Bu konuda çok yazıya rastladım ama ben de bir tane yazmaktan kendimi alamıyorum doğrusu.

Önce okuru biraz sayılara boğarak bir özet yapacağım izninizle.

Ocak ayında bütçe gideri 91 milyar 860 milyon TL, bütçe geliri ise 96 milyar 951 milyon TL olmuş, başka bir ifade ile de 5 milyar 91 milyon bütçe fazlası var.

Biraz daha detaya girerseniz, faiz dışı bütçe fazlası da var, 12 milyar 400 milyon TL.

İlk bakışta olumlu gibi duruyor tablo ama biraz altını deşerseniz acaba gerçek durum öyle mi?

Bumko (Bütçe Mali Kontrol), hiç kuşku yok, çok düzgün istatistikler yayınlıyor ve bir önceki senenin aynı ayıyla da mukayese imkânı veriyor.

Ocak 2018 ve Ocak 2019 arasında bütçe giderlerinin artış oranı yüzde 62.5.

Bütçe gelirlerinin aynı dönemde artış oranı ise yüzde 66.6.

Bütçe gelirleri arasında yer alan “vergi dışı diğer gelirlerin” yine aynı döneme yani Ocak 2018-Ocak 2019’a ilişkin artış oranı ise, dikkat buyurun, yüzde 809,3 ve kırk milyar TL’ye karşılık geliyor Ocak 2019’da.

Vergi dışı diğer gelirlerin Ocak 2019’da yüzde 809,3 oranında artışının altında, herkes yazdı, Nisan ayında yapılması gereken Merkez Bankası Genel Kurulu'nun Ocak’a (2019) alınması ve böylece Hazine'ye temettü ödenmesinin erkene çekilmesi; Merkez Bankası, Hazine'ye 33 milyar TL temettü ödemiş Ocak 2019’da ve bu gelir bütçeleştirilmiş.

Böylece de Hazine'nin iç borç ödemeleri için açması gereken ihale ertelenmiş, bu kriz ortamında muhtemelen faizleri yukarı doğru çekecek bir ihaleden kurtulunmuş.

Bu konuda yazan başka arkadaşlar şayet bu temettü geliri bütçeleştirilmemiş olsa Ocak ayında yaklaşık otuz milyar TL bütçe açığı ile seneye başlanacağını yazmışlar.

Zaten 2019 senesinin bütünü için öngörülmüş bütçe açığı 80.6 milyar TL, yani ilk ayda toplam öngörülen açığın yaklaşık yüzde 38’i verilmiş olacaktı.

Bu saptama doğru ama bir küçük eksiği Ocak 2019 için bütçe giderlerinin yüzde 62,5 artışının iyi irdelenmemiş olması, zaten kanımca analize de daima giderlerden başlamak gerekir.

Herkes Merkez Bankası temettü ödemesi üzerinden Ocak 2019 ayında artan kamu gelirlerine ve muazzam bir artış gösteren vergi dışı olağanüstü gelirler kalemine projektörleri çevirdi.

Oysa, kanımca, temel sorun bu operasyonu zorunlu (!) kılan kamu giderlerindeki aynı aya (Ocak 2019) ilişkin olağandışı artış.

Yine Ocak 2018-Ocak 2019 karşılaştırması Ocak 2019’da cari transferlerin yüzde 64, personel giderlerinin yüzde 31, sermaye giderlerinin yüzde 120, sermaye transferlerinin de yüzde 750 arttığını gösteriyor.

Bu kavramların kısa bir tanımını yazının sonuna koyuyorum.

Bu artışla 2019 için öngörülen sermaye transferlerinin tam yarısı sadece Ocak 2019’da yapılmış zaten.

Özellikle sermaye transferlerinin (5 milyar TL) Ocak ayında bu ölçüde artış göstermesinin altında hiç kuşkusuz 31 Mart 2019 yerel seçimlerini hedef alan kamu yatırımlarının artışı yatıyor.

Böyle bir transfer artışı yaşandığı için bu artışın yarattığı bütçe açığının bir biçimde faizleri çok zorlamadan kapatılması gerekiyor, yetkili siyasilerin de aklına Merkez Bankası temettü ödemelerini öne almak gelmiş.

Peki, Merkez Bankası nasıl oldu da bu ölçüde kâr etti ve bu kadar temettü dağıtabildi?

Merkez Bankası’nın bu kararının altında yaklaşık sıfır maliyetle (senyoraj) elde ettiği parayı ticari bankalara faizlerin yüksek olduğu 2018 senesinde kredi olarak aktarması yatıyor.

Başka bir ifade ile de, başlıkta belirttiğim gibi, AKP’nin yerel seçimlere yönelik harcamalarını bu kez ağırlıklı olarak ticari bankalar ve vergi mükellefleri finanse etmişler.

Bu sonucun ekonomiye etkileri ne olabilir, bunu da belki başka bir yazıda tartışabiliriz.

Unutmayalım, Merkez Bankası da bir anonim şirket ama olağan koşullarda kâr amaçlı bir şirket değil, Merkez Bankası'nın gerçekleştirdiği büyük kârlar ekonomide başka yerlerde sorun olduğunun, finansman ihtiyacı çeken birilerinin (bankalar) varlığının işareti.

Seçimlere yönelik olağandışı kamu giderleri artışını bu kez de Merkez Bankası temettü ödemelerini öne çekerek borçlanma ihalesi açmadan finanse edebildiler ama bakalım bu taşıma su ile dönen değirmen ne kadar dayanabilecek?

31 Mart sonrası Türkiye ekonomisini büyük zorluklar bekliyor.

***

Sermaye Giderleri: Bütçe kanunları ile belirlenmiş asgari değeri aşan ve normal ömrü bir yıldan daha uzun olan mal ve hizmet alımlarıdır.

Sermaye Transferleri: Bina ve diğer inşaat işleri, ulaşım araçları, makineler, demirbaşlar gibi sermaye nitelikli harcamaların finansmanı amacıyla kişi ve kurumlara yapılan karşılıksız ödemeleridir.

  • Abone ol