Malum, Türkiye Perşembeyi Cumaya bağlayan gece bir felaket yaşadı, 33 gencecik askerimizi İdlib’de kaybettik; umarım ölü sayısı artmaz.

Aynı gece toplanan Zirve’de de bazı kararlar alındı, bunlardan biri de Türkiye’de yaşayan mültecilerin (misafirlerin) AB ülkelerine geçişlerine artık engel olamayacaklarının ifadesi idi.

Bu karar, Yunanistan’a ya da Bulgaristan’a geçmek isteyen mültecilere bizim taraftan engel çıkarılmayacağı anlamına geliyor; yunanlar ve bulgarlar ne yapacaklar göreceğiz.

Bu aşamada, ne yalan söyleyeyim, benim aklım karıştı.

Senelerdir Cumhurbaşkanımızı, damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı, başkalarını, besleme yazarları, TV program katılımcılarını hayranlıkla dinliyoruz, izliyoruz ve bu süreçte çok sayıda zorluğu 18 senede AKP ve Erdoğan’ın önderliğinde geride bırakan Türkiye’nin 21. yüzyılın yıldız ülkesi olacağını göğsümüz kabararak öğreniyoruz, müftehir oluyoruz.

Üstelik, 2018 senesinde ülkemize takılmaya çalışılan çelmeye rağmen 2020 itibariyle çok hızlı bir büyüme sürecine girmiş, istihdam yaratan ama işsizliğin başka nedenlerden arttığı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin tıkır tıkır işlediği bir ülke Türkiye.

Muazzam hamleler yapılan alan sadece ekonomi mi?

Demokraside, hukuk devletinde, temel hak ve özgürlüklerde çağ atlamış bir ülke Türkiye, bana inanmazsınız Cumhurbaşkanlığı danışmanı Sayın Özlem Zengin’e sorunuz, Türkiye’de tek bir insan hakları meselesi vardı, o da türbandı, bu mesele de aşıldı, şimdi bir özgürlükler ülkesiyiz artık.

Deniz, şiş kebap, nargile falan da işin cabası.

İşte bu Suriyeli mülteciler böyle bir ülkeden kaçmak istiyorlar.

Üstelik nereye?

Önce Yunanistan’a, orada da kalabilirler, oradan batı Avrupa’ya da gidebilirler.

Peki, mesela kaçmak istedikleri Yunanistan ya da Almanya ya da Fransa nasıl yerler?

Bu ülkeler çökmekte olan ülkeler.

Ekonomi çok kötü, işsizlik artıyor, mesela Almanya’da yüzde beşe bile çıktı.

Ama mesele sadece ekonomi de değil.

Bu ülkelerde ahlak sükut etmiş, boşanmalar artıyor, din kurumu ise tamamen dibe vurmuş durumda.

21. yüzyılda bu Avrupa ülkeleri tamamen batacaklar, hatta haritadan silinmeleri bile ihtimal dahilinde.

Çin geliyor Çin (bana inanmayanlar Doğu Perinçek’e sorabilirler).

Bu ülkelerde bir toplumsal sorun çıktığı zaman, ki her zaman çıkıyor, internet bile yavaşlatılmıyor, düşünebiliyor musunuz faciayı.

Üstelik bu ülkelerin nüfuslarının büyük çoğunlukları Müslüman bile değil.

Ve, işte bu durumda bile ülkemizde bir eli yağda bir eli balda yaşayan Suriyeli misafirlerimiz (hukuken mülteci dememek lazım galiba) Yunanistan’a, Almanya’ya, Fransa’ya falan geçmek istiyorlar.

Üstelik bu karda kışta, yanlarına bebeklerini alıp, bir sırt çantası ile şişme botlara binip Ege adalarına (Yunanistan) gitmek istiyorlar.

Bu durumda ben bu Suriyelilere geri zekalı demeyim de ne diyeyim kardeşim.

Muhtemelen Sayın Cumhurbaşkanımızı dikkatlice dinlememişler, bu da zaten geri zekalılığın bir karinesi.

Dinlemiş olsalar idiler, 21. yüzyılda hangi ülkelerin parlayacağını, hangi ülkelerin batacağını bilirler ve böyle saçma sapan işlere dahil olmazlardı.

Muhtemelen emperyalizmin çirkin propagandalarına maruz kaldılar ve etkilendiler.

Allah akıl fikir versin bu Suriyelilere.

Kendi çıkarını bile göremeyen adamlara, kadınlara ben mi yardım edeceğim yani.

Ne yaptığınızın bile farkında değilsiniz.

Kıskanılan ülkeden kıskananların ülkelerine gidiyorsunuz.

Almanlara, Fransızlara, Hollandalılara vize uygulamasak bu ülkeler boşalacak, kısm-ı azamı bize oturma izni için başvuracak.

Ama yemez, Paris’te Türkiye konsolosluklarının önü vize başvurusu için geceden kuyruğa giren Fransızlarla dolu.

Siz de onlardan biri mi olmak istiyorsunuz ey Suriyeliler?

  • Abone ol