Neler olacaktı neler?

1- Bürokrasi azalacak, büyüme hızlanacaktı

2- 2023 ve ötesi hedefler ivme kazanacaktı

3- İnsanlar özgürlüklerini güvenli bir ortamda yaşayacaktı

4- Bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkımız artacaktı

12 Nisan 2017: Bakan Mehmet Şimşek:” Borcun milli gelire oranı yüzde 27 civarı, açığımız zaten yüzde 3’ün yarısı bile değil. Dolaysıyla mali alan var. Ben inanıyorum ki evet çıkarsa ekonomi toparlanır, vergi gelirleri toparlanır. Bu tedbirler devam etmez.”

20 Mart 2017: Bakan Bülent Tüfenkçi: “Evet çıkarsa ekonomi şaha kalkacak, depara kalkacak. Ben onun için bu referanduma deparandum diyorum”.

07 Mart 2017: “Yeni sistem refah ve zenginlik getirecek, piyasalar rahatlayacak, ticaret gelişecek, yatırım potansiyeli artacak, yerel yönetimler güçlenecek, orta kesim ön plana çıkacak, küresel krizlere karşı koruma kalkanı olacak. Kişi başı milli gelir 25 bin dolar seviyesine ulaşacak” 

16 Nisan’dan sonra piyasalar rahatlayacak. Kalıcı güven ticarete de ivme katacak. Her sektörü güçlendiren bir dinamik olacak.

n Zenginlik, refah getirecek. Her alanda Türkiye’nin elini güçlendirecek. Ekonominin her alanında gelişime katkı sunacak.

Milli gelir 11 bin dolardan 20-25 bin dolara çıkacak.

Türkiye, yüksek yatırım potansiyeli olan bir ülke olacak.

Ekonomik büyümeden toplumun tüm kesimleri eşit yararlanacak.

Vatandaşın beklentileri daha hızlı bir şekilde karşılanacak..

25 Mart 2017: AK Parti ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı Şaban Dişli: “Referandumdan güçlü bir ‘Evet’ çıktıktan sonra, bu zamana kadar ertelenen tüketim talepleri ve özel sektör yatırımları ile beraber istihdam hızla artacak.”

30 Mart 2017: Bakan Veysel Eroğlu, “16 Nisan’da ‘Evet’ çıkarsa Türkiye muazzam bir şahlanışla küresel bir güç olacak. Şimdiden Avrupa’yı korku salmış.

11 Nisan 2017: Bakan Numan Kurtulmuş: “Türkiye, çok daha hızlı bir şekilde büyüyecek. Türkiye yeni sistemle birlikte ekonomik krizlerle karşılaşmayacak, siyasi istikrarsızlıklarla, kaoslarla karşılaşmayacak.”

H H H

01 Ocak 2016: 1 dolar 2,91 TL. 20 Nisan 2018: 1 dolar 4,06 TL. Yerli ve milli paramız, büyük parasal güç olan ABD dolarına karşı yüzde 39,2 değer kaybetti.

Elbette kaybedebilir. Bugün ABD 18 trilyon doların üzerinde bir gelirle dünyanın en büyük ekonomik gücü. İyi ama TL dolara karşı değer kaybetmemiş ki. Bakın TL’nin hali ne olmuş? Rus rublesine karşı -%66,1; Brezilya realine karşı -%61,7; Güney Afrika randa karşı -%78,1;Şili pesosuna karşı -%65,5; Kolombiya pesosuna karşı -%60,4; Macaristan forintine karşı -%58,0; Kenya şilinine karşı -%42,5; Kazakistan tengesine karşı -%44,6; Romanya ronuna karşı -%52,3; Mekadonya dinarına karşı -%56,6 değer kaybetmiş. Ve asıl hazin durum ne biliyor musunuz? Yerli ve milli paramız lira, Arnavutluk lekesine karşı bile Ocak 2016’dan bu yana tam yüzde 66,7 değer kaybetmiş. Galiba son 2,5 yılda TL acayip lekelenmiş. İyi ama diyeceksiniz ki, biz asıl 16 Nisan referandumundan sonra uçacaktık.

REFRANDUM SONRASI

Peki, TL’nin değerini referandum sonucu toparladı mı? Bakınız 16 Nisan Referandumundan sonra durum ne olmuş?

Dolara karşı yüzde 8,7 değer kaybeden lira, Güney Afrika randına karşı daha büyük değer kaybetmiş. Şili pesosu bile tl karşısında yüzde 18,4 değer kazanmış. Macar forinti karşısında ise liramız yüzde 26,4 değer kaybetmiş. Makedonya dinarı bile lira karşısında yüzde 25,8 değer kazanırken, yine en büyük kayıplarımızdan birini Arnavutluk lekesine karşı yemişiz.

16 Nisan Referandumundan sonra ‘Evet’ çıkarsa uçacağız söylemleri aklımıza geldiğinde şunu görüyoruz: Lira referandum sonrasında Arnavutluk para birimine karşı yüzde 31,6 değer kaybetti.

Neydi? “Değer kaybeden TL değil, değer kazanan dolar...”

Sahi “Leke”ye karşı TL niye değer kaybediyor?

18-04/22/ekran-resmi-2018-04-22-222943.png

  • Abone ol