Her yer yangın yeri ama TÜİK’in açıkladığı işsizlik oranı Mart 2020’de (%13.2) Mart 2019’a oranla daha düşük çıktı (%14.1).

Önce küçük bir özet: Mart 2020’de işgücü (istihdam artı iş arayan işsizler) 30.1 milyon, işsiz sayısı ise (iş arayan) 3.9 milyon.

Oysa, Mart 2019’da işgücü 32.3 milyon, işsiz sayısı ise 4.5 milyon.

İlginç bir manzara, Mart 2019-Mart 2020 arası işsiz (iş arayan) sayısı da, işgücü de düşmüş.

İstihdam Mart 2019’da 27.8 milyon, Mart 2020’de 26.1, yani istihdam da düşmüş.

Son veri: İşgücüne dahil olmayanlar (çalışmıyor ama iş de aramıyor) Mart 2019’da 28.8 milyon iken Mart 2020’de 32.1’e çıkmış, çok önemli bir artış.

Ama, işsizlik oranı düşmüş(!).

                    ***

Kişisel görüşüm, resmi işsizlik büyüklüklerinde bir madrabazlığın yapılmadığı istikametinde; TÜİK geçen sene de, daha önceki sene de işsizliği böyle hesaplıyordu.

Virüs günlerinde çok sayıda insan işgücü piyasasının dışına çıktılar, iş aramadıkları için işsiz sayılmadılar böylece de ortaya bu sonuç çıktı; Türkiye gibi işgücü piyasasını yakından izlediğim Fransa’da da benzer gelişmeler var.

Ancak, yine benim kişisel görüşüm, resmi işsizlik tanımı bir ülkenin, özellikle de Türkiye’nin gerçek işsizlik oranını yansıtmıyor, iş aramaktan sıkılmış, ümidini kaybetmiş işsizler de MUTLAKA bir biçimde bu orana dahil edilmeli ama tekraren söylüyorum, açıklanan işsizlik oranlarında (resmi oran) bir hile olduğu kanısında değilim, kullanılan metodoloji uluslararası bir metodoloji, isteyen sıradan bir makroiktisat ya da iktisada giriş kitabının işsizlik bölümüne başvurabilir (mesela Mankiw, 18. Bası, Fasıl 28, s.573).

Ancak, bir Erdoğan ve AKP klasiği, yapılan çok anlamsız atama tercihleri ile kurumların güvenilirlikleri adeta sıfırlandı; Erdoğan TÜİK’in başına önce Damadın bir arkadaşını, sonra da Emine Hanımın özel kalem müdiresinin kocasını atayarak TÜİK gibi çok önemli, güven bazlı olması gereken bir kurumu milyonlar için güvenilmez kıldı, bravo doğrusu.

Bu eleştirimi artık biraz anlamsız da buluyorum çünkü AKP artık neyi düzgün yapıyor da TÜİK atamalarını düzgün yapsın.

İşsizlik hesaplamasında metodolojik bir hata yok diyorum ama sahadan gelen ham veriler nasıl işleniyor, bunu bilmemiz zaten çok zor ya da mümkün değil ama burada da bir sahtekarlık varsa bürokrasiden bunu duyarız kanısındayım, çünkü bu veriler muhtemelen yüzlerce kişinin elinden geçiyor açıklanma aşamasına kadar.

***

CHP haklı olarak hem açıklanan işsizlik oranlarına hem de metodolojiye itiraz ediyor, geniş tanımlı işsizliğin kullanılmasını savunuyor, ben de aynı kanaatteyim.

CHP dönem dönem, TUİK’e yapılan atamalar nedeniyle (çok haklı burada CHP) açıklanan sonuçların da şaibeli olabileceği vurgusunu yapıyor.

Gelelim benim önerime; CHP çok büyük bir parti, Türkiye’nin her yerinde güçlü örgütü, gençlik örgütleri var, saha çalışmaları yapabilirler.

Bahçeşehir Üniversitesi BETAM, başında önemli bir iktisatçı, Prof. Seyfettin Gürsel var, işgücü piyasaları üzerine çalışıyorlar ağırlıklı olarak, çok nitelikli raporlar hazırlıyorlar,  kaliteli bir genç kadro da mevcut; önerimin akademik ayağını BETAM üstlenebilir.

KONDA araştırma şirketi, şimdi başında Bekir Ağırdır gibi büyük çoğunluğun çok güven duyduğu bir piyasa araştırmacısı var, önerimin saha araştırma boyutunu üstlenebilir; TÜİK’in de işgücü piyasaları istatistikleri için yaptığı da KONDA’nın saha çalışmalarından özünde farklı bir şey değil, sadece denek sayısı daha fazla, iyi bir finansman ile aşılmayacak bir mesele yok.

DİSK de bu büyük çaplı projenin bir yerinde olabilir ama proje CHP’nin, akademik ayağı BETAM, saha ayağı Bekir Ağırdır olmalı.

Sıkı bir çalışma ile işgücü istatistiklerinin açıklanmasını bu grup  üç ayın da altına çekebilir ve böylece işsizlik oranları üzerine olan tartışmalar daha bir netleşir, bu grup farklı tanımlı işsizlik oranlarını beraber açıklayabilir.

COVID19 sonrası işsizlik muhtemelen hem Türkiye’nin, hem de dünyanın en temel problemlerinin başlarında olacak; CHP-DİSK-BETAM-KONDA ortak çalışmasının araştırmacılara da büyük yararı olacaktır.

Türkiye de bu anlamsız tartışmalardan kurtulur.

Bu proje sadece işgücü piyasalarının daha saydamlaşması için ad hoc bir proje olmalıdır, ne BETAM’ın akademik bağımsızlığına, ne de KONDA’nın profesyonel tarafsızlığına halel getirmez, getirmemelidir.

Ortaya çıkacak sonuçlar dönem dönem CHP’nin de, DİSK’in de hoşuna gitmeyebilir.

  • Abone ol