Sorunları gündeme getiremezsek çözümleri nasıl bulacağız?

Bence en temel sorunlarımızdan biri bu.

Her sorun dile getirene olumsuz bakılıyor. Herkes bir proje - her çözüm önerisi bir komplo.

Nedir muhalefet? İktidara kendi bakış açısından eleştiri getirir. Beğenmezseniz bakmazsınız zaten.

Hatırlarım, ilk kamu-özel işbirliği ile yatırım önerisi CHP’den gelmişti. Doğu ve G. Doğu’da terör etkisinden kurtarmak için o bölgelerde kamu-özel ortaklığı ile yatırımlar yapılsın demişlerdi.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin gereksizliğine kim öneri getiriyor: Saadet Partisi. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu; adeta tek başına uyarıyor.

H H H

Bugün normalde yazı günüm değil. Ama Uludağ Ekonomi Zirvesinde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek öyle bir konuşma yaptı ki; yazmam şart oldu.

Konu şu:

Bankacılık sisteminde kredi mevduat oranı oldukça yüksek olduğu için gelecek dönemde sermaye piyasalarının gelişmesi gerektiğine işaret eden Şimşek, “Sizlerin sermaye piyasalarına açılmanız gerekiyor. Bu dönemde zaten dünya borç batağında. Dünya için faizlerin düşük olduğu bir dönem. Şimdi faizlerin yükseleceği bir döneme giriyoruz. Eğer mümkünse borç almayın. Mutlaka ortak alın. Sermaye piyasalarına çıkın.”

Sorun neymiş?

-Kredi/mevduat oranımız çok yükseldi. Boğazımıza kadar borca battık. Ama karşılığında mevduat yetersiz.

-Dünya da borç batağında.

-Faizlerin düşük olduğu dönem bitti; şimdi yüksek dönemi başlıyor.

-Borç almayın-ortak alın. Halka açılın.

HALKA ARZ SEFERBERLİĞİ

2008-09 Küresel krizin en fırtınalı olduğu günlerdi. Faizler yüzde 20’nin üzerine çıkmıştı. Türkiye krizden en çok etkilenen ülkelerden biriydi.

O günlerde Yeni Şafak Gazetesi’nde yazıyordum. Önerilerim TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun dikkatini çekti ki, görüşmek için davet etti. Her zamanki gibi sorunların projelendirilip çözüme hazır hale getirilme işi Güven Sak hocaya kaldı.

“Faiz yoksa-ortak alın”

“Faize ödeyeceğiniz paranın yarısını ortağınıza ödemeyi göze alın; faizle alacağınız paranın iki katını yeni ortaklarınız size verecektir”

Kısaca sermaye piyasaları çalışsın dedik.

Bu ana felsefe ile Güven Sak Bey “Halka Arz Seferberliği” projesini oluşturdu. SPK ve İMKB (Şimdi BİST) işin içine alınarak gonk töreni yapıldı.

SPK ve İMKB, projenin fikir sahibi olmama rağmen beni toplantıya bile davet etmediler. Allahtan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu vardı ve kontenjanından toplantıya davet etti. Hatta programın konuşmacıları arasında bile yoktum. Salonun taa arka tarafında fikir sahibi olarak öylece oturdum. Rıfat Bey “Bak Kahveci senin için buradayız” diyene kadar kimse orada olduğumu bile bilmiyordu.

SPK ve IMKB ile pek aram yoktu. Borsada küçük ortakların haklarının korunmadığı noktasında sert eleştirilerim oluyordu. “Yatırımcı borsadan kaçıyor, bunun uzun vadeli olumsuz etkileri çok ağır olacak” diyordum. O günlerde, “Gizli bir el ekonomiyi sadece faize bağlıyor, bu tuzağa düşmemeliyiz” diyordum. 

Ve halka arz seferberliği başladı.

Satılan 52 şirketin 42’si ya battı ya da ana pazarlardan düştü. -Halka Arz Seferberliği- döndü mü size “Halkı Soyma Seferberliğine”.

Spekülatörlerle anlaşarak içi boşaltılan şirketler mi ararsınız, 3 kuruş edecek şirketlerin resmiyette 30 kuruşa ama spekülatörlere 3 kuruşa satılmasını mı?

Ne SPK adım attı, ne İMKB?

Millet resmen devletin gözü önünde soyuldu.

Ekonomi yönetiminden bir kişi de çıkıp bu tabloyu düzeltmek için sahiplenmedi. “Almasaydılar” diyorlardı.

O zaman şimdi ‘Çiftlikbank’ ne olacak? “Para vermeseydiler mi” diyeceğiz. 

Ve aradan 10 yıl geçti.

Geldiğimiz nokta mı?

Mehmet Şimşek: “Borç almayın-ortak alın” diyor.

Aslında “Günaydınnn” diyesim geliyor. Aradan geçmiş 10 yıl.

Buna da şükür. Ama piyasa hala rayında değil. Bu sistem yürümez. Endekse bakmayın. Bu piyasa küçük yatırımcıya hâlâ kapalı.

  • Abone ol