Eskiden çok uzun yıllar hayatımızda değerlerin ifadesi çift haneydi. Mesela zamlar çifter çifter gelirdi. Piyasada finansal oranlar da çift haneydi.

Dün açıklanan enflasyon ve kamu personel zamları bizi yeniden çift haneye taşıdı. Enflasyon farkıyla beraber memurlara yılın ilk altı ayı için verilen %3,0 maaş zammına, ikinci altı ay için de %4,0+2,92 zam verilecek. Böylece Memur maşları 2017 yılında toplamda %10,13 artmış olacak.

Benzer bir adım da kamu işçileri için de atıldı. Dün Sayın Başbakan açıkladı. Yaklaşık 200 bin kamu işçisi 2017 yılında %5,0 +7,5 zam alacak. Böylece kamu işçileri de toplamda %12,88 maaş zammı almış olacak.

Açıklanan veriler beni eskilere taşıdı tabii. Bende 2004 yılında ödenen maaşlara baktım. Tablo şu şekildeymiş:

2004 yılı kamu personel maaşları (Ocak-Mayıs)

Memurlar: 9 milyar 419 milyon lira

İşçiler: 1 milyar 387 milyon lira

2014 yılına bakalım (Ocak-Mayıs)

Memurlar : 38 milyar 148 milyon lira

İşçiler: 3 milyar 521 milyon lira

2017 yılında ne ödenmiş? (Ocak-Mayıs)

Memurlar: 53 milyar 287 milyon lira

İşçiler: 6 milyar 282 milyon lira

Aradan geçen yıllarda (2004-2017) toplam fiyat artışı (enflasyon) yüzde 190. Ama kamu personel giderleri 10,8 milyar liradan, 55,4 milyar liraya yükselmiş.

Bir toplumun gelecek hayalinin neden ve nasıl KPSS’ye hapsedildiğini anlamak için fazla söze gerek var mı? Özel sektörde yılda iki kez zam yapan bir kurum hiç duydunuz mu?

YABANCI AYRIMCILIĞI

Yabancı yatırımcı çekmek için çok uğraşıyoruz. Ayrıcalıklar, kolaylıklar, indirimler vs vs.. Acaba bunların küçük bir kısmını yerli yatırımcılar için de sağlayabilir miyiz?

GSM sektörüne bakın...

Türk Telekom+Avea, Turkcell ve Vodafone, 2009-2016 yıllarında 201 milyar lira hizmet geliri elde etmişler. Bu gelirlerinin de 46 milyar 688 milyon liralık kısmını yatırım olarak geri hizmete aktarmışlar. Son büyük ihale 4,5G’de oldu; sırada 5G var.

Acaba bu şirketler yatırımlarının yüzde kaçını yerli KOBI’lerden sağladılar? Bazı noktalarda öyle kritik adımlar atılarak KOBI’lerin önü tıkanıyor ki? Mesela teknoloji alanında yerlilik kriteri olarak öyle bir belgesi isteniyor ki, hiç sormayın. Bu ülkede yerli olduğunu belgelemek için bile bir KOBI’den 80-100 bin lira para istenebiliyor. Ben yeniden KARAR Gazetesinde Hamide Hangül’ün hazırladığı “5G’de yerlilik Huawei’ye kaldı” haberini okumanızı önereceğim. Bilgi Sistemleri CEO’su Bekir Sami Nalbantoğlu hayati bilgiler aktarıyor.

Hatırlayın, bizler KARAR Gazetesinde yine bir çok büyük kamu ihalesinde yabancı malların tüketildiğini haberleştirdik. Mesela 3. havalimanı inşaatı ne kadar yerli? Trenler, metrolar ne kadar yerli?

Sayın Cumhurbaşkanımız bu tıkanıklığa dikkat çekerek “Gerçekleşecek projeler arasında kendi firmalarımızı, milli kuruluşlarımızı tercih etmek durumundayız” demek zorunda kalıyor.

SAĞLIK FİYATLARINA DİKKAT!

Herkesin dikkati nedense tek noktaya odaklanıyor. Enflasyonda ağırlığı nedeniyle ve de alt gelir gruplarını etkileme gücü sebebiyle hep gıda fiyatlarına dikkat çekiyoruz. Ama diğer noktaları unutuyoruz.

Mesela son 5-6 yılda sigorta sektöründe yaşanan fiyat artışı muazzamdı. Ben bugün bir diğer sektöre dikkat çekeceğim. Sağlık hizmetlerine...

Şu anda son 1 yıllık genel fiyat artışları %10,90; sağlık sektöründe fiyat artışı %12,66.

Son 2 yıllık genel fiyat artışı %19,37; sağlık sektöründe fiyat artışı %23,71. Ama bazı ürün ve hizmetlerde çok ciddi artışlar yaşanıyor. Neler mi?

Son 1 yılda normal doğum ücreti %23,5 artarken, 2 yıllık artış oranı %43,9’a varmış. Sahi normal doğum maliyeti neden arttı? Bu arada sezaryen doğum ücreti de 1 yılda %16,5 artarken, 2 yılda %34,7 artış göstermiş.

Galiba bu ülkede artık doğumlar çift taraflı sancılı hale geliyor.

Başka ne artmış?

Ameliyat ücreti %20,2 artmış. Diş dolgu ve çekimi yüzde 15-16 artmış. İlaç ücretleri yüzde 17,0 artmış. Ama bunlara karşılık geçen yıllar çok fazla artan emar, röntgen, ultrason gibi hizmet fiyatları daha sakin seyretmiş. Hatırlarsanız bu hizmetlerdeki 2013 sonrası hızlı artışı da KARAR olarak gündeme taşımıştık.

Bu arada enflasyon sepetinde dikkatimi çekti. Yaz aylarında rekor sıcaklara rağmen bu sefer klima ücretlerinde bir artış gözlemedim. Geçen yıl çok fazla zam yaptıkları için galiba. Olay şöyle: 2015’den 2016 yılına bin 438 liradan bin 876 liraya yükselen klima ücretleri bu yıl bin 928 lirada kalmış.

Son olarak köprü ve otoyol ücretleri hakkında bir şeyler söylemek isterdim. Ama baktım ki, TÜİK hesaplarına hala yeni köprü ve otobanları dahil etmemiş.

Kısaca TÜİK’e göre Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli yok... Çünkü fiyatlar hala eski iki köprü ve eski otoban fiyatlarını içeriyor. Bakalım TÜİK yeni köprü ve hizmetleri ne zaman kayda geçirecek? 

  • Abone ol