Türkiye’de her şey olur ama ciddi bir vergi reformu yapılamaz.

Bu iddiamı senelerdir tekrarlıyorum ve her geçen sene, her geçen iktidar bu iddiamın doğruluğunu bir ölçüde kanıtlıyor.

Hazine ve Maliye Bakanımız göreve geldiğinden bu yana “çok radikal bir vergi reformu yapacağız” diyor, 2019 çıkarken gelen vergi paketi tam bir komedi ve acemilik; örneğin Lüks Konut Vergisi adı altında getirilen vergi aynı matraha ikinci bir vergi niteliğinde, AYM’den dönecek.

Radikal bir vergi reformu yapmak kolay iş değildir.

Sadece vergi reformu değil radikal herhangi bir reformu ancak güçlü siyasal iktidarlar yapabilir.

Güçlü siyasal iktidar ise demokratik meşruiyeti olan, hukuk devleti evrensel ilkelerinden milim sapmayan siyasal iktidar demektir.

Otoriter iktidarlar ise sanıldığının aksine en güçsüz iktidarlardır.

Güçlü olsalar zaten otoriter olmaya ihtiyaçları kalmaz.

Tam da bu nedenden AKP iktidarı radikal reform yapamaz.

Hele vergi reformu hiç yapamaz çünkü vergi reformu reformların en zorudur.

Mustafa Kemal Atatürk bile 1925 senesinde tarımı vergilemekten vazgeçmek zorunda kalmıştır.

Bu yazıyı daha bir ete kemiğe büründürebilmek için radikal vergi reformundan ne anlamak gerektiğini açmak gerekebilir.

Vergiler gelir, tüketim ve servet diye adlandıracağımız üç temel matrah üzerinden alınır.

Servet vergilerini bir kenara bırakalım, tüketim vergileri konusunda yapı uluslararası standartlara yaklaşmış bulunmaktır; bunu ifade ederken bir çok çekincem de var, ÖTV’nin çok yanlış kullanıldığını düşünüyorum, vs. ama genel çatı gelir üzerinden alınan vergilerin yapısına oranla daha normal.

Gelir üzerinden alınan vergiler ve özellikle de kişisel gelir vergisinde çok önemli, yaşamsal eksiklikler var ama bu eksikliklerin tamamlanması, yapıya uluslararası bir standart getirmek siyaseten adeta imkansız gibi görünüyor bizim memlekette.

Gelir vergisinde yapılması elzem, olmaz ise olmaz değişiklik her on sekiz yaş üzeri vatandaşın beyanname vermesini zorunlu kılmak.

Başka bir ifade ile de yaklaşık olarak her seçmenin beyanname vermediği bir vergi yapısı demokratik bir ülkenin vergi sistemi olamaz.

Her seçmenin beyanname verme mecburiyeti her seçmenin vergi ödeyeceği anlamına gelmez.

Bu doğrultuda gerçek bir vergi reformuna siyaseten karşı çıkanlar bu yalanı söyleyerek meseleyi yokuşa sürüyorlar.

Her seçmen (18 yaş ve üzeri her vatandaş) beyanname vererek maliye ile ilişkiye girmeli.

Devlet memurları, özel sektör çalışanı ücretliler, basit usulde vergi verenler, emekliler, herkes beyanname vermeli.

Yıllık gelirinden sağlık, konut, eğitim gibi temel harcamaları düştükten sonra geriye kalan brüt geliri belirli bir eşiğin altında kalanlar pozitif vergi ödemeyecekler, hatta negatif vergi ödemeleri lazım yani devlet kendilerine ödeme yaparak gelirlerini bu eşik değere eşitlemeli.

Gerçek bir vergi reformu ancak böyle yapılır.

Türk vergi sisteminin nasıl anlamsız bir yapıya sahip olduğunu görmek isteyenler “Gelir İdaresi Başkanlığının” internet sitesinden “İstatistikler” başlığını tıklasınlar ve altında çıkacak çok sayıda veriyi iyi incelesinler.

Bu arada şunu da söyleyeyim, bu siteyi senelerdir izlerim, son dönemlerde bazı çok önemli istatistikler bu veri setinden bir nedenden kaldırıldı, bazı veri setleri de beş sene öncesinde kesiliyor.

Eskiden çeşitli meslek gruplarının, mesela kürkçülerin, kuyumcuların beyan ettikleri gelir ve ödedikleri senelik gelir vergisini görebilirdik, bu vergiler ortalama olarak bir asgari ücretlinin ödediği verginin altında kalırdı genellikle, son dönemde bu bilgilere de ulaşamıyoruz, birileri muhtemelen bu görüntünün çok rahatsız edici olduğunu, siteye konmamalarını istemiştir.

Bakalım Türkiye ne zaman gerçek bir vergi reformunu konuşmaya başlayacak?

Başka bir deyişle de bakalım ne zaman güçlü, hukuka dayalı bir iktidarımız olacak?

Bu yazıyı yeni bitirmiştim ki, AKP’den ve Cumhurbaşkanlığı yüce katından (İbrahim Kalın) Lüks Konut Vergisinin ertelenebileceği ya da değiştirileceği istikametinde haber geldi.

Durum şu: Bir basit vergi kanunu çıkarmayı beceremeyen, hangi metnin anayasaya aykırılık oluşturacağını göremeyen bir yönetim altındayız.

Allah cümlemize kolaylık versin.

Amin.

  • Abone ol