Emlak işinden iyi anladığımı söyleyemem. Lakin içinde bulunduğum bir olay nedeniyle işi biraz kavramış bulunuyorum.

ATA 2 Sitesi, Üsküdar Çengelköy’de bir Anadolu ilçesine yakın büyüklükte bir yer. Sitede 2753 konut bulunuyor. Sadece seçmen sayısının 10 bin civarında olduğu söyleniyor.

Mesele şu: Site eski yıllarda devletin verdiği tapu üzerine inşa edilmiş. Kooperatif olarak inşa edilen sitenin, sonradan tapuları yine devlet tarafından iptal edilmiş. Ama ikamet devam ediyor. Konut sakinleri de devirlerle işlerine ve hayatlarına devam ediyor.

Hükümet 24 Haziran seçimlerine giderken tarihi bir karar aldı. Kamuoyunda imar affı olarak duyurulan karar ile kaçak konutlara af geldi. Değerinin yüzde 3’ünü veriyorsun ve konut affediliyor.

Algı bu şekilde...

Gerçeği tam bilmiyorum.

Hükümetin sadece geçici belge verdiğini söyleyenler var. Hatta bina Hazine arazisinde ise Hazine bu satışı ayrıca yapacak deniliyor. Ya da bina belediye arsası üzerinde ise bu sefer de belediye satış yapacak deniliyor.

Her halükarda kaçak konutlarla ilgili geçici bir belge veriliyor. Kalıcı çözüm için daha ne kadar belge verilip, daha ne kadar para isteneceğini bilen var mı; ben de bilmiyorum.

Bildiğimiz bir gerçek var: Bugün Çengelköy’de boğaz sırtlarında inşaat hiç eksik olmuyor. Ama kalıcı çözüme de ulaşılamıyor.

Bakın 2B yasası çıktı ama olmadı. Tapusu sonradan iptal edilmiş bir imardan bahsediyoruz. Yeni kanun da çözüm getirmiyor.

Kısacası bugün 10 bin seçmen siyasete bakıyor. Sorunları nasıl çözebiliyor? Sorunlardan toplumsal faydayı nasıl oluşturabiliyor?

16 yıldır bu sorun çözülmemiş. Bakalım bu sefer ne olacak?

DOMATESSS & PATATESSS

Hatırlar mısınız... Şener Şen “Züğürt Ağa” filminde muhteşem bir sahne vardı: Ağa, domates satarken çok bağırarak “Halkı rahatsız etmeyelim” diyor.

Halk rahatsız olmasın.

Ama Mayıs ayı enflasyon verileri halkın epey rahatsız olmasına yol açtı. Bakın mutfak adeta yanmış...

Üç ürün grubunda fiyat artışı var:

1- Ulaşım (Kur etkisi): Artan döviz kuru etkisi nedeniyle aylık %2,32, yıllık ise %20,02 artış yaşanmış.

2- Giyim (Mevsim etkisi): Mevsimsel etki nedeniyle son iki aydır giyim-tekstil sektöründe fiyatlar artıyor. Buna rağmen yıllık fiyat artışı %11,23

3- Gıda (Sürpriz etki): İşte enflasyonda asıl sürpriz burada. Mesela et kuyruklarına rağmen mayıs ayında fiyatlar bütün etlerde artmış: Dana eti %1,97; kuzu eti %2,02 ve tavuk eti %4,82 artıyor. Ayrıca gıdada en büyük harcama kalemi olan ekmek fiyatları da %1,09 zamlanıyor. Ama asıl sorun patateste...

Nisan ayından mayıs ayına patates fiyatları yüzde 34,65 artışla 2,22 liraya yükseliyor. Patates fiyatları geçen yıl  mayıs ayında ise 1,95 liraydı. 2015 yılında ise en yüksek mayıs fiyatı olarak 2,70 lirayı görmüştük.

Gelelim domatese... Şu anda ortalama fiyat 2,75 lira. Geçen yıl mayıs ayında ise 3,60 liraydı. Sadece 2016 Mayıs ayında 1,72 lira ile en düşük seviye görülmüş; çünkü Ruslar ambargo uygulamıştı.

Domates fiyatı 2012 Mayıs ayında 2,52 ve 2013 Mayıs ayında da 2,79 lira düzeyindeymiş. Yani aradan 6 yıl geçiyor ve domates fiyatı hala 2,75 lira düzeyinde.

Mayıs ayında beyaz peynir fiyatı (gıda harcamasında ekmek ve etlerden en çok ağırlık olan ikinci ürün) yüzde 1,2 geriliyor. Ama 2012 yılında 5,5 kilo domates ile 1 kilo peynir alınabiliyordu. Şimdi 8,7 kilo domatesle 1 kilo beyaz peynir alınabiliyor.

Diyeceğim o ki; gıda sektöründe sorun dört ayaklılarda ama iki ayaklılar bir türlü çözüm üretemiyor.

ENFLASYON DÖVİZİ DÜŞÜRDÜ

Dün enflasyon verisi açıklandığı zaman piyasaların olumsuz etkilenmesi bekleniyordu. Ama öyle olmadı...

Dolar düştü,

borsa yükseldi.

Hatta faizler de yükseldi. Çünkü yüksek enflasyon = yüksek faiz demek. Artık sarmala girdik. Galiba faizlerde yüzde 20’leri, enflasyonda da yüzde 15,0’lerin üzerine çoktan yola çıktık.

Zamanında iktisat biliminde olmayan bir faiz teorisi ile ülkeyi ne hale getirdik. Bir de dış mihraklar diye suçlu arıyoruz.

  • Abone ol