Bu patates-soğan meselesi gerçek bir komediye dönüştü.

Geçen sene depolara baskın yapılıyor ve depolarda saklanan patates, soğanlar yakalanıyor ve depo sahipleri hakkında da muhtemelen soruşturma açılıyordu.

Patates-soğan hikayesinin yerel seçimler üzerinde etkisi olduğu düşünüldü ki muhtemelen, bu sene son derece etkin bir önlem alınarak ülke içi arzın düşmemesi için patates ve soğan ihracına dünkü (7 Ocak 2020) resmi gazete ile yasak getirildi; daha doğru bir ifade ile de patates, soğan ihracı ön izne bağlı mallar listesine (orijinal liste 19.91996 tarihli Resmi Gazete’de) alındı, bundan sonra patates, soğan ihracatı yapacaksanız Ticaret Bakanlığından izin alacaksınız.

Üşenmedim, resmi gazetenin 19 Eylül 1996 tarihli sayısına gittim, o tebliğde hangi malların ihracının yasak ya da izne tabi olduklarına baktım.

Bazı yasaklı mallar:

Eski eserler,
Hint keneviri,
Tütün tohumu,
Erik, kiraz, dut, ceviz gibi ağaçların kütük, kereste olarak ihracı,
Doğal çiçek soğanları,
İncir, fındık fidanları.

İhracı izne tabi mallardan bazı örnekler:

Yarış atları,
Tohumlar,
Afyon, haşhaş kellesi.

Siz de görüyorsunuz, 1996 tarihli ihracı yasak ya da izne tabi mallar listelerinde bir mantık var.

Eski eser ya da hint keneviri ihraç edecek halimiz yok herhalde.

Bugünkü yasak mantığında yani patates, soğan ihracının yasaklanması ya da izne tabi tutulmasında yegâne mantık arzı düşürmeme telaşı.

Peki, yapılması gereken bu mudur?

Değildir.

Yapılması gereken düzgün tarım ve tarım arazileri politikalarıyla patates, soğan üretiminin artışını sağlamak ve böylece kimseyi rahatsız etmeyecek bir fiyat oluşumunu gerçekleştirmek.

Şimdi böylece yeni bir çığır açılıyor önümüzde.

Hangi malın fiyatı yükseliyor ise, yasaklayın ihracatını, mesele çözülsün.

Ne güzel dünya.

7 Ocak tarihli resmi gazetenin bir imajını saklayın bilgisayarınızda, ileride AKP seçimlerle gittikten sonra “Türkiye’de bir zamanlar böyle şeyler de oluyordu” diye anlatırsınız.

  • Abone ol