van ilimizin eroinle ilişkisi ilginç, bu meret şayet dışarından geliyorsa bu ilimiz sınırlarından giriyor herhalde, içeride üretiliyor ise de, nerelerde, hangi imalathanelerde, hangi ilçe sınırlarında üretildiği biliniyor muhtemelen.

Eskilerde eroin Van ilimize İran dağlarından eşek sırtında gelirmiş, meseleyle ilgilenenler artık böyle olmadığını, ya sınır kapılarından TIR’larla, kamyonlarla, ya da helikopterlerle geldiğini söylüyorlar; helikopterlerin mülkiyeti, aidiyeti konusunda yorum yapmak istemiyorum.

Ülkemizde başka iller, muhtemelen İstanbul istikametinde yol alan eroinin giriş yeri Van ise, ki büyük ölçüde böyle, bunun senelerdir engellenememesi doğrusu çok ilginç bir konu.

Van’a gittiğinizde, ben ilk gittiğimde bunu yazmış idim, sokakların, hemen ana caddenin arka sokaklarının perişanlığı dikkatinizi çekiyor, kamusal alanı fakir bir kentimiz ama sokaklarında, o çamurlar içinde Paris, Londra caddelerinde zor göreceğiniz çok lüks, son model arabalar dolaşıyor, lütfen bu arabaların finansmanı nasıl, kimler kullanıyor diye sormayın, yanıtı sağlığa zararlı olabilir.

Narkotik şube Erzincan’da bir ton 217 kilo eroin ele geçiriyor ama bölgenin muhtemelen en büyük İranlı uyuşturucu baronu Zindaşti ve üç adamı İstanbul’da bir mahkemenin kararı ile daha geçen ay, bir gece 23.00’de serbest bırakılıyorlar, savcı üç saat içinde itiraz ediyor ama bu süre içinde kuşlar çoktan uçmuş görünüyorlar, Zindaşti aynı zamanda Florya’da bir restoranda bir avukatın öldürülmesinden de yargılanıyordu.

Bu tahliye meselesinin sorumlusu gibi görünen hâkim doğuda bir ilimize sürülüyor, sanki hakkınızda böyle vahim bir iddia var ise doğu illerimizden birinde hâkimlik yapmak normalmiş gibi.

Bir de üstelik, çok iyi tanınan bir AKP milletvekilinin, hadi ismini vermeyeyim, hâkimden Zindaşti’ye destek istediğine ilişkin dedikodular almış yürümüş iken, tüm bu olan bitenleri bir hukuk devleti standartlarında kafanızda normal bir yere oturtmak mümkün müdür?

Erzincan’da bir ton 271 kilo eroin yakalanıyor, Van ilimizde bu eroin meselesine ilişkin sınır kapılarında, resmî birimlerde ciddi bir araştırma, soruşturma gerçekleştirilmiyor, Zindaşti gibi bir uyuşturucu baronu Silivri Cezaevi'nden bir hâkimin nasıl verdiği belirsiz bir kararla çıkıp, sırra kadem basıyor ama aynı cezaevinde Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak gibi romancılar, gazeteciler hapis yatmayı, üstelik müebbet hapse mahkûm olarak, sürdürüyorlar.

Uyuşturucu trafiği iyi tanımlanmadan, bu işin içinde olanlar tam olarak belirlenmeden Türkiye’yi iyi anlamak, terörle mücadele etmek bana pek mümkün görünmüyor.

Bakan Soylu, Erzincan’da yakalanan eroin sonrası narkotik şubeyi kutladı, haklıdır, PKK ile uyuşturucu ilişkisini hatırlattı, yine doğrudur ama bu satırların yazarı da eroin işinden yakalanmış bir PKK’lı, IŞİD’li ya da başka bir terör örgütü üyesi pek hatırlamıyor nedense.

Bu da meselenin başka bir yanı; basılan terör yuvalarında, böyle tabir ediyorlar, ne demekse, örgütsel doküman ele geçiriliyor, basına örgütsel doküman diye Lenin’in, Stalin’in, Marx’ın falan kitapları bile gösteriliyor ama nedense bu yerlerde hiç büyük miktarlarda eroine rastlanmıyor.

Türkiye ilginç bir yer; eroin işi ise çok daha da ilginç.

Polis acaba Zindaşti için hâkimden destek isteyen AKP milletvekili konusunu yeterince soruşturuyor mu?

Konuyu ortaya atan gazeteci bellidir, meselenin aydınlatılması çok zor olmasa gerek.

  • Abone ol