Dün, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Temmuz ayı ihracat verilerini açıkladı.

Temmuz 2017 : 11.474 milyon dolar

Temmuz 2016 :  8.472 milyon dolar

İhracat artış oranı %31,2. Bilmem kaç yılın en yüksek artışı. İyi ama şu veriye de bakmak gerekmez mi?Temmuz 2015 ihracatı: 11.129 milyon dolar. İki yıl öncesine göre ihracatımız sadece %03,1 artmış. Temmuz 2015’de dolar/TL kuru 2,70 civarında. Bu yıl ise kur 3,55 civarında. İki yıl önceye göre kur yüzde 31,5 artmış ama ihracat sadece yüzde 3,1 artıyor.

Bence sorulacak çok soru var.

***

Haziran ayında ülkemize gelen turist sayısı yüzde 43,01 arttı. Gelen turist sayısı ise 3 milyon 487 bine çıktı. Yılın ilk altı ayı itibariyle gelen turist sayısı yüzde 14,05 artışla 12 milyon 250 bine ulaştı.

Çok güzel.

2015 yılı ilk altı ayında ülkemize  gelen turist sayısı 14 milyon 895 bin kişi. Yani yüzde 14,05 artmış görülen turist sayısı, iki yıl önceye göre hala yüzde 17,76 daha az.

Hatta iki yıl önceye göre Avrupa’dan gelen turist sayısı yüzde 43,6 daha düşük. Ocak-Haziran 2015’de Avrupa’dan gelen turist sayısı: 6 milyon 183 bin. Ocak-Haziran 2017’de Avrupa’dan gelen turist sayısı: 3 milyon 490 bin.

Avrupalı turistte kayıp oranı yüzde 43,6

İşin daha farklı boyutu var. TÜİK verilerine 2017 yılının ilk altı ayında veriler şu şekilde;

Turist sayısı: %8,8 arttı

Turizm geliri: %2,9 azaldı

Kişi başı harcama: %10,8 düştü

Aynı verileri 2015 yılı ilk yarısı ile karşılaştıralım:

Turist sayısı: %14,8 azaldı

Turizm geliri: %30,3 geriledi

Kişi başı harcama: %18,2 düştü

İşin özeti mi?

Dün KARAR’da haberimiz gerçeği gösteriyor: Hem sayı düşüyor hem de turistimiz bile fakirleşiyor.

***

Peki hiç mi iyi işaret yok? Elbette var. Mesela Almanlar Mayıs ayında gelmedi ama Haziran ayında gelmişler. Onca krize rağmen yılın ilk 6 ayında ülkemize tam 1 milyon 247 bin Alman turist gelmiş.

Ocak-Temmuz döneminde geçen yıl Almanya’ya 7 milyar 818 milyon dolarlık mal satmışız. Bu yıl aynı dönem sattığımız mal tutarı yüzde 6,1 artışla 8 milyar 293 milyon dolara çıkmış. Hatta Temmuz ayında bile Almanya’ya satışımız 944 milyon dolardan 1 milyar 206 milyon dolara yükselmiş.

TEKSTİL-GİYİM SORUNU

Son bir kaç aydır özellikle tekstil-giyim sektöründe yaşanan soruna dikkat çekiyorum. Yılın ilk 7 ayında ihracatımız yüzde 10,7 artışla 88 milyar 926 milyon dolara çıktı. Fakat aynı dönemde tekstil-giyim ihracatımız yüzde 1,5 kayıpla 14 milyar 267 milyon dolara geriledi.

Dün Bursa’dan 25 ayrı ülkeye ihracat gerçekleştiren bir firma sahibi “Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye  baskı ve ekonomik ambargo yaptığını” açıklıyor. Yine dün KARAR’da yer verdiğimiz bir habere göre Avrupa Yatırım Bankası Türkiye kredilerini 1/4’e düşürdüğünü açıklıyor. Kısaca sektörel bazda sorunlar yaşadığımız çok kesin. Yaklaşık iki ay önce tekstil-giyim sektöründe ki bir işverene bu durumu sorduğumda; “Avrupa’dan ülkemize bu sektörde  gelişler azaldı. Pazar kaybı yaşıyoruz” demişti. Ama bu cesaretli açıklamayı sektörün bir yetkilisinden duymadım.

Tekstil-Giyim sektörünün birlikleri, dernekleri, örgütleri adeta konuşmama üzerine birleşmişler. Sektör can çekişiyor, onların açıklamaları “Türkiye uçuyor” şeklinde. Siz konuşmaz ve sorunları söylemez iseniz, kim konuşacak? Kim bu sorunları gündeme taşıyacak? Sahi, sorunlar bilinmez ise, çözümler nasıl bulunacak?

KAMERALAR AÇILSIN

Çorum-Osmancık’tan iki adet TEDES cezası geldi. Cezalar 60 KM’den daha düşük hıza kesilmiş. Hem de Süleyman Soylu ve Naci Ağbal’ın “tuzak” açıklamalarından aylar sonra geldi. Birini ödedim, diğerini anı olarak saklıyorum. Kuralsız ve vatandaşa tuzak kuran kameraya çok karşı olduğumu defalarca yazdım. Ama trafiği polisleri güneşin altına dikmekle denetleyemeyiz.

Konya Valiliği EDS kameralarını yeniden açmış. Kentte kaza ve ihlallerde büyük düşüş olduğunu söylüyor. Bence kurallar sağlam belirlenmeli; tuzak kuran varsa da cezasını o şirket-belediye ödemeli.

  • Abone ol