Haziran ayında yüksek teknolojik ürünlerin ihracattaki payı %5,5 oldu. Oysa geçen yıl bu oran %3,5 seviyesindeydi. 421 milyon dolarlık yüksek teknolojik ürün satışımız 691 milyon dolara yükseldi.

Yılın ilk altı ayı itibariyle ihracatımız 67,4 milyar dolardan 72,9 milyar dolara yükseldi. İhracatın içinde ki yüksek teknolojik ürünlerin payı ise, %3,5’dan %4,0’e yükseldi. Parasal tutar ise, 2 milyar 330 milyon dolardan 2 milyar 946 milyon dolara çıktı.

Yüksek teknolojik ürün ihracatımız bir önceki ay %2,5 iken Nisan ayında da %3,1 seviyesinde kaldı. Yani büyük buluşumuz ihracata ancak haziran ayında yansıdı.

***

Oysa yüksek teknolojik buluşumuz istihdam rakamlarında çoktan işaret vermişti. Geçen yıl mayıs ayından bu yıl mayıs ayına sanayi sektörü istihdamı hiç artmadı. Hatta imalat sanayi istihdamı 35 bin kişi azalarak 4 milyon 954 bin kişiye geriledi.

İstihdamı 35 bin kişi azalan imalat sektörü, yılın ilk 5 ayı itibari ile yüzde 3,0 üretim artışı gerçekleştirdi. Mayıs ayından mayıs ayına ise üretim artışı %3,8’e ulaşıyordu.

Kısaca daha az istihdam ile daha çok üretim yapar hale gelmiştik. Galiba böyle bir tablo artan teknoloji sayesinde daha verimli üretimden başka bir şey olamazdı.

***

Teknolojik buluşumuzun en net sonucu aslında GSYH hesabında görülmüştü. Sanayi üretim endeksi yılın ilk çeyreğinde sadece yüzde 1,7 artış gösterirken, imalat sanayinde bu artış yüzde 1,5 seviyesinde kalıyordu.

Dönemsel GSYH hesabında ise, sanayi üretimi yılın ilk çeyreğinde tam yüzde 5,3 artmıştı. İmalat sanayinde ise bu büyüme yüzde 5,1 seviyesinde gerçekleşmişti.

Galiba sanayi üretim endeksine yansımayan gizli teknolojik buluşumuz, GSYH hesabında ortaya çıkmıştı. Üretim endeksi reel olarak sadece yüzde 1,7 artarken, GSYH hesabındaki reel artış yüzde 5,3 olmuştu.

Ama dış ticarete yansıma nihayet Haziran ayında gerçekleşti. Ve yüksek teknolojik ürünler ihracatımız yüzde 5,5 seviyesine ulaştı.

Diyeceğimiz odur ki, inşallah bu buluşumuz veriler arası karmaşadan ibaret değildir. Yani gerçekten bir buluş yaptık ve ülkemiz büyüyordur. İnşallah geçen yıl milli gelir hesabında yöntem değişikliğine giderek, 720 milyar dolar olan GSYH’mızı kağıt üzerinde 861 milyar dolara çıkarmamıza benzemez.

Ne derler, havadan gelen havaya gidermiş.

İSTİHDAM BİLMECESİ

İstihdam verileri arasında fark epey arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre istihdam, yılbaşından bu yana 1 milyon 816 bin kişi arttı. Geçen yılın Mayıs ayından bu yılın mayıs ayına ise istihdam artışı 621 bin kişi.

Burada şu noktayı hatırlatalım: Ocak ayından sonra istihdam sayıları mevsimsel olarak artış gösterir. Mesela havalar ısınınca tarlasına çıkan çiftçi artık çalışıyor gözükür. Veya oteller açılınca turizmde işe başlayanlar artar. Yani mevsimsel artış yaşanır. O nedenle gerçek istihdam artışını geçen yılın aynı ayı ile karşılaştırırız.

Şimdi yeniden TÜİK’in istihdam verilerine dönelim. Ocak-Mayıs döneminde artan istihdamın 726 bin kişisi kayıtlı çalışanlardan oluşuyor. Çünkü tarımda çalışan 684 bin kişinin tam 661 bin kişisi kayıtdışı çalışanlardan oluşuyor.

Gelelim Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına. Biliyorsunuz ki, işe başlayanların resmi kayıtları SGK’da tutuluyor. SGK verilerine göre Ocak-Mayıs döneminde kayıtlı istihdam artışı 1 milyon 241 bin kişi. Bunların da 990 bini 4/a’lı çalışanlardan (Eski adı ile SSK’lılar). Kalan 252 bin kişi de 4/b’liler, yani eski Bağ-Kur’lu kesim.

Kısaca TÜİK-SGK verileri arasında kayıtlı çalışan sayısındaki artış 515 bin kişi fark ediyor. TÜİK verileri kayıtlı çalışan daha az arttı diyor. Hatta geçen yılın mayıs ayına göre kayıtlı çalışan artışı TÜK’e göre 294 bin kişi iken, SGK kayıtlarında bu sayı 404 bin kişi olarak görülüyor. 

Ben Türkiye’de veri yayınlanma ve veri güvenliği noktasında konunun yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Yabancı yatırım için çok önemli bir konu da veri güvenliğidir. Bu güveni sağlamamız gerekiyor.

  • Abone ol