Vergi kaçırma ile vergiden kaçınma çok farklı olaylardır. Mesela yüzde 18 KDV oranına sahip bir ürün yerine yüzde 1 KDV oranlı ürün satışına geçerek vergiden kaçınabilirsiniz.

Ya da vergi oranı düşük başka ülkeye karınızı transfer ederek vergiden kaçınabilirsiniz. Vergiden kaçınma yasaldır ama bazı noktaları etik değildir.

Bakınız örnek olarak Apple ne yapmış? “Off-schore” olarak kullandığı İrlanda’da yakalanınca, yeni vergi cenneti olarak Jersey Adası’na taşınmış. Bu sayede yüksek nakit değerleri üzerinden daha az vergi ödemiş.

***

Bizim de çok sayıda şirketimizin merkezi yurtdışıdır. Hollanda’da çok sayıda Türk şirketinin-holdinginin merkezi vardır.

En bilinen yöntem şudur: Fabrika Türkiye’de üretir ama maliyete çok yakın fiyattan Hollanda’daki masa-sandalye şirketine satar. Oradaki merkez ‘masa-sandalye’ şirketi de, üzerine gerçek karı ekleyerek ürünün nihai satışını gerçekleştirir. Türkiye’deki fabrikada cüzi bir kar görülür ama Hollanda’da asıl kar birikir.

İkinci aşamada ise, Hollanda’da biriken paralar buradaki fabrikaya kredi olarak aktarılır. Ve Türkiye’de kullanılan yabancı kredi nedeniyle bir de faiz ayrılır ve bu da vergiden düşürülür.

***

Apple vergi cenneti kullandı ama açıklamasında “3 yılda 35 milyar dolar gelir vergisi ile dünyanın en çok vergi ödeyen şirketi olarak kalmayı başardık. Yasaları çiğnemedik ve hiçbir ülkede vergi ödemelerini azaltmadık” dedi.

BBC haberine göre; şirket ABD dışındaki tüm satış gelirlerini İrlanda’daki “devletsiz” iştirakleri üzerinden gösteriyordu. Bu iştirakler oldukça cüzi miktarda vergi ödüyordu. Bu da şirketin toplam gelirinin yüzde 55’ine denk gelen uluslararası satışlardan neredeyse hiç vergi tahsil edilmemesine neden oluyordu. Kurumlar vergisi İrlanda’da %12,5, ABD’de ise %35 civarında. Ancak Apple, kurduğu sistemle uluslararası satış gelirleri üzerinden tahsil edilen vergi, en fazla %5’lere çıkıyordu. Bazı yıllar bu satışlardan tahsil edilen vergi %2’lere kadar düşebiliyordu.

***

Şimdi Maliye Bakanlığı verileri üzerinden bir de bize bakalım:

Yıl 2011:

Kurumların ödediği vergi 26.993 
milyon TL

Buna karşılık ücretlilerin maaşından kesilerek ödediği vergi ise 44.324 milyon TL. Kısaca 2011 yılında kocaman kurumlarımızın ödediği gelir vergisi, ücretlilerin ödediği gelir vergisinin yüzde 61,0’ine ancak ulaşıyordu.

Bizler yıllar içinde kurumların daha hızlı büyümesini ve vergide oranlarının artmasını bekleriz. Çünkü kurumlar ekonomik büyümeden daha çok pay alırlar. Bakalım ülkemizde öyle mi olmuş?

Yıl 2016:

Kurumların ödediği vergi 42.970 
milyon TL.

Buna karşılık ücretlilerin maaşından kesilerek ödediği vergi ise 89.752 milyon TL. Kısaca 2016 yılında kocaman kurumlarımızın ödediği gelir vergisi, ücretlilerin ödediği gelir vergisinin yüzde 48,0’ine ancak ulaşıyor.

Son 5 yılda kurumların ödediği vergi, ücretlilerin ödediği vergiye oranı yüzde 61,0’den yüzde 48,0’e geriliyor. Oysa son 5 yılda kurumlar vergisinde bir indirim olmadığı gibi, ülkede de ekonomik büyüme devam etti.

Özet mi? Kurumlardan vergi alamayınca kişilerden, özellikle de ücretlilerden vergi almayı artırmışız. Böylece ücretlilerden alınan verginin GSYH’ya oranı da, yüzde 3,18’den yüzde 3,46’ya çıkmış oldu.

İSİMSİZ KAHRAMANLAR

Onlara kimse dolarlarınızı satın demedi.

Onlara kimse ucuz kahramanlık yapın demedi

Piyasa şartları ne gerektiriyorsa onu yapıyorlar.

***

Onlar dolar bozdurup makbuzunu etrafa yaymıyor.

Onlar perdenin önünde dolar bozdurup, arka taraftan euro almıyor.

Onlar bedava tıraşa da gitmiyor. 

Piyasa neyi gerektiriyorsa, ona göre hareket ediyorlar.

***

15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi haftasında 9.460 milyon dolar satarak parasını da savun onlar.   2017/22 Eylül -03 Kasım arası 13.055 milyon dolar satarak yine denge sağlayan da onlar. Onlar ne zaman ne yapacaklarını çok iyi biliyorlar...Sadece reklam yapmasını bilmiyorlar.

  • Abone ol