ANALİZ

“Şu anda tüketici fiyat artışı yıllık bazda yüzde 11,20. Aylık dalgalanmaları daha az gösteren 12 aylık ortalama değişim ise yüzde 9,98. Ortalama enflasyon 2005 sonrası çift hanede sadece 10 ay durdu. En yüksek seviye ise küresel kriz esnasında Ocak 2009'da yüzde 10,54 ile görüldü. Şu anda çift haneye çıkmaya ramak kaldı. Ama maliyet tarafında çoktan çift hanede geziniyoruz. Yurt içi maliyet endeksini gösteren girdi malların fiyat artışı yıllık bazda yüzde 16,28 artış gösteriyor. Yurt içi maliyet artışında 12 aylık ortalama ise yüzde 13,26'a ulaştı. Bu oran 2005 sonrasında hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Veya küresel krizde bile yurt içi maliyet artışı bu kadar yüksek olmamıştı denilebilir. Ocak 2009'da yurt içi maliyet artışı ortalaması yüzde 12,81 ile şu anki yüzde 13,26'nın gerisinde kalmıştı. Benzer yüksek maliyet artışı yurtdışı girdi maliyetleri için de söz konusu. Basit yıllık artış yüzde 24,05'e ulaşırken 12 aylık ortalama artış oranı da yüzde 20,74 ila çok yüksek seviyede.  Bu kadar yüksek maliyet baskısı altında olan bir ekonomide bu sorun iki şekilde yansıma yapabilir. İlk olasılık olarak gelecek dönemde bu yüksek maliyetlerin tüketiciye yansıtılması olabilir. Ki o zaman da önümüzdeki yıl enflasyonun söylendiği gibi tek hanelerde yüzde 7,5 civarlarına düşmesi oldukça düşük ihtimaldir. İkinci yol ise iç talebin kısılarak maliyet artışının tüketicilere yansıtılması önlenebilir. O vakit ise ne büyüme ne de iç tüketim OVP'de söylendiği gibi gerçekleşmez. Bir üçüncü yol olarak ise kamunun maliyet düşürücü önlemleri devreye alması düşünülebilir. O ihtimal de kamunun bu kadar yüksek bütçe açığı ile başarılı olması beklenemez. Kısaca 2018 yılında bizi çok ciddi bir maliyet baskısı bekliyor ve bu sorunu nasıl çözeceğimizi henüz kimse izah etmiş değil.” 

  • Abone ol