Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ı içeren körfez ziyaretini yazmayı planlamıştım. Çünkü ziyaretin üç önemli sonucu olmuştu. Her şeyden önce Türkiye’nin Katar ile Suudi Arabistan ve müttefikleri arasında seçim yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmıştı. İkincisi, sorunun barışçıl yollardan çözümüne katkıda bulunmuştu. Üçüncüsü de askeri üs konusunu gündemden çıkartarak Katar’ın güvenlik ve istikrarına yardımcı olma konumunu pekiştirmişti.

Ayrıca dış politika gündeminde Almanya ile ilişkiler, Kudüs ve Filistin sorunu gibi konular da vardı. Ancak başka bir haber, ABD Senatosu tarafından hazırlanan İran ve Rusya’ya yaptırım öngören 722 sayılı yasa tasarısı dikkatimi çekti. Bu tasarı da benzerleri gibi uluslararası hukukta yeri olmayan egemenlik alanı ötesi yaptırımlar içermekteydi. Rusya’yı ve bazılarına göre daha ziyade Trump’ı cezalandırmak isterken, özellikle enerji alanında yatırım yapacak/yapmış üçüncü ülke şirketlerini de hedef alıyordu.

***

Rusya ile olan yakın ilişkilerimiz ve boru hatları yüzünden Türkiye’yi, Türkiye’den yatırımcıları da etkileyebilecek olan bu yasa tasarısının mantığına itirazlarını Almanya ve Avusturya şimdiden kayda geçirmiş. Hatta böylesi bir tasarının yasalaşması halinde Kuzey Denizi’ndeki boru hattı yatırımı yüzünden AB-ABD ilişkilerinin kriz yaşayabileceği dahi belirtilmiş. Ama belli ki ABD Senatosu üstünde pek de etkili olmamış. Haberler tasarının çok yakın bir gelecekte, belki de bize göre bu sabahın erken saatlerinde Senato tarafından kabul edilebileceğine işaret ediyor.

Yasa kapsamlı ve teknik olduğu için tek bir okumayla ve bir köşe yazısının sınırları çerçevesinde Türkiye’ye yarar ya da zarar verebileceği kanaatine varmak mümkün değil. Fakat mantıksal çıkarsamayla ve geçmişteki emsalleri göz önüne alarak bize yarardan çok zarar verebileceği varsayımından hareket etmek yanlış olmaz. Eminim ki Dışişleri Bakanlığı bu konuda gerekli çalışmayı yapıyordur. Yine de Rusya ile iş yapan şirketlerin, meslek odalarının da kendi çalışmalarını yapmasında, hukukçularını harekete geçirmesinde yarar olabilir.

Görünen o ki ABD Senatosu’nu ve Temsilciler Meclisi’ni etkilemek, yasa tasarısının üçüncü taraflara zarar verebileceğine ikna etmek pek mümkün olmayacak. Daha önce başkaları denemiş (Almanya ve Avusturya) ama başarıya ulaşamamış. Kaldı ki her beş seçmenden üçü de yaptırımları destekliyormuş. Dendiğine göre başkanlık seçimleri sırasında Rusya’dan dolaylı destek aldığına inanılan Trump’ın önü Amerikalı şirketlerin zarar görmesi dahi göz ardı edilerek kesilmeye, Rusya üstünden “cezalandırılmaya” çalışılıyormuş. İran konusuysa zaten malum.

The Hill’de yazan Bill Walton ABD-Rusya İş Konseyi’ne 170 Amerikalı şirketin üye olduğunu, yeni bir yaptırım rejiminden bu şirketlerin de zarar göreceğini belirtmiş. Aynı yazıda Kırımın ilhakı sırasında uygulamaya konan yaptırımlardan Rusya kredi kart pazarının yüzde 90’nını elinde bulunduran Visa ve Master Card’ın pazar payını ciddi oranda kaybettiği, Rusya’nın kendi ödeme sistemini kurduğu vurgulanıyor. Walton, “Ruslara sert görünelim derken kendi şirketlerimize zarar veriyoruz” diyor.

***

Bu tür yaptırımların doğurduğu egemenlik ihracı konusunda da söylenecek çok söz var. Akademik literatürde de, devletlerin verdiği tepkilerde de üçüncü tarafları etkileyen “ikincil” yaptırımlar hakkında bol bol eleştiri mevcut. Ancak İran ile olan ilişkilerimizden de gördüğümüz gibi eleştirinin olması, uluslararası hukukta bu tür yaptırımların yer almaması sonucu değiştirmiyor. ABD gücünden kaynaklanan etkisiyle bildiğini okuyor. Hiç hakkı ve yetkisi olmayan yaptırımları hayata geçirebiliyor.

Bu yüzden de bu tür yasa taslaklarının iyice takip edilmesi, taslağın oluştuğu siyasi ortam kadar yasanın kendisinin anlaşılması, hukuki analizinin yapılması, ileride doğabilecek zarar-ziyanın önlenmesi için de, siyasi ve diplomatik tavır alış için de önemli. Benim ulaşabildiğim 140 sayfalık uzun, anlaşılması zor bir metin. Şu an itibarıyla siyasi pazarlıklar neticesinde sayfa sayısı artmış bile olabilir. Analizi derseniz ciddi hukuki teknik bilgi, Amerika’nın siyasi ve bürokratik mekanizmasının çalışma yöntemleri hakkında sağlam referanslar, yani kapsamlı bir çalışma gerektiriyor…

  • Abone ol