Bir yılda ülkemizde mal ve hizmet fiyatları yüzde 11,72 arttı. Şahsen mayıs ayıyla birlikte enflasyonun yüzde 12,0’yi aşmasını bekliyordum. İstanbul’daki giyim fiyatlarındaki artış Anadolu’yu o kadar etkilememiş...

Peki giyim fiyatları çok mu arttı? Hayır...

Mevsimsel etkisi olan bir sektör. Mayıs ayında giyim-ayakkabı fiyat artışı yüzde 5,97 ama yıllık artış daha düşük (%3,15). Bu sektör yaza başlarken ve kışa girerken zam yapar, sonra da bu zamlardan sürekli indirime gider.   

Ama asıl fırsat zammı başka yerde.

Mesela sağlık.

Yıllık fiyat artışı %13,29’a ulaştı. İyi ki, normal doğum için öneri geldi. Fırsatçılar son bir yılda normal doğum ücretlerine tam %23,05 zam yapmışlar. İki yıl önce normal doğum ila sezaryen arasında fiyat farkı yüzde 25’di. Son zamlarla bu fiyat farkı yüzde 15,0’e kadar düştü. 

Piyasa sadece kapitalizmin arz-talep dengesinde keşke oluşsa. Bir malın fiyatını belirleyen unsurlar keşke sadece arz ve talep olsa. Veya maliyet ve makul kar oranları fiyatların belirlenmesinde baş rol oynasa.

Mesela ramazan aylarında oluşan fiyat değişimlerine iyi bakın. Bir de ürün miktarı ve maliyetlere bakın ve fiyatları ona göre değerlendirin.

Şimdi size et fiyatları hakkında kısa bilgi vereyim: Ramazanın gelmesiyle birlikte dana eti mayıs ayında %3,10 zamlandı. Koyun eti de %4,11 arttı. Pirzola et artık büyük marketlerde 99,0 lira.

Kısaca ramazanın, sütünden olmasa da etinden epey faydalanılıyor...

Ülkemizde son 3 yılda toplam fiyat artışı%28,7. Oysa aynı dönemde dana eti %55,1 ve kuzu eti %54,5 zamlandı. Kültür sığır fiyatı %74,3 ve melez sığır fiyatı ise %77,1 arttı. Merinos koyun ise %35,1 artarken, yerli koyun fiyatı ise %44,1 zamlandı. Kesilen hayvan sayısı ve et fiyatlarındaki artışa bakınca “evet, ciddi zenginleşmişiz” diyebiliyoruz. TÜİK verilerine göre 2008 yılında 1,7 milyon hayvan kesilip, 370 bin ton et bize yetiyordu. Geçen yıl 3,9 milyon hayvan kesildi ve 1 milyon  59 bin ton et fiyat artışının önüne geçemedi.

Ramazan ayı gelince sadece et fiyatları mı arttı?

Elbette hayır.

Bakınız Hamide Hangül geçen hafta perşembe günü KARAR’da bir haber hazırladı. “Ramazan’da bir haftada fiyatlar uçtu” haberine göre sadece 1 haftada; çilek %17,6 - elma %16,7 - erik %25,0 - karpuz %22,2 - kiraz %25,0 - nektar şeftali %33,3 - bakla %42,9 - bezelye %28,6 -domates %7,7 - göbek salata %16,7 - patates %40,6 zamlanmıştı.

Bakınız bu ürünlerin çok büyük kısmı, bu aylarda tarla ürünlerinin gelmesi ile fiyatı düşen ürünler. Nitekim mayıs ayının ilk 3 haftasında bu ürünlerin büyük kısmının fiyatı düşmüştü. Ne zaman ki ramazan geldi, fiyatlara yeniden zam yapıldı. Ne de olsa bereket ayı...

Dün, TÜİK mayıs ayı enflasyon verilerini açıkladığında gördük ki, gıda fiyatları düşmüş; ama çok az. Geçen yıl mayıs ayında %1,64 gerileyen gıda fiyatları, bu yıl mayıs ayında %0,55 düşmüş.Bu nedenle domates geçen yıl mayıs ayına göre hala %109,9 daha pahalı. Biber %49,8, patates %61,4, nohut %60,4 daha pahalı satılıyor. 

Beni en fazla etkileyen ürünlerden biri de ‘gazlı içecekler’ oldu. Maden suyuna, gazozlu içeceklere ve kolaya ramazan zammı gelmiş. Maden suyu ve sodası %4,54 - meyveli gazoz %6,61 ve kola %4,46 oranında sadece bir ayda zamlanmış oldu. Ramazan bereketini ve zammını gösteren en önemli olay galiba zam şampiyonunda gizli. Mayıs ayında kur fiyatları düşmesine rağmen zam şampiyonu umre fiyatları oldu. Geçen yıl ramazanda da 3 bin 523 liradan 4 bin 157 liraya yükselen umre gidiş ücreti, bu yıl ramazanda 3 bin 959 liradan 5 bin 154 liraya yükseldi. Geçen yıl yüzde 18 zamlanan umre gidiş ücreti, bu yıl 30 zamlandı. Ama asıl önemli nokta şu olsa gerek: Geçen yıl kurlar artıyor, lira değer kaybediyordu. Oysa bu yıl tam tersine, lira değer kazanıyor. Yani umre gidiş ücretinin düşmesi gerekiyordu.

Olmadı

Zam fırsatını hiç kaçırmıyoruz.

Bende soruyorum: Bereket mi; yoksa zam mı? Hangi çalışana ramazan zammı yapılıyor? Bu yıl %8,0 zam yapılan asgari ücretin %6,2’si şimdiden gitti bile. Kime bereket, kime zam?

  • Abone ol