Tarihi gelişmelere hiç girmeyeceğim.

İspanya’dan Osmanlı topraklarına nasıl davet ettiğimizi, sonra tarihi ilişkilerin nasıl seyrettiğini bir ekonomi yazısında anlatacak değilim. Dış politika ve ekonomi iç içe geçmiştir. Hatta dış politikada çatışma yaşadığımız bir çok ülke ile ticaretimizin devam ettiğini görürsünüz. Bu durum sadece bize özgü değildir; bütün dünyada böyledir.

Fatih Sultan Mehmet bile İstanbul’un fethinde Bizans’a yardım eden Galata Kolonisine fetih sonrası imtiyazlar vermiştir. Savaş meydanlarında yenilen bazı düşmanlara ekonomik imtiyazlar verilmesi de sadece bize özgü değildir. Dünyanın bir çok yerinde böyledir.

Yeter ki, ilişkiler şeffaf ve toplumun bileceği şekilde gelişsin.

***

Hatırlarsanız bir süre önce ülkemizde siyaset sahnesinde bazı tartışmalar yaşanmıştı. Yok “İslamcılar” orada olmasın, yok burada yerleri yok gibi...Mavi Marmara’daki manyaklar gibi...

Not: Bir Mavi Marmara gazisi olan Mediha Olgun şu anda göz altında... Kendisine İsrail tarafında yapılmadık işkence kalmamıştı.

Ben bu tartışmanın perde arkasında hep İsrail gelişmelerini aradım. Çünkü İsrail ile benzer anlaşma imzalayan Ürdün’de epeyce bir gösteri olmuştu.   

Neydi o anlaşma?

Tabii ki, doğalgaz anlaşması...

Biliyorsunuz... İsrail deniz sahasında doğalgaz buldu. Şimdilik 900 milyar metreküpten fazla bir rezerv var. Bu deniz sahasının ise Filistinlilere ait olduğu belirtiliyor. Tabii ki, silahı ve gücü olan hukuk-adalet dinler mi?

Peki, Türkiye bu işin neresinde?

Karar Gazetesi’nde İsrail ve doğalgaz konusunda çokça habere rastlayabilirsiniz. Bu haberlerin nerede ise tamamı İsrail kaynaklı. Onca görüşmeye rağmen Türkiye tarafından elle tutulur bir haber-açıklama gelmiyor.

İsrail tarafından yapılan açıklamalara göre bu anlaşma “siyaset üstü” olacak. İsrail gazı Kıbrıs-Türkiye üzerinden dünya piyasasına açılacak.

İsrail enerji piyasasında köprü ülke Türkiye olacak.

İşte bu aşamada Kıbrıs’ta çözüme ulaşılması gerekiyor. Yaklaşık 1,5 yıldır el altından hızlandırılan Kıbrıs görüşmeleri de bu yüzden yapılıyor. Bir an önce çözüm bulunmalı ve Kıbrıs üzerinden İsrail gazı Türkiye’ye gelmeli.

***

Buraya kadar bir sorun var mı?

Bence tek sorun var. Bu gelişmeler Türkiye’de de kamuoyu ile paylaşılmalı. Hatta bazı noktalar tartışılabilir ve daha avantajlı olabiliriz. Ama maalesef  Türkiye’de İsrail ile el altından süren enerji işbirliği anlaşmaları hakkında kamuoyuna bir bilgi verilmiyor. Biz de haberleri İsrail tarafının açıklamaları ile kamuoyuna aktarabiliyoruz.

Oysa aynı esnada ülkemizde hiç alakası yokmuş gibi görülen başka tartışmalar yaşanabiliyor. Yukarıda değindiğim “İslamcılar” gibi...Gördüğünüz gibi aslında bu tartışmanın arkasında İsrail ile süren işbirliği çalışmaları çok önemli rol oynuyor.

***

Şimdi gelelim son günlere....

Geçen hafta Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), birden ve doğru dürüst kimsenin (mesela benim- davet veya toplantı bilgisi hiç gelmedi) haberi olmadan İsrail’e adeta iş adamı çıkarması gerçekleştiriyor. Bazı markalar (isimlerini burada yazmayacağım) İsrail’de pazar kapmak için yarışıyor. TİM ise İsrail ile dış ticareti artırmak için önemli girişimlerde bulunuyor.

Açıkçası benim aklıma ilk gelen şu oldu: Enerji alanında süren işbirliği anlaşması yaklaşınca, bu sürece ülkenin diğer kurumları da eklemlendirilerek, işbirliğinin sadece enerji alanında olmadığı örtülmek isteniyor. Açıkçası bu düşüncemin ne derece doğru olduğunu ben de bilmiyorum.

Ama dün bir başka haber daha geldi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) bugün teknoloji gelişimi için İsrail ile iş birliği fırsatlarını ele alacak bir toplantı düzenliyor.  Toplantıya Türkiye ve İsrail iş dünyasından isimlerin katılacağı açıklandı.

Hadi hayırlısı....

***

Şimdi kısa bir tekrar ve özet yapmak istiyorum.

İsrail ile uzun süredir el altından ve siyaset üstü enerji anlaşması görüşmeleri sürüyor. Bu süreçte anlaşma tarihi yaklaştıkça ülkemizde hiç alakası yokmuş gibi görülen başka tartışmalar ortaya çıkıyor.

Son olarak ise Türkiye’de ticaretin başka kurumları birden İsrail ile işbirliğinin önemini keşfediyor. Davetler, görüşmeler ve toplantılar başlıyor.

Ben de merak ediyorum. Nerede çıktı şimdi bu İsrail aşkı...Bari biraz bilgi verin de öğrenelim. Ve de topluma olayları aktaralım.

Perdenin önünde düşman kesilip, perdenin arkasında süren iyi ilişkileri Türk Milletinin bilmeye hakkı olmalı. Aksi halde hala İsrail’e farklı duygular besleyenler olabilir.

GSM dolandırıcılığı

Bir dönem bıkmadan usanmadan bankaların hesap oyunlarını yazardık. Bankada hesaba para yatırmanın bir mükafat olmadığını, adeta bir ceza haline dönüştüğünü işlerdik. Çünkü bazı bankalar olmadık masraflar gösterip, hesaptaki paralara resmen el koyarlardı.

Şimdi benzer durum GSM şirketlerinde (bazı) yaşanıyor. Dolandırıcı şirketlerle anlaşma yaparak resmen telefon aboneliğini dolandırıcı aboneliğine çeviriyorlar. Kısa mesaj yollayarak veya irade dışı bir tıklama ile telefon faturalarına eklemeler yapıyorlar. Saygın bir meslek ne hale geliyor? Hayretle izliyorum.

  • Abone ol