Milletvekili aday listeleri açıklandı.

Partilerin yeni dönem için öngördükleri yapı, vermek istedikleri mesaj, kendi iç dengelerinin aldığı biçim netleşti.

Ortaya çıkan tablo önemli, zira bu tablo yeni siyasi dönemin 2011-2015 arasının tercihleri, temsil yelpazesine işaret ediyor...

Ayrıca unutmamak gerekir ki, Türkiye'nin ilk hazırlamaya soyunacağı sivil anayasa bu ekip ve bu temsil yelpazesi tarafından hazırlanacak...

Önce BDP'den başlayalım...

BDP, en az AK parti ve CHP kadar önemli bir siyasi parti.

Türkiye'nin en kanlı ve sürekli kanayan sorununu temsil ediyor. Meclisteki tavrı, izleyeceği yol Kürt sorununun çözümü kadar anayasanın yeni dengeleri açısından önemli olacak.

BDP'nin listesine bakınca şunu hemen söylemek gerekiyor: Bu siyasi parti başlattığı önemli hamleyi başarıyla tamamladı.

Bir yandan farklı Kürt siyasi eğilimlerini çatısı altında topladı (örneğin Şerafettin Elçi'yi Diyarbakır'dan aday gösterdi), sorunu ve bölgeyi kendi kontrolü altında tutma girişiminde başarılı oldu.

Diğer yandan CHP ve ulusal sol dışındaki sol parti ve eğilimlerle yakınlaştı ve onları bünyesine topladı. Bu yolla bölgede AK Parti karşısında, genel olarak CHP karşısında silahlanmış ve rekabete hazırlanmış oldu.

BDP'nin bu liste yapısıyla 28-30 arasındaki milletvekili meclise sokması, mecliste anayasa tartışmaları sırasında etkili bir grup oluşturması kuvvetle muhtemeldir.

CHP'ye geçelim...

CHP ve yeni yönetiminin ateşle sınavı, ateşli bir şekilde bitti.

CHP'nin içinde üç eğilim vardı:

Kılıçdaroğlu etrafındaki yenilikçiler, Baykal'dan Önder Sav'a statükocular ve aktif Ergenekon destekçileri, yani ulusalcı eğilim.

İki de sorun bulunuyordu bu partide. Birincisi, Kılıçdaroğlu'nun aday listelerini hazırlarken alacağı tavır vereceği liderlik sınavının yeni bir aşamasıydı. İkincisi bu üç grup arasındaki kapışma sonrası ortaya çıkacak yeni parti grubu, yeni CHP imajıydı.

Sonuç açık: Üç eğilimden statükocular tasfiye edildi. Kendisi dışında Baykal ekibinden hemen hiç kimse mecliste yer almayacak. Kılıçdaroğlu bu açıdan keskin davrandı ve ipleri eline alma hamlesi yaptı.

Ancak öte yandan Ergenekoncu, ulusalcı eğilime kapıyı açtı. Mustafa Balbay, Mehmet Haberal, Emine Ülker Tarhan, Sinan Aygün dörtlüsü, Batum'un varlığı CHP'nin bu açıdan savrulduğunu ortaya koyuyor.

Bir uçta Sezgin Tanrıkulu'nun, öte uçta Mehmet Haberal'ın yer aldığı bir parti meclisinin, bu partiyi kaygan bir zemin üzerine oturtacağı açıktır.

CHP yenilenme hamlesini bir anlamda kendi eliyle yaralamıştır.

Yeni CHP imajı seçmen düzeyinde de ters etkiler yaratacaktır. Zira Baykal ekibinin tasfiyesinden daha önemli ulusalcı görüntü daha önde durmaktadır, bu tasfiyeye rağmen, pek çok kişiye "eski tas eski hamam" dedirtecektir.

Ve Ak Parti...

Bu yazının yazıldığı esnada, AK Parti listeleri yeni açıklanıyordu.

İlk görüntü, beklendiği üzere iktidar partisi grubunda önemli isimlerin hepsi tekrar aday gösterildiği, bunun yanında az daha etkili isimlerin budandığı ve yenilendiği yönündeydi. Bu konudaki yorumu ve okumayı yarın daha sağlıklı yapma imkânı bulacağız...

İlk bilanço, BDP açısından beklenen bir duruma, CHP açısından ise yeni bir darbeye işaret ediyor...

  • Abone ol