Ülkemiz için önemli bir gün bugün; bir yönüyle bulunduğumuz coğrafya ve kültür çevresi için de... Uluslararası Olimpiyat Komitesi (UOK) 2020 Olimpiyat oyunlarının hangi kentte yapılacağına dair kararını bugün açıklayacak... Yarışan üç kent var ve Madrid ile Tokyo’dan daha şanslı görünen kent İstanbul...

Böyle dönemlerde hep olduğu gibi, spor câmiası ve uluslararası medya yarışan kentlerin birbiriyle mukayesesini yapıyor: Tokyo renksiz bulunuyor... Madrid ekonomik sorunlarla boğuşan, işsizliğin had safhada olduğu bir ülkenin başkenti... İstanbul için söyleyecek aleyhte bir gerekçe bulamıyorlar...

Yakın zamanda başgösteren toplumsal rahatsızlık dışında...

‘Gezi Parkı’ yüzünden çıkan ve sonrasında sokaklara taşan eylemlerin kast edildiğini herhalde anlamışsınızdır...

Türkiye ve İslâm Dünyası ilk gününden bu yana tek bir olimpiyata evsahipliği yapamama eksikliğini bu kez de gideremezse, bunun sebebi, ne olduğunu hiçbirimizin tam anlayamadığı sokak eylemleri olacak...

Ne kadar yazık...

Oysa “Olimpiyatlar bizde yapılsın” beklentisinin en yükseklerde dolaştığı kent İstanbul... UOK’nin yaptırdığı yoklamaya göre, halkımızın büyük bir çoğunluğu (yüzde 83’ü) bu arzuda... Oysa Tokyo’da bu oran yüzde 70, Madrid’te yüzde 76 seviyesinde...

Acaba “Ben istemiyorum” diyen yüzde 17 kim İstanbul’da?

Elbette Olimpiyatlar’a evsahipliği yapmanın bir maliyeti var. Pek çok sportif tesisin 2020’ye kadar yetiştirilmesi ve bunlar için hayli masraf edilmesi gerekecek... Acaba “İstemem” diyenler bu yüzden mi karşı çıkıyorlar, yoksa başka bir sebepten mi?

Soru garip gelebilir, ama medyada bazılarının tavrı böyle bir soruyu gerekli kılıyor...

Komite’nin karar toplantısı için Arjantin’de bulunanlarla yapılan röportajlara sızan bir tavır bu. Nitekim, CNN-Türk’te çıktığı bir programda kendisine yöneltilen sorudan bu olumsuzluğu sezen Ali Koç, röportajı yapana huzursuzluğunu ifade etme zorunluluğu duymuş...

Siyasi sebeplerle, sırf iktidardaki partiye itibar kazandırmasın diye, böylesine büyük bir organizasyonu ülkemize kazandırmaya karşı çıkanlar olabilir mi gerçekten?

Bu tür büyük organizasyonlar aslında partiler-üstü bir yaklaşımı gerektirir. Bugün verilecek karar 2020’de etkisini gösterecek; bakalım o dönemde iktidarda hangi parti olacak? Ayrıca, Olimpiyatlar için gerçekleştirilmesi gerekecek altyapı ekonomik hareketlilik meydana getirecek, emek-yoğun yeni bir istihdam alanı oluşturacak... Bundan da herkes yararlanacak...

Yine de karşı çıkılması mânidar... Karşı çıkanlar belki de sırf bu yüzden karşı çıkıyorlardır... Yeni istihdam alanları açılması, ekonominin hareketlenmesi iktidar partisinin kâr hanesine yazılır diye...

Gezi Parkı’nda başlayan masum bir çevre eylemini siyasi amaçlarla çalarak çok farklı bir zemine taşıyanlar da, büyük ihtimalle, “Sakın Olimpiyatlar İstanbul’a verilmesin” endişesi taşıyorlardır...

İstanbul halkının neredeyse bütünü içinde küçücük bir grup bu belki, ama işte görüyorsunuz, büyük hedefleri sabote etmede bayağı etkileri olabiliyor...

UOK kararını olumlu etkilemek için bugün hemen herkes Arjantin’de olacak...

Burada kalanlarımızın da aklı ve kalbi orada...

  • Abone ol