Suudi Arabistan'dan devam edelim. Dengenin kalbi çünkü...

Veliaht Prens Selman çok huzursuz, çok endişeli... Petrolün gücüne güvenerek her iki tarafı da idare etmek isterken bataklığa saplandı. Bir eliyle PENTAGON'u, diğer eliyle ROTHSCHILDLER'i kontrol etmeyi başaramadı.
Böyle bir denge eskiden belki mümkündü ama artık değil.
Pentagon, Sinagog saldırısıyla köşeye sıkıştırılmak istendi. Ancak bu saldırı beklenen etkiyi yapmadı. Hedef daha büyük türbülans meydana getirmekti. Olmadı.
Belli noktalardaki Yahudiler, tekrar Rothschild ailesinin yanına geçti. Bu da SIR değil. Ancak aklı başında isimler KATOLİK DÜNYASININ (Pentagon'un) YAHUDİLER'SİNAGOG'da vuracak kadar aptal olmadığını biliyor. O nedenle bu operasyon 10 yıl önce yapılsaydı etkisi olabilirdi ama şimdilik Pentagon'u hedef gösteren Yahudi görülmedi.
Çünkü PENTAGON'un böyle bir adım atmasının gerekçesini bulamıyorlar!
Sinagog saldırısından sonra Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Yahudi toplumu, Katolik dünyasını suçlayacaktı. Ancak öyle olmadı.
Sessiz bir açıklama ile geçiştirildi.
Ancak kavganın boyutu değişti.
Bazı akıllı isimlere, bu dengeleri bilenlere göre yakında yine YAHUDİLER'i hedef alan operasyonlar gelecek. Ama zarar görenler AİLEYE yakın isimler olacak. En azından Pentagon, bir dahaki saldırıda okları Rothschild ailesine çevirecek. İddia tabii bu ama yine de izlemekte fayda var! Yine bilenler biliyor ki SİNAGOG'da ölenler ARAMCO ve AKDENİZ için can verdi!
Aslında saldırıyı düzenleyen kişinin Kuzey Afrikalı Müslüman olması bekleniyordu ama Tel Aviv'in son günlerde bazı Körfez ülkeleriyle anlaşmalar yapması, saldırganın Katolik olmasına neden oldu.
Eğer arka arkaya birkaç saldırı daha yaşanırsa sonuçlarına bakmak gerekir. Çünkü Pentagon bu konuda hazırlıklı olsa da beklenmeyen sonuçlar olabilir.
Sinagog saldırısını en dikkatli izleyenlerden biri Prens Selman...
İstanbul'da öldürülen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'dan sonra ikinci bir olayda merkez olacak yine. Pentagon, uzun vadeli bitirme operasyonuna Suudi Arabistan'ı da dahil etti. Eğer Arabistan; Rothschild ailesiyle ARMACO arzını gerçekleştirirse 2022'de IMF devreye girecek.
A, B ve C planları yapılmış durumda. Aile de boş durmuyor elbette... Büyük satranç oynanmakta! Suudi Arabistan için SÖZ DİNLEMEDİĞİ takdirde 2022'de YÜZDE 32 BÜTÇE açığı öngörülmekte.
Eğer ARAMCO ile AİLEYİ evlendirirse 2022'de Pentagon IMF'yi yollamak için devrede ve hazırlık yapmakta. Olur mu?
Mümkün! Kolay mı? Değil...
Ancak ARAMCO'yu kimin yöneteceği, halka arzı kimin yapacağı çok ama çok önemli...
Prens Selman tecrübesizliğin ve gücün esiri oldu, kaybetti. Veliaht Prens olarak görevini sürdürse bile, siyasi hayatı birkaç yıl öteye geçmeyecek. IMF, Ortadoğu ve Orta Asya Bölge Direktörü Jihad Azour, Arabistan'ın büyük bir çöküş yaşayacağını söyledi. Bu özel bir resepsiyonda gerçekleşen sunumun en önemli notuydu.
IMF'nin Arabistan'a gelmesi, Ortadoğu'da İran ve Irak'ın da aynı yola girmesine neden olacak. Bu durum IMF'nin tekrar eski güçlü günlerine döneceğini gösterirken Veliaht Prens Selman, Rothschild ailesinden bu konuda destek istedi. Ancak aile destek konusunda çok hızlı davranmadı.
Çünkü aile, tarihinde ilk kez bu kadar dikkatli adım atıyor. Jacob Rothschild'in 2 yıldır özel jetini kullanmadığı, farklı isimlerle uçağın Business Class bölümünde korumalarıyla yolculuk yaptığını da bilelim...
Aile de PENTAGON da tedirgin. PARANIN silahla kapışması hiç bu düzeyde olmamıştı. İstanbul'daki HSBC ile sinagog saldırılarını hatırlayın. Fitili burada ateşlenmişti. Devam etmekte... Leicester City'nin sahibi Vichai Srivaddhanaprabha'nın yaşadığı acı son Rothschild ailesinden birçok kişinin başına gelebilir. Nat Rothschild, yakın dostu Vichai Srivaddhanaprabha'ya, "Leicester City'yi satın al, bir süre sonra şampiyonluğu yaşarsan İngiltere'de güçlü biri olursun. Bu konuda sana desteğimiz sürekli artacak" dedikten 5 yıl sonra Leicester City şampiyon oldu.
Vichai Srivaddhanaprabha da ülkenin güçlenen işadamları arasına girdi.
AİLENİN öngörüleri yine doğru çıkıyordu. Yine kazanıyor ve kazandırıyordu.
Ancak işadamı Srivaddhanaprabha acı bir sonla hayata veda ediyordu!
Ancak bu kadar güçlü olan, hızla büyüyen ve korunan Srivaddhanaprabha, bir suikastta öldü. Koruyamadılar! Bu açık şekilde aileye veya Pentagon'a yakın olan işadamlarının bu saatten sonra risk altında olduklarının göstergesidir!
Kimsenin hayatı artık garanti altında değil. Kimse kimseyi de koruyamaz...
Jacob Rothschild'in bile özel jetini kullanmadığını düşünürsek, dünyada hiçbir işadamının uçağının güvenli kalkış ve iniş yapmadığını da anlamalıyız.
Aslında durum çok net! Bıçak sırtı bir durum. Herkes buzda kayıyor.
Kim nereye ne zaman çarpacak bilinmiyor! Sadece Jacob Rothschild mi? Nat Rothschild de özel jetini kullanmıyor. İngiltere'de 43 işadamı özel jetini sattı.
Ekonomik kriz için mi? Kesinlikle hayır, daha fazla hayatta kalmak için bunu yaptılar. Çünkü ya aileye yakınsın ya da silah lobisine. İki tarafta da yer alanların özel jetiyle yolculuk yapması artık büyük risk. Acaba TÜRKİYE'de özel jetini satanlar var mı? Aklıma bu soru geldi! Bakılırsa bu çerçeveye oturanlardan bazılarının sattığı görülmektedir!
2017 Ocak ile 2018 Haziran arasında 762 işadamının özel jetini sattığı ileri sürülmekte.
Bu rakam doğru mudur? İddia böyle. Rakam yüksek gibi. Ancak kavganın büyüklüğü düşünülürse her şey akla yakın hale gelmekte...
Korkunun ve endişenin artık ne kadar ciddi boyutta olduğunu anlamamız için başka bir kanıta ihtiyacım yok.
Peki korku sadece işadamlarında mı? Elbette değil... Son günlerde DÜNYA MEDYASININ flaş ismi Veliaht Prens SELMAN da ÖZEL JETİNİ KULLANMAMAYA BAŞLADI. Son iki uçuşta DUBLÖRLERİNİ uçağa bindirip yolladı. Kendisi ise TARİFELİ uçaklarla yolculuk etti...
Dünyanın geldiği yer burası.
Hava da yer de güvende değil.
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI gücü elinde bulunduranların tasfiyesi şekliyle devam ediyor.
Edecek de. Sık sık hatırlattığım gibi her yerde her şey olabilir! Her an hem de...
Dünya bu hale geldi.
PAYLAŞIM bitinceye kadar sürecek. Acılar yaşanacak, göz yaşları akacak.
PARA ve GÜÇ için...
Tarih böyle yazılıyor.

NOT: Cemal Kaşıkçı için ilginç bir iddia var! Öldüğü ileri sürülen KAŞIKÇI'nın ölmeden önce bir kayıt yaptığı söylenmekte.
Bu kayıt kimde? Ve neler söyledi acaba? İşin ucu nereye gider?
Ortaya çıkar mı? Bilinmez ki...
Her şey mümkün!.

  • Abone ol