PKK’nın Lice ve Özalp’ta şehit ettiği AK Partili siyasetçiler, muhalefetin gündemine giremedi. PKK’nın sivil cinayetleri merkez medyada da yer bulamadı. Buna rağmen HDP’li Ahmet Türk, yanında bir heyetle birlikte CHP’nin başlattığı yürüşe katılarak “adaletsizliğe uğrayanlar için buradayız” diyebildi.

PKK’nın hiçbir cinayetine ses etmemiş olanların adaletten bahsetmesi gerçekten sinir bozucu. Gün geçmiyor ki, PKK sokakta birilerinin canına kıymasın. Örgüt daha geçen hafta Aybüke Yalçın adlı genç öğretmeni Batman’da katletti.

Terör örgütü, yıllardır asker sivil demeden bölgede katliamlar yapıyor, cinayetler işliyor; ama HDP’nin önde gelen isimlerinin bu cinayetlere tepki verdiğini kimse duymuş değil. Kürtlerin sözde “yaşlı bilgesi” Ahmet Türk“hendek” terörüyle Güneydoğu’yu cehenneme çeviren örgüte ciddi bir itiraz geliştirebildi mi? Ahmet Türk, PKK’nın hendeklerde öldürttüğü Kürt çocukları için bile tepki verememiş bir isim; Allah rızası için, bu cinayetlere “Yazıktır”, “günahtır” diyemedi.

Ama medyamız ve yazarlarımız kalkıp bu siyasetçiyi Kürtlerin “bilge adamı” olarak topluma sundu. Asker sivil demeden, genç yaşlı demeden her gün ayrı bir cinayet işleyen terör örgütüne bir kere dahi olsun “Yeter artık” diyemeyen birinin “adalet” için yollara dökülmesinin samimi bir tarafı olabilir mi?

Bu ülkede bazı adamlar, kadınlar vardır -siyasetçi veya gazeteci olabilir fark etmez-, bunlar hep oyunda kullanılmak üzere korunur, kollanır, kariyer verilir, itibar sahibi yapılır; bunlar, her dönem toplumun karşısına “önemli” aktör olarak çıkarılır.

Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan biri, Ahmet Türk de öyle. Kemal Bey, FETÖ’nün 15 Temmuz’da şehit ettiği 249 vatandaşımız ve 2 binden fazla yaralının adaletini savunmak için değil, katillerin adaletini savunmak için yollara düştü.

Ahmet Türk de PKK’nın yıllardır öldürdüğü asker, polis, korucu, sivil vatandaşların uğradığı adaletsizlikler için değil, Kandil’deki terör baronlarının adaletini savunmak sokağa çıktı.

Ama vesayet medyası, bu iki yüzlü, samimiyetsiz yürüyüşü “destanlaştırma” gayreti içinde. Güneydoğu’da evinde, ailesinin önünde katledilen AK Partili siyasetçileri görmeyen medya, bu cinayetlerin katillerine arka çıkanları mağdur, mazlum birer “demokrasi kahramanı” olarak sunuyor. PKK ve FETÖ’nün şehit ettiği milletin evlatları için tek damla gözyaşı dökmeyenlerin, “adalet” diye yollara dökülmesi büyük bir sahtekârlık ve ahlaksızlıktır.

FETÖ’cülerin, Kandil’cilerin el attığı, destek verdiği, katıldığı bu yürüyüş CHP’ye hayırlı olsun; kimsenin bu yürüyüşten dolayı ne bir kaygısı, ne de bir korkusu var. Millet artık kendisine karşı kurulan tuzakları bozacak güce ve iradeye sahiptir.

Yediden yetmişe Türkiye, 15 Temmuz hain darbe girişiminin birinci yılında sokaklara inerek CHP ile FETÖ ve Kandil destekçilerine bu ülkenin sahipsiz olmadığını muhakkak gösterecek. CHP, FETÖ ve Kandil’i arkasına alarak Türkiye’nin kalbinde, milletin değerlerine karşı yürüyüş başlatmanın hesabını vermekten de kaçamayacaktır.

  • Abone ol