Referandumun hemen ardından iki ana konu işledim:

1- Referandum sürecinde toplumda beklentiler normla ötesi yükseltildi. Adeta “herkes uçmayı bekliyor” dedim.

2-Referandum sürecinde bu sefer sadece siyaset kurumları vaatlerde bulunmadı. Kamusal-yarı kamusal ve özel STK’larda topluma aşırı vaatlerde bulundu ve güvence verdiler. Mesela İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar bile referandum geçerse, yeni düzende bizi bekleyen güzel günleri anlattı. Veya MÜSİAD Başkanı Nail Olpak bile adeta “uçacağız” demeye getirdi.

Artık oluşan ortamda tabiri caiz ise herkes uçmayı bekliyor.

***

Dün Merkez Bankası ‘Haftalık para banka’ verilerini açıkladı. 21 Nisan-28 Nisan haftasında yabancı para (YP) mevduatları adeta patlamış. YP mevduatlarının 196 milyar 929 milyon dolara çıkmış olduğunu gördük. Tabiri caiz ise herkes dolara koşmuş, dolar alan alana bir hava olmuş.

Kim almış dolarları?

-2 milyar 920 milyon dolar gerçek kişiler

-1 milyar 43 milyon dolar tüzel kişiler (kurumlar)

-2 milyar 513 milyon dolar yurt içi bankalar

-590 milyon dolar katılım bankaları

Bu sonuçla yılbaşından bu yana yabancı para mevduatları tam 23 milyar 669 milyon dolar artış göstermiş oldu. Bu artışta gerçek kişiler 7.044 milyar dolar, tüzel kişiler 6.745 milyar dolar ve yurtiçi bankalar 5.365 milyar dolar alırken, katılım bankaları da 1.060 milyar dolar alım yapmışlar.

Yerli yatırımcılar nerede ise tüm alımlarını dolar olarak değerlendirirken, yurtdışında yerleşik bankalar 3 milyar 147 milyon dolar karşılığı euro almışlar. Böylece toplamda 23,7 milyar dolar, TL’den dövize geçiş yapmış oldu. En yüksek döviz alımı da geçen hafta yaşanmış oldu. Ve yabancı para mevduatı ülkemizde rekor kırarak en yüksek seviyeye çıktı.

HAZİNE DOLAR ARIYOR

Hazine, 18 Ocak 2017’de %6,15 getirili tahvil ihracı ile yurt dışından 2,0 milyar dolar borçlandı. İhaleye hazine açıklamasına göre 3 katı talep gelmişti. Tahvilin yüzde 49’u ABD’ye, yüzde 26’sı İngiltere’ye satılmıştı.

Hazine, 16 Şubat 2017 tarihinde de 4 katı talep gelen ihalede 1 milyar 250 milyon dolarlık tahvil satışı ile dış borçlanmaya gitmişti. Bu satışında yüzde 45’i İngiltere’ye ve yüzde 21’i ABD piyasasına gitmişti.

Hazine, dün kamuoyuna yaptığı açıklamada yeni bir dış borçlanma için Citigroup, Deutsche Bank ve Goldman Sachs´a yetki verdiğini açıkladı.

Borçlanma programına göre Hazine, mayıs ayında 1,7 milyar dolar dış borç ödemesinde bulunacak. Haziran ayında ise 1,3 milyar dolar ödeyecek olan hazine, asıl dış borç ödemesini Temmuz ayında 10,1 milyar dolar ile gerçekleştirecek. Böylece hazine üç ay içinde 13,1 milyar dolar dış borç ödemek zorunda kalacak.

YABANCI DÖVİZ GETİRİYOR

Geçen hafta 7,1 milyar dolar artan yabancı para mevduatına karşılık, yabancılar 129,4 milyon dolarlık hisse senedi,739,4 milyar dolarlık devlet iç borçlanma senedi ve 30 milyon dolarlık özel sektör tahvili aldılar. Böylece sadece sıcak para olarak sadece bir haftada Türkiye’ye 898,8 milyon dolar gelmiş oldu.

Kısaca yabancılar ülkemize döviz getirirken, yurt içi yerleşikler lira satıp döviz aldılar. 2013-2017 yılları arasında haftalık bazda en yüksek dolar alımı geçen hafta yaşandı. Daha önce 15 Mayıs 2015 haftasında 5,6 milyar dolar, 11 Ocak 2013 haftasında 4,6 milyar dolar, 01 Mayıs 2015 haftasında 4,5 milyar dolar yabancı para mevduatlarında artış yaşanmıştı.

Buna karşılık 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi hemen ardından 9,4 milyar dolar bozduran Türk halkı, hemen sonraki haftada da 4,9 milyar dolar daha bozdurmuştu. 15 Temmuz hain girişime karşı döviz bozduran Türk halkı, referandum sürecinin  başladığı bu yılın Şubat ayından 28 Nisan gününe kadar tam 23 milyar 202 milyon dolar alarak satılan tüm dövizleri geri aldığı gibi, artık fazladan da döviz alımı yapmış oldular.

Sanırım rakamlar bazı işaretler söylüyor. Ekonomide bazı önlemler alarak piyasaya derhal güven vermek gerektiği çok açık. Mevcut açıklamaların bu güvende yeterli olmadığı da galiba döviz alımlarından anlaşılmış olsa gerek.

KARAR VE İSRAİL GAZI MESELESİ

Bizler Karar gazetesinde her adımda İsrail anlaşmasının perde arkasını ve gelişmeleri aktarmaya çalışıyoruz. Sanırım şu anda iç siyasette de önemli tartışmaların perde arkasında bu İsrail anlaşmasının etkileri yaşanıyor.

Evet, İsrail ile anlaşma oldukça yaklaştı. Bir yıl kadar önce yapılan ön görüşmelerde anlaşmanın bu yıl olması hedeflenmişti. Ve anlaşma sağlandıktan sonra 2019’da İsrail gazı Türkiye üzerinden pazara açılmış olacaktı.

Benzer anlaşmayı Ürdün ile imzalayan İsrail’in önünde oradaki gösteriler iyi bir ders olsa gerek. Sanırım aynı olayların yaşanmaması için Türkiye’de de kamuoyu İsrail anlaşmasına hazırlanıyor. Burada tek sorun ise, açıklamaların İsrail makamlarınca yapılıyor olmasıdır. Henüz Türkiye’de anlaşmayı yürüten enerji sektörü yetkililerinden detaylı bir açıklama gelmedi. Umarım şeffaflık içinde bir süreç yürütülür ve herkesin her şeyden haberi olur.

  • Abone ol