İlk akşam ve tam ortasında olmak üzere iki kez Kalıcı Konutlardaki Ramazan Sokağına gittim. Zabıtalar çekirdek çitleyip yürüyor, sahnedeki gurup o muhteşem ilahiyi dahi ucuz bir arabesk şarkı gibi seslendiriyordu, inanamadım.

   "Bu dünya fanidir sakın aldanma

   Mağrur olup tac-u tahta dayanma

   Yedi iklim benim deyu güvenme

   Uyan ey gözlerim gafletten uyan

   Uyan uykusu çok gözlerim uyan"

   Der ilahi ve Sultan III. Murad' a aittir. Özellikle bu kıtasını seçtim paylaşmak için. O muhteşem sözler ve beste nasıl yerle bir oldu anlatılmaz.

   Ramazan Sokağına giriyorsunuz heryer yiyecek, içecek, oyuncak, kıyafet, çil çil para arzusu, alışveriş...

   Millet sürekli yiyiyor, inanılır gibi değil. Sürekli, sürekli... Sahnede ufak bir iki etkinlik, çimenler insan dolu.

   Ramazan ruhu ölmüş bu sokakta da Fatiha okuyanı yok.

   Ne oldu, bu nasıl bir baştan savma iş.

   Orada Ramazan Ruhu değil ticaret ruhu hakim.

   Üstelik o bile basit, düzensiz...

   O güzelim kültür nasıl da yozlaştırılmış.

   Oraya gittiğimde Ramazan Sokağına yakışan birkaç şey gördüm.

   Evet sadece birkaç şey.

   İlki Ebru yapabildiğiniz stand

   Yanındaki hat sanatçısı

   Ve biraz ilerideki macuncu.

   Eee tabi standları o kadar paraya kiralarsanız millet para kazanma derdine düşecektir.

   Günah be!

   Resmen cinayet, içi boş çocuklar yetiştiriyoruz.

   Bu muhteşem ayı anlatan bir program nasıl yapılamadı?

   Yapılamadı değil aslında ciddiye alınmadı.

   Gerçekten baştan sağma ve halkı aşağılayan bir etkinlik.

   “Bu yeter buraya” denmiş resmen.

   Sorarlar adama! İnek görmedin dışkısına da mı basmadın?

   İftar sahur programı yap, uydudan adımızı duyuruyoruz de... Havamız dışarıya yani. O da güzel evet. Ancak, içeriyi beslemek gerekmez mi?

   Sen mutfak masasını, evin kütüphanesini boş bırakıyorsun, evin dışını kaplıyorsun.

   Bu Düzce'nin reklamını yapsan ne olur? İçi boşaltılan bir halk var. Boşa harcanan reklam giderin var, benden demesi. İnsan sorguluyor, reklamı yapılan ne? Düzce'ye mi, yoksa şahsa mı?

   Büyük hayal kırıklığı...

   İnanın ben şu halimle çok daha iyisini yapardım. Çünkü Düzce'de bu işi kim yapar, Düzceli'ye ne yakışır, ne ister bilirim.

   Ne acı ki Düzce'yi sosyal alanda geliştirmeyi hedefleyen ve ilk döneminde bunu başaran bir başkan liderliğinde.

    Bir Düzceli olarak derhal bu saçma sokağın adam edilmesini talep ediyorum. Ramazan bitti deyip geçemezsiniz, çok zor değil. Son günler de olsa sizin o saman kafa yerine koyduğunuz halk, gerçek bir Ramazan Sokağını hak ediyor.

   Başkan, az bi Düzce'ye bakar mısınız?

  • Abone ol