Herkes bu gerginliği istemediğini söylüyor.

Herkes bu gerginliğin ülkeye ve demokrasiye zarar vereceğinden söz ediyor.

Herkes adaletten yana.

Herkes sürecin sonunu bekleyelim, diyor.

Herkes işi, Yüksek Seçim Kurulu’na havale etmiş durumda.

Herkes itirazların, doğal hak olduğu konusunda mutabık.

Herkes bir tek oyun bile ziyan olmaması gerektiğini savunuyor.

Ancak, havada herkesi tedirgin eden bir gerginlik…

Hem de kimseye yaramayacak bir gerginlik.

Anıtkabir defterine, ‘başkan’ sıfatını kullanarak imza atmasanız ne olurdu sanki? İstanbul’daki 39 ilçenin 24’ünü ve Büyükşehir Belediyesi meclisinin kahir çoğunluğunu kazanmış AK Parti’nin, İstanbul’daki “Teşekkürler İstanbul” posterlerinde, sadece Sayın Genel Başkan’ın fotoğrafı kullanılsa ne olurdu?

Diyelim ki süreç içine melanet, ihanet, kaydırma, usulsüzlük sirayet etmiş. Tüm yasal hakları devreye sokarak, dimdik durarak, hiçbir tarafı tahrik etmeden, sükûneti koruyarak sonuca ulaşmak ve istikrardan yana oy kullanmış halkın iradesi doğrultusunda, ülkenin çözüm bekleyen acil sorunlarına bir an önce eğilmek, Türkiye’nin geldiği siyasi ve toplumsal olgunluk mertebesine yakışan duruş değil midir?

Yıllardır her tür melanetin üstesinden böyle gelindiğine hepimiz şahit değil miyiz?

İktidarın sorumluluğunu 17 yıldır elinde bulunduran kadroları, Gezi olayları, 17/25 Aralık, 15 Temmuz, 13 Ağustos girişimlerini savuşturmuş olan lider siyasi partiyi, İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinde oyuna getirmeye çalışmak nafile bir çabadır…

Bu kadroların, savunma refleksi millî irade odaklı güçlü duruşlarıyla organize bir saldırıya karşı çaresiz gibi gösterilmeye uğraşılmasını anlamak da hayli zordur.

O nedenle, bütün itiraz süreçlerini hızlandırarak İstanbul’u ve ülkeyi normal hayata döndürme, gerginliği azaltma ve bu uğurda iletişimi gerektiği gibi yönetme sorumluluğu da bu kadrolara ait olmalıdır.

Gündemin bir an önce normalize olup toplumun ve piyasaların şiddetle beklediği ekonomi, finans ve ülke yönetimi boyutunda getirilecek reformların, yapısal değişim çalışmalarının hayata geçirilmesinde yarar vardır.

Tüm itiraz aşamaları kullanılırsa, teoride ayın 13’üne kadar sürmesi mukadder olan bu süreçte, gerginliğin mutlaka azaltılması, toplumu tahrik edenlerin itidale davet edilmesi tüm siyasi tarafların ve ülkenin yararına olacaktır.

  • Abone ol