CHP’nin lider geleneğinde “mütevazılık”, “halkçılık”, “yoksulluk” vurgusu önemli bir yer tutar. Bülent Ecevit, bu yönüyle iyi bir imaj yakalamış/oluşturmuş önemli siyasilerden biridir. Bu geleneğin devamı olduğunu ima eden sonraki bütün parti yöneticileri de Ecevit’i model alarak, bu başarılı profilin getirisinden faydalanmak istemiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olduktan sonra “Gandi Kemal” imajıyla topluma sunulmasını CHP geleneğine uygun klasik bir halkla ilişkiler çalışması olarak görebiliriz. Ne var ki daha ilk halkla ilişkiler sınavına “Etro” marka gömlekle çıkma hatasını yapınca “Gandi Kemal” imajı da büyük yara aldı. “Gandi Kemal” imajının bugün bile hâlâ tutmaması Kemal Bey’in marka gömlek giymesinden kaynaklanmıyor elbet; bu imaj denemesi, daha çok milletle kurduğu ilişki biçiminin yanlışlığından dolayı başarısız oldu. Eski yerleşik sermayenin ve onun değerlerinin sözcülüğüne soyunması, bürokratik oligarşiyle iş tutması, devlet içinde gayri meşru işlere yeşil ışık yakması, Kemal Bey’i toplum nezdinde “tutarsız” kıldığı gibi siyasi hayatta da “marjinal” sulara sürüklemiştir.

“Gömlek” meselesini yeniden gündeme getiren kişi tabii ki Kemal Kılıçdaroğlu değil; parti içi yarışta öne çıkmaya çalışan ve önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başkan olmak isteyen CHP’nin önemli isimlerinden olan Gürsel Tekin’in siyasetin tekinsiz sularına açılma isteği, bu konuyu, yani “gömlek” meselesini yeniden tartışma gündeminin ön sıralarına yükseltmiştir.

Gürsel Tekin şüphesiz istediği gömlekle, istediği siyasi faaliyeti yapabilir. Tabii, siyasi hayatın doğasında olan asgari bir tutarlılığı gözetmesi kaydıyla. Doğru zamanda, doğru laflar edemediğinizde tepkileri üzerine çekmeniz de kaçınılmaz. Hele hele işe bir de “yalan” karıştırmaya kalkarsanız şimşekleri üzerinize çekmenizden daha doğal bir şey olamaz.

Cuma namazına giden esnafın kapısında fotoğraf çekip “kriz yüzünden dükkanlar kapalı” der ve “battık, bittik, mahvolduk” diye siyasi istismar yaparsanız, bunun size tepki olarak dönmesi gayet normal. Marka gömlekle yoksulluk edebiyatı yapmanın bir tutarlılığı pek yok. Fakat burada sorun ne marka gömlek, ne siyasi bir eleştiri yapmaktan kaynaklanıyor; sorun, her zamanki gibi yalana başvurmak, tutarsızlık ve elbette bu pişkinlik hali.

“Mütevazı”, “Halkçı”, “yoksul” bir lider veya yönetici imajına sahip olunmak isteniyorsa her şeyden önce yerinde, doğru eleştiriler getirmek ve muhalefet ettiği konularda asgari düzeyde tutarlı olmak gerekir. Şu konuya da dikkat; “CHP’nin gömleği” giderek tutarsızlığın, yalan dolanın, algı operasyonlarının; milleti aptal yerine koyan, insanlara tepeden bakan zengin ukalalığının bir simgesine dönüşüyor.

  • Abone ol