2017 yılı başında TOBB önderliğinde “İstihdam Seferberliği” başlatıldı. Kampanyanın sloganı +1 olarak seçildi. 1,5 milyon TOBB üyesi artı 1 istihdam edecek ve böylece çalışan sayısı 1,5 milyon artacaktı.

Sonra bu miktar orana dönüştürüldü ve yüzde 5 gibi ek istihdam sözleri verildi. Peki, durum ne oldu?

SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) kayıtlarına göre;

Aralık 2016’da 19 milyon 100 bin olan çalışan sayısı, Eylül 2017’de 20 milyon 284 bin kişiye çıktı. Aralık ayına göre istihdam SGK kayıtlarına göre 1 milyon 184 bin 517 kişi artmış oldu.

Not: Aralık 2016’dan Ocak 2017’ye çalışan sayısı 493 bin kişi azalmıştı. O nedenle Ocak 2017’den Eylül 2017’ye kıyaslandığında çalışan sayısı bu sefer 1 milyon 677 bin 325 kişi artmış görülüyor.

***

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre ise, Eylül 2017 itibariyle çalışan sayısında 2 milyon 125 bin kişilik artış oldu. TÜİK verilerine göre Aralık 2016 veya Ocak 2017 aylarında çalışan sayısı sadece 3 bin kişi değiştiği için, artış her iki aya göre de 2 milyon 125 bin veya 2 milyon 128 bin kişi olarak görülüyor.

Her nereden bakarsak bakalım istihdam artışı oldukça yüksek bir yıl geride bırakılmış oldu. Fakat bir noktayı da belirtmek gerekiyor. İstihdam artışında SGK ve TÜİK verileri çok uyumlu çalışmıyor. Aşağıda bir önceki aya göre aylık bazda istihdam artışlarına bakalım: (Bin kişi)

Şubat: SGK 183 TÜİK 284

Mart: SGK 473 TÜİK 533

Nisan: SGK 316 TÜİK 668

Mayıs: SGK 268 TÜİK 331

Haziran: SGK  -72 TÜİK 215

Temmuz: SGK 146 TÜİK   55

Ağustos: SGK   57 TÜİK   70

Eylül: SGK 305 TÜİK  -31

SIRA DEVLETTE

TC Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre Eylül 2017 itibariyle kamuda çalışan sayısı 3 milyon 341 bin 358 kişidir.

Türkiye Belediyeler Birliği verilerine göre ise, mahalli idarelerde çalışan sayısı 323 bin 796 kişidir. Fakat bu veri 2009 yılına ait görülüyor. O nedenle aradan geçen 8 yılın sonrası durumu bilmiyoruz. Ayrıca belediyelerin BİT denilen iştiraklerinin personel durumunu da tam olarak bilmiyoruz.  (Bir açıklamaya göre 2010 yılında 23 bin 740 BİT personeli vardı)

Şimdi bunları neden verdik?

Dün KHK ile tek kalemde taşeronluk bitirildi. Kamuya 450 bin ve mahalli idarelere de kalan (sanırım 400 bin) personel kadroya alınıyor. Bir kalemde 850-900 bin kişi artık kamu çalışanı oluyor.

Ben 91 seçimlerinde Süleyman Demirel’in “Kim ne verirse 5 lira fazlası benden” cümlesini hiç unutmuyorum. Çünkü o cümle benim ve benim gibilerin iş hayatını belirledi. Sürekli açık veren devlet bütçesi, sürekli borca batan kamu hazinesi, nerede ise sürekli kriz yaşayan bir ekonomi öneminde iş hayatımız geçti.

Şimdi bir kampanya var: Özel sektör istihdam kampanyası +2’ye çıkartıldı. Destek ise işsizlik fonundan verilecek. Zaten para kalan tek yer de orası... 

Bu sefer kampanyaya devlette katıldı ve tek kalemde kamu istihdamı patlayacak.

***

OVP (Orta Vadeli Program) 2018 yılında; Merkezi Yönetimin 696,8 milyar gelir toplayacağını öngörüyor.

Yine OVP’ye göre 2018 yılında; Genel Devlet 1 trilyon 131,6 milyar lira gelir toplayacak. Yani devlet dediğimiz sistem sadece Merkezi Yönetim Bütçesi ve çalışanları değil. Bunun kamu kurumları, katma bütçeli kurumları, belediyeleri var.

Bir bütün olarak aldığımızda kamu gücü devasa boyuta ulaşıyor. Ve her nasılsa bu devasa güç sürekli artarak daha da büyüyor.

Sürekli dile getiriyorum ama tekrarlayacağım: Ekonomide en büyük sorunlarımızdan biri “Ankara’nın şişmanlığıdır.” Ankara şişmanladıkça, obezleştikçe özel sektörün motorları daha yavaş çalışıyor.

AK Parti ilk yıllarında iktidara bugün yaptıklarının tam tersi söylemlerle geldi. Devleti küçültecekti, devleti verimli ve sorumlu kılacaktı.

Bugün ise tüm gücümüzle devlete çalışır duruma geliyoruz. Açıklanan ve açıklanacak vergi paketleri, yapılan ve yapılacak kamu zamları bizi bu çıkılmaz sokağa götürdü.

Obezleşen devlete yemek yetiştirecek gücü nasıl bulacağız bende bilmiyorum. 91 seçimleri hafızamdan hiç silinmiyor.  Ya sonrası?

  • Abone ol