Ekonomik gelişmemize baktığımızda gerçekten bir mucize gerçekleştiriyoruz.

Nasıl mı?

Bakınız, 2017 yılında dış borcumuz 45 milyar dolar artıyor. Lakin GSYH’mız 11,7 milyar dolar azalarak 863 milyar dolardan 851 milyar dolara geriliyor.

Borç aldıkça gelirimiz azalıyor.

Var mı böyle bir örnek ülke?

***

Öyle bir mucize oluşturuyoruz ki; üretim gücümüz miktar yerine değer artışı ile güç kazanıyor. Ama işe alınanlara bakıyoruz ki, çoğu lise ve lise altı mezunlar. Son üç yılda üniversite mezunlarının iş bulma sayıları geriliyor.

Büyüme mucizemizi okumayan kesimle sağlıyoruz.

Katma değerimizi ise az okuyarak artırıyoruz.

Var mı daha büyük başarı.

Okumayı ihtiyaç olmaktan çıkarıyoruz.

Sevinsin gençler...

***

Öyle bir mucize sağlıyoruz ki;

Hem enflasyonu artırıyor, hem de faizler düşsün istiyoruz..

Hem tasarruflar artsın istiyoruz, hem de tasarruf sahibine hakkını vermiyoruz.

Hem yatırımlar artsın istiyoruz, hem de yatırımcıya kümese giren kaz (vergi deyimidir) gözü işle bakıyoruz.

Hem istihdam artsın diyoruz, hem de istihdam vergilerini artırıyoruz.

Hem özel sektör gelişsin istiyoruz, hem de özel sektörün sırtından inmiyoruz.

Hem üretim artsın diyoruz, hem de rantı vergisiz bırakarak besliyoruz.

Hem kamu yatırım yapmasın diyoruz, hem de bütün parayı kamuya topluyoruz.

Hem bağımsızlık diyoruz, hem de en yüksek ithalat ve dış açıkla gidiyoruz.

Anlayacağınız inanılmaz bir mucize halindeyiz. İktisat tarihini ve kurallarını sil baştan yazıyoruz. Yeni bir iktisat doktrini bizden gelecek, haberiniz olsun.

***

970 milyar dolar dış ticaretten açık verdik.

450 milyar dolara çıkan dış borca ulaştık.

210 milyar doları aşan bir reel kesim açık pozisyonumuz oluştu.

Ama bağımsız ve güçlü ekonomiyiz diyoruz. Paramız yok diye özel sektöre 40-45 dolara geçilen köprü yaptırıyoruz...

Ama güçlü ve büyük ülkeyiz diyoruz.

Tarlada üretilen ürünü markete getirene kadar 3-4 kat zam yapıyoruz. Ne market yasamız işliyor, ne AVM’ler kuralına göre çalışıyor; ne de esnaf ayakta durabiliyor.

Ama güçlü ülkeyiz.

***

Şimdi bunu neden bir daha yazıyorum?

Her seçim sonrası “Şimdi sıra ekonomide diyoruz” ama ekonomide çözümlere bir türlü gelmiyoruz.

“Özel sektörün önünü açacağız” cümlesini her duyduğumuzda yeni bir vergi paketi açıklanıyor. Sözler ile icraatlar adeta birbirinin tam tersi işliyor. Ne söyleniyorsa tersi yapılıyor.

Ama işin en vahimi;

sorun söylemek bile sorun haline geldi. İşte burası çok tehlikeli.

Hatırlayın; 16 Nisan sonrası mucize gerçekleştirecektik? Hani Millet olarak uçacaktık?

Mucize oldu...Hatta uçuyoruz:

16 Nisan 2017:

TL. 3,65

Rand: 13,30

Ya şimdi?

TL: 4,02

Rand: 11,90

Rand kimin parası mı? Güney Afrika Cumhuriyeti... Hani Türkiye ile emsal kabul edilen ülke.

  • Abone ol