SAKIP SABANCI YAŞASAYDI ŞÖYLE DERDİ; "VAAAHH BENİM MEMLEKETİM VAAAHH"

Ne yazık ki heyecanlı ya da umutlu değilim. Zira "Nasıl olsa bir sonraki seçimde başa gelecek olan bu caddeyi yine değiştirecek" havasındayım... Gelişmeleri malesef üzüntüyle takip ediyorum. Bu satırları yazmamakta çok direndim. Lakin günlerdir İstanbul Caddesi'yle ilgili duygularım yaşama olan tutkumu da zedeledi. Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.

Ayrıca bu işin partisi purtisi falan da yok. Diğer partiler de olsa fark olmayacaktı. Düzce gibi bir yerde idarecilik zor. Sayın Başkanın da malesef elinde olmayan sebeplerle bu oyuna geldiği kanaatindeyim.

Çünkü bakanlık yapmış bir isim bu tür oyunlara gelmez. Gelirse etrafındakilerde problem var demektir.

Bir caddeyle her gün makyaj yapar gibi oynamak hizmet değildir! İsraftır!

Personelin vaktini boşa harcamaktır! Malzemeyi boşa harcamaktır! Gelirleri boşa harcamaktır!

Bunlara kim sebep olduysa büyük vebal içinde olduklarını bilmeliler!

Hele hele aynı partinin silsilesi olan bir şehirde her gelen reis bir öncekinin izini kaybederse vatandaşa seçim döneminde malzeme verilmiş demektir.

Ve size şöyle derler; "Madem altyapı yoktu, sizden öncekiler neden yapmadı? Veya hazır yapılmış altyapıyı neden bozuyorsunuz?"

Yazacak çok şey var.

Lakin henüz ortada bir kent görünümü bile yokken bu neyin estetiği?

Diyelim estetiği yaptınız. Peki, arka sokaklar ne olacak?

Lütfen, lütfen, lütfen !!

İstanbul Caddesi'ne dokunmayın !

  • Abone ol