NATO’nun DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyona katılma kararı gündemde hak ettiği yeri bulamadı. Oysa bu karar, ittifakın konseptinde bir değişikliği ifade ettiği gibi, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.

NATO, Rakka operasyonu öncesi koalisyona “istihbarat” desteği sağlama kararı aldı. Konya ve İncirlik’ten kalkacak NATO uçakları, DEAŞ ile ilgili topladığı istihbaratı ABD ile birlikte operasyonun koordinasyon merkezinde yer alan PYD’ye verecek.

Evet, NATO’nun koalisyona katılma süreci tam da böyle işleyecek; ABD PYD’ye silah verirken, NATO da örgüte dolaylı istihbarat desteği sağlayacak. ABD’nin “Kara gücü” olan PYD’ye yakında NATO üyesi muamelesi yapılırsa şaşırmayalım.

ABD ve Avrupa, Türkiye’yi adım adım PYD’ye alıştırmaya çalışan bir strateji izliyor. ABD ve Avrupa’nın bir sonraki adımı hep Türkiye’yi daha fazla PYD’ye yaklaştırmayı amaçlıyor.

Bu çabalara maalesef CHP’nin de içeriden ortak olduğunu görüyoruz.

CHP’NİN ‘KANAL AÇMA’ PROJESİ

CHP Dış ilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, partisi adına Washington’da bir dizi temasta bulunduktan sonra gazetecilere “PYD ile kanal açılabilir” demiş.

CHP’li vekile göre PYD, PKK’yla bağı olmadığını açıklarsa örgütle bir yol açılabilir.

Yani Türkiye PYD’yi tanıyabilir, yanı başındaki terör devletine onay verebilir.

Ne var ki, CHP’nin açacağı bu yoldan barış yolu çıkmaz; buradan olsa olsa Türkiye’nin işgali ve bölünmesine giden bir yol çıkabilir.

Batı sistemi, yıllardır Türkiye’yi tam ortasından bölecek bu yolu açmanın peşinde.

Bu gayretin bilinmeyen bir yanı yok; normal olmayan bu çabaların içeriden destek bulması. ABD merkezli bu dayatmanın siyasette, medyada ve iş dünyasında maalesef çokça karşılığı var. Neyse ki millet ve devlet, PYD’ye açılacak kanalın bu ülkeyi tam ortasından böleceğinin farkında.

DEVRİMCİLİK AK PARTİ’YE YAKIŞIYOR

AK Parti’nin nitelikleriyle ilgili uzun bir liste yapılabilir, partinin pek çok özelliğini sayabiliriz. Milli, muhafazakâr, demokrat, cumhuriyetçi, dindar vs… Sol terminolojide yer alan “Devrimcilik” kavramını ise AK Parti’yle pek yan yana getirmeyiz.

Oysa “devrimcilik” kavramını kullanmadan AK Parti’yi anlatmaya çalışmak eksik kalmaya mahkumdur. AK Parti’yi en iyi anlatacak kavram “devrimcilik”tir. Bu yüzden olsa gerek Tayyip Erdoğan da, kendi partisini tanımlarken, yıllar sonra bu kavrama başvurdu; Erdoğan “AK Parti, devrimci bir partidir” dedi.

“Devrimcilik”, AK Parti’yi en iyi anlatan kavramlardan biri oldu.

  • Abone ol