“Dört Anlaşma” Don Miguel Ruiz'e ait bir kişisel gelişim kitabı. Bu kitap Toltek bilgelik öğretilerini anlatan bir kitap. Ve kendimizle yapmamız beklenen dört anlaşmadan bahsediyor. Bakın onlar neler?

   -Kullandığımız sözcükleri özenle seçin

   -Hiçbir şeyi kişisel algılamayın

   -Varsayımlarda bulunmayın

   -Daima yapabildiğinizin en iyisini yapın.

   Bu kitabı kuzenimle okuyup, bitirdik. Sesli okumalar yaptık, üstüne düşüncelerimizi paylaşarak sayfaları çevirdik. Yüzde yüz muhteşem bir kitap değil tabii ancak size ait çok şey çıkıyor kelimeler arasında. Bu tarz kişisel gelişim kitaplarını okudukça, sonumuz ne olacak diyorum… Çünkü geliş geliş nereye kadar gidersen git, en çok karşındakinin anladığı kadarsın. Bazen çok boş geliyor.

   İntihar eden adam geldi aklıma bu dizeleri yazarken. Hani kendini videoya çekip nedenlerini anlatan pırıltılı gözlü, beyaz tenli üzülmüş adam. Onun konuşmasını dinlerken gözlerinin ne kadar parladığına takıldım kaldım. Verdiği kararı anlatma biçimine ve son ana kadar kendine duyduğu saygısına. Hadi oradan diyenleriniz vardır tabi şu anda bana. İntihar eden biri kendine saygı mı duyar?

   Duyar… Evet duyuyordu o. O yüzden gitmek istedi gitti. O videoyu çekip herkese açık paylaşmasaydı iyiydi ancak yaptı. Çocuklarımızı korumak da bize düştü yine. Sorumsuzca bir davranıştı Mehmet'in yaptığı. Kendisi hep şikayetçi olduğu düşüncesizce bir tavrı sergilemişti farkında olmadan. Çünkü çocuğu yoktu.

   O diyor ki vedasında; “Hayatım boyunca hep nazik bir insan olmaya çalıştım.”

   Çok iyi anladım…

   O yüz yüze gelse iletişim kurmayacağı ya da kuramayacağı milyonlarca insan tarafından anlaşıldı.

   “So long and thanks for all the fish”

   ve gitti….

   Anlayan anladığı kadarla kaldı.

   Hep öyle olmuyor mu?

  • Abone ol