Başbakan Binali Yıldırım en son ”Hayır demek insan fıtratına aykırı” demiş.

Doğru bir tespit. Çok ters bazıları dışında hepimiz dilimizi ‘Evet’  demeye alıştırmışızdır… Hele sevdiğimiz birinden gelen teklife ‘Hayır’ demekte çok zorlanırız.

‘Evet’ sonucunun çıkması için önemli gerekçelerden biri budur.

Hiç değilse, tehdit kokan ”7 Haziran seçimi sonrası kaos ve rahatsızlığını mumla ararsınız” cümlesiyle sandıktan ‘Evet’ çıkartmaya çalışmaktan daha uygun bir gerekçe Başbakan Yıldırım‘ın söylediği…

Onun da uzun bir süre kullandığı ”Referandumda ‘Hayır’ demek PKK ile FETÖ’ye ‘Evet’ demekten farksızdır” cümlesinden veya AK Parti çevrelerinin yaygınlaştırmaya çalıştığı ‘Hayır’ demeyi ‘vatan hainliği’ ile eşitleyen görüşten çok daha munis bir yaklaşım ”Hayır demek insan fıtratına aykırı” görüşü…

Nedenini açıklayayım:

Teröre hizmet veya vatan hainliği öyle uluorta kullanılacak ithamlar değildir. Her şeyden önce halkın onayına sunulan bir konuda, halka, ”Sakın ha, oyunla teröre hizmet etme, yoksa vatan haini olursun” demek bu sözün muhatabı olan insanları yanlış düşüncelere sevk edebilir…

Konuyu Meclis’ten geçiren, halkın önüne kadar getiren iradeyi sorgulamayı getirir de ondan…

Şahsen ben ”Oy vermem istenen konuda yanlış bir tercihte bulunursam bu beni terör destekçisi konumuna düşürecek, hele ‘vatan haini’ haline dönüştürecekse, bu konunun referanduma sevk edilmeden önlenmesi gerekmez miydi?” diye düşündüm…

Ve o cümlelerin sahiplerine bayağı da kızdım.

Ayrıca ‘sistem değişikliği’ sonucu önceden kestirilemeyen bir konudur. Savunanları dinlediğimizde herbirinin ağzından çıkanlar beklentilerinin farklı farklı olduğunu da açığa vuruyor. Yepyeni bir dönem başlayacağı.. Türkiye’nin uçuşa geçeceği.. terörün şıppadanak sona ereceği.. ekonominin düzeleceği.. yeni düvelin karşımızda eğileceği.. beklentilerini doğrulayacak emareler pek ortada yok da ondan…

Gerçekten anayasa değişikliğiyle gelecek yeni sistem sayesinde erişilebilir hedefler ise bunlar.. neden yeni sistemin uygulanması referandumun hemen ertesi günü başlatılmak yerine iki yıl sonraya erteleniyor?

Eldeki sistem kötüyse ve değiştirilmeyi gerektiriyorsa, değişiklik hemen uygulanmalı değil midir?

Bu soruyu sorana ‘vatan haini’ sıfatını layık görmek herhalde doğru olmaz.

AK Partili ‘Hayır’ oyu verirse…

Etrafımda her seçimde oyunu AK Parti’ye vermiş insanlar var ve çoğunun kafası hala karışık. Yalnızca anketçilere ‘kararsız’ olduğunu beyan etmişlerden söz etmiyorum; sorulduğunda ‘Evet’ oyu kullanacağını söylediği ve söylemeye de devam ettiği halde elinin gitmeyebileceğini itiraf eden kişiler bunlar…

Çoğunun elini tutacak olan, tek kişiye, taşınması imkansız bir yük getirecek olağanüstü yetkiler verilecek olması…

Diyelim, bu insanlar, prensip olarak yapılmak isteneni doğru bulmadıkları için son anda ‘Hayır’ oyu kullandılar veya sandık başına gitmediler.. şimdi bunlara ‘vatan haini’ sıfatını mı yapıştıracağız?

Seçim olsa yine AK Parti’ye oy verecek bu insanlara?

Hep AK Parti çizgisinde bulunmuş, oyunu tereddütsüz ona kullanmışlar içerisinde bu referandumda ‘Hayır’ oyu kullanmaya hazırlanan bir kesim daha var…

Sistem değişikliğini AK Parti için iyi görmeyen insanlardan oluşuyor bu kesim.

Kulak hizamda konuşulduğu için biliyorum; bu gruba giren insanlardan büyük bölümü sistem değişikliği sonrasında yaşanabilecek olumsuzluklar yüzünden destekledikleri partinin zor duruma düşeceğini ve iktidarı kaybedebileceğini düşünüyor, bu tedirginliklerini yetkililere aktaramadıklarından, tek çare olarak ‘Hayır’ oyu verecekler…

Bunlara ne denilecek? ‘Vatan haini’ mi?

Aynı gruptan bazıları ise, zihinleri farklı çalıştığı için diyelim, halktan da onay alarak gerçekleşecek anayasa değişikliği sonrasında, o yetkilerin başkaları tarafından kötüye kullanılabileceğinden endişe duyuyorlar.

Ya iktidar değişirse? Ya aynı yetkiler AK Parti kadrosuna karşı da kullanılmak istenirse? Yakın geçmişte ‘Ergenekon’ ve ‘Balyoz’ davaları sırasında yargılanan insanlara karşı ‘kumpas’ kurulduğu ortaya çıkınca, onlara karşı operasyon yapanların başına gelen…

Olmuyor mu bunlar? Oluyor.

Tedirginlikleri kendileri için değil bu insanların; endişeleri AK Parti kadrosu ve bugün ‘Evet’ çıksın diye uğraşanlar için…

Böyleleri de var ve sayıları da azımsanacak gibi değil…

Sözün kısası, kampanya başlarında devreye sokulan içinde itham taşıyan sloganlar, ‘Evet’ cephesine yeni insan kazandırmak yerine, kızgınlıkları büyütüyor ve yabancılaşmayı getiriyor…

‘Hayır’ oyu vererek doğru bir iş yaptığına inanan ve bu yüzden ‘vatan haini’ olarak suçlandığını gören AK Parti sempatizanları partilerinden büyük kopuş noktasına doğru itilmiş oluyorlar.

İnsanların fıtratı ‘Hayır’ demeye gerçekten de müsait değil Başbakan Yıldırım‘ın söylediği gibi.. ‘Hayır’ diyecek olanların bir bölümü bu yüzden zor bir iş yapmış olacaklar…

Zaten iktidar partisinin elindeki kamuoyu yoklamaları da ‘Evet’ oylarını önde gösterdiğine göre..

Yoksa anketler gerçekten farklı bir şey mi söylemeye başladı?

  • Abone ol