Milli Güvenlik Kurulu’nun önceki gün gerçekleşen toplantısının sonuç bildirisinde yer alan bir ifade dikkatlerden kaçmadı. PKK, PYD, DEAŞ ve FETÖ için “proje örgütler” tanımı kullanıldı.

Çok da yabancısı olmadığımız bu “proje örgütler” aslında yakın tarihimize damgasını vurdu. Türkiye’nin yarım asrı bu yapılar tarafından tüketildi.

Bu örgütleri çözmek şüphesiz Türkiye’nin en büyük kazancı. Bedeli ağır olsa da sonunda ülkemizi tehdit eden “akıl” anlaşıldı, geç de olsa çözüldü.

ABD, “proje liderler” etrafında kurguladığı örgütlerle Türkiye’yi içeriden çökertmeye çalıştı. Seçtikleri isimleri örgüt liderine dönüştürerek güçlendirdi. Gülen’in, Apo’nun arkasındaki akıl ABD’den başkası değildi.

Bu modeli her alanda tatbik ettiler. Terör örgütlerine, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına uyguladılar. Bu alanlarda etkili olabilmek için fabrika gibi “proje insan”, “proje lider” yetiştirdiler. Bunu görmek için FETÖ olayının nerelere kadar uzandığına bakmak yeterli; son yıllarda siyasette etkili olan sağcısı solcusu, Alevisi Sünnisi, Türkçüsü Kürtçüsü pek çok kanaat önderi ve lider ismin FETÖ bağlantılı çıkması bu gerçeği net bir şekilde gösteriyor.

Ülkenin siyasi hayatına katılmak isteyen, ülkesi için değer üretmeye çalışan insanlar da “üst aklın” tasarladığı bu projelerin birer nesnesine dönüşmekten kurtulamadı. Kimseye “özne” olma şansı bırakılmadı.

Bu gerçeğin artık görülüyor olması ve devletin en tepesi tarafından da dile getirilmesi “büyük hikayenin” çökmesiyle bağlantılı. Biraz akıl, biraz şans, biraz sağduyu, biraz kararlı liderlik ve en önemlisi de tarihten gelen güçlü millet varlığı sayesinde devlet FETÖ ve PKK’yı tepelemeyi başarınca arka plan da aydınlandı, Batılı istihbarat örgütlerinin kirli yüzü bugün artık iyice görünür oldu.

Batı’nın Türkiye’yi proje lider ve örgütlerle kontrol etme çabaları son bulmuş değil. ABD umudunu hâlâ koruyor. Yüzyıl önce Abdülhamid’i devirdiklerinde devamı çorap söküğü gibi gelmişti. Bugünkü kavgaya liderlik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirdiklerinde kontrolü tekrar sağlayabileceklerini düşünüyorlar. Çünkü yarım asırdır üzerinde çalıştıkları proje örgütlerin alt yapıları hâlâ dağıtılmış değil. Bu alt yapıyı dağıtmadan, Erdoğan’ın başlattığı devrimin devamını getirmeden Batı’yı kesin bir yenilgiye uğratmak mümkün değil.

  • Abone ol