Her parti kendisini kitlelere sempatik göstermek için propaganda yarışında. Televizyon kanalları, gazeteler, internet siteleri, sosyal medya bu amaçla tepe tepe kullanılıyor.

Kimi çok başarılı parti reklamlarının, bir daha bir daha izlerken keyif alındığı oluyor.

Bir de gönüllü propagandacılar var. Partilerin paralı reklamlarına ek olarak onlar da ellerindeki imkanları kendilerini yakın hissettikleri partiler için kullanmakta yarış halindeler. Televizyonlar ve gazeteler bu alanda çok faal; haber diye, tartışma programı diye izlemeye başladığınızda, bir süre sonra, açık açık propaganda bombardımanına uğradığınızı fark ediyorsunuz.

Mübalağanın da sınırı var

Adamın biri, artık nerede kime söylediyse, “Cumhurbaşkanımız aya kadar dört şeritli yol yapacağım dese vallahi inanırız” demiş…

Der a. Bazen mübalağada dünya rekoru kırabilen bir zihin yapısına sahip insanlar çıkabiliyor; bunu söyleyenin de o tiplerden biri olduğunu düşünür aldırmayabiliriz.

Aldırmayabilirdik de. Ancak, o sözü hükümetin önemli bakanlarından biri, bir devlet töreninde, karşısındaki kitleyle paylaşınca, o söz, üzerinde durulmayı hak eder hale gelmiş oldu.

Bakan o sözün partisi ve özellikle de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için iyi bir propaganda malzemesi olduğunu düşünüyor olmalı.

Öyle mi acaba?

‘Aya dört şeritli yol’ yapımı hayli abartılı bir proje. Dünya ile ay arasındaki mesafeyi düşünürseniz de bu öyle, Türkiye’nin yol yapma kapasitesini göz önünde tutarsanız da öyle. Ayrıca bizim aya veya başka bir gezegene yönelik bilimsel ve deneysel bir çalışmamız da bilindiği kadarıyla yok.

Yani, ‘aya dört şeritli yol’ yapımı muhal.

Peki, bu cümleyi kuran vatandaş, “Ülkemizi duble yollarla donattılar” dese hepimizin aklına AK Parti’nin iktidar olduktan sonra izlediği bayındırlık politikasının en başarılı örneklerinden biri olan çok şeritli yol yapımları geleceği için gerçek anlamda bir takdir ifadesi sayılabilecek övgü cümlesi yerine muhal bir ifadeyi neden kullanmış olabilir?

Soruya cevap arayan zihnim tek bir olumlu şık bulmakta zorlanıyor.

Aklıma gelen şıkların hiçbiri AK Parti için övgü anlamı taşımıyor da ondan…

İsterseniz biraz yukarıdaki uzun cümledeki soruya sizler de cevap vermeye çalışınız; bakalım aynı sonuca varmayacak mısınız?..

‘Post-akıl çağı’ başladı mı yoksa?

Şahsen şıkları tek tek sayar ve demek istediğimi daha iyi anlatabilirdim, ancak mayınlı arazide dolaşmak gibi bir niyetim yok.

Yine de şu kadarını söylemeden edemiyorum:

Ne yani, iktidar partisinin kampanyaya taşıdığı iddialar ‘aya yol yapımı’ gibi gerçeklere hiç mi hiç uymayan vaatler mi?

Partiye/partilere oy vermek için insanların mantıklarını terk etmeleri mi gerekiyor?

Liderlere onların hoşuna gidecek övgü anlamı taşıyan sözler söylenmesi bizim tarihimizde rastlanan bir gelenek. Ancak o tür sözlerin söylendiği dönemleri geride bıraktığımızı düşündüğümüz, özellikleri farklı bir asırda yaşıyoruz. Bu asrın en önemli özelliği, insanların, kendilerine sunulan her görüşü sorgulama ihtiyacı duymalarıdır. Kiminin ‘akıl çağı’ dediği rasyonel bir dönem bu dönem.

Yoksa kimilerinin iddia ettiği gibi ‘post-gerçek’ ve ‘post-akıl’ çağı başladı da yeni çağ ilk bizi mi etkisi altına aldı?

Siyasette, özellikle de seçim kampanyaları sırasında, adaylar ile partilerin mübalağalı sözler sarf etmeleri, normal zamandan biraz farklı davranmaları adettendir; bunu yadsıyacak değilim. Ancak mübalağanın da bir sınırı var. ‘Aya dört şeritli yol’ yapımı gibi sürrealist ve akıl-dışı bir propaganda malzemesi herhangi bir parti tarafından gündeme sokulduğunda, muhatap alınan insanların teker teker ve kitle halinde, buna itiraz etmesi beklenir.

İtiraz yerine böyle bir iddiaya inanılacağının ileri sürülmesi bu iddiayla ilintilendirilen aday ve partisi için bir övgü vesilesi olamaz.

Vatandaş bunu hangi niyetle söylemiş olursa olsun, bir bakanın cümleyi kendilerine yönelik bir övgü sayması, bunu kendisine saklamayıp bir önemli hizmetin başlangıç töreninde konuşurken bütün Türkiye ile paylaşması o cümle üzerinde düşünmeye bizleri zorluyor.

Beni zorladı işte.

  • Abone ol