TBMM'nin oluşturduğu Darbeleri Araştırma Komisyonu fiili ve sembolik açıdan önemli işler yaptı.

Sembolik olarak bir tür yüzleşme, halk adına tanıklık alma, hatta sorgulama alanı oluşturdu.

Fiili olarak Cumhurbaşkanlığı'ndan MİT'e pek çok gizli kayıt ve belgenin açığa çıkması, hatta yargıya akmasını sağladı.

MİT tarafından komisyona gönderilen 10 kişilik isim listesinin ekli olduğu Sefeberlik Tetkik Kurulu raporu ve ihbarları bunun en önemli yönlerinden birisini oluşturuyor.

Türkiye, kimileri beğense de beğenmese de, bir yol üzerinde bulunuyor.

Bu, bir temizlik yoludur.

Santaro cinayeti, Dink suikasti, Misyoner katliamı, Ergenekon, Balyoz, Kafes davaları eninde sonunda kah sanık isimleri üzerinden kah eylemlerle kah kimi bulgularla aynı kapıyı işaret etmeye başladılar.

Bu, Gladyo kapısıdır.

Bu kapı Doğan Öz, Abdi İpekçi cinayetleriyle, 6-7 Eylül olaylarıyla, Maraş katliamıyla dün ile bugün arasında da ciddi bağlar kurmaktadır.

Bilmeyen yok, Gladyo teşkilatları soğuk savaş sırasında NATO ülkelerinde oluşturan gizli milis güçleriydi. Gayrı meşru, silahlı ve denetim dışı olmaları hemen her ülkede sorun üretmelerine, gizli devlet katmanları oluşturmalarına ve devlet adına suça bulaşmalarına yol açtı. İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda bildik örneklerdir.

Tüm bu ülkeler Gladyo tarzı soğuk savaş yapılarını tasfiye ettiler.

Türkiye hariç…

Kaldı ki, Gladyo-Türkiye ilişkisi diğer örneklere nazaran daha ağır bir ilişkidir.

Türkiye'de devlet açısından gelenek ve hikmet-i hükümet denilerek doğrulanmış faaliyetler ortada… Bu gelenek ve faaliyetlerde, STK'dan EMASYA'ya iç düşman ve güvenlik arasındaki ilişki çok kuvvetli şekilde örülür. Yapılanma iç düşman olarak tasnif edilen kişi, grup ve yapıları takip, yıpratma, püskürtme esasına göre vücut bulur.

Söyledik, yapı ve mantık olduğu yerde duruyor.

Yıl 2007.

Genelkurmay hazırlattığı bir çalışma-raporda şunlar söyleniyor:

Soğuk savaş döneminin sona ermesi ile;

- ABD'nin tek başına süper güç konumuna gelişi,

- Yeni nükleer tehdit oluşumları,

- Enerji ihtiyacı nedeni ile değişen dengeler,

- Rusya'nın enerji politikalarındaki tehdit çabaları,

- Terör kavramındaki değişiklikler,

- Ortadoğu'da değişen dengeler,

tehdit algılamalarının yeniden değerlendirilmesi gereğini ortaya çıkartmıştır.

Yeni tehdit algılamaları ile günümüzde ülkeler üzerinde uygulanan Gayri Nizami Harp yöntemleri incelendiğinde ise;

- Daha önce belirlenmiş olan Gayri Nizami Harp (GNH) vazifesinin yeniden düzenlenmesine,

- Düzenlenecek vazife doğrultusunda, bu vazifeyi yerine getirebilecek yeni bir teşkilatlanmaya ihtiyaç olduğu kıymetlendirilmiştir.

Yeni GNH Vazifesi Yurt içinde; ülkemize karşı uygulanan fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. tehditlere yönelik faaliyetleri ortaya çıkartmak ve önleyici karşı tedbirleri almak (...) (tır)

Seferberlik Tetkik Kurul Başkanlığı ve ona bağlı Bölge Başkanlıklarının bu vazifeyi yerine getirebilmesi; Halkın içinde olmayı, insanlarla yüz yüze ve yerinde teması ve o ilde yaşamayı gerekli kılmakta, tek bir merkezde çok personel ile çalışma yerine, az personel ile çok yerde bulunmayı gerektirmektedir.

Bu maksatla, yeni tanımlanan GNH vazifesinin yerine getirilmesine yönelik olarak; Sef.Tet.D.Bşk.lığı teşkilatının 2010 yılına kadar kademeli olarak yeniden yapılandırılması hedeflenmiştir. Yeniden yapılanma çerçevesinde; Yurt içindeki 12 adet Seferberlik Bölge Başkanlığının sorumluluk alanları daraltılarak, Seferberlik Bölge Başkanlığı sayısının tedricen 24'e çıkartılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir…'

Tablo bu.

İddia 100.000 gizli sivil personelin bu çerçevede görevli olduğu. Bunların 10.000 listesi TBMM Komisyonu'na iletildi.

Varsa eğer, demokrasi, ilgililerden bir yanıt bekler…

  • Abone ol