Geçen yılın Temmuz ayında tarım ve gıda üzerine peş peşe 5 yazı kaleme almıştım. Bakın orada nasıl tespitlerde bulunmuştuk:

04/07/2018

“ Raflarda yaşanan fiyat artışı çiftçinin gelirini artırmıyor. Bir tarafta gıda fiyatları aşırı artıyor, ama diğer tarafta çiftçi giderek fakirleşiyor. Ortada tam bir paradoks durum var. Sanırım gıda sektöründe fiyat dengesi açısından asıl önemli çözüm burada aranmalıdır.

Raflarda yaşanan fiyat artışının çiftçiye aktarımı bir şekilde sağlanarak denge kurulabilir. İthalat yoluna başvurulması, olsa olsa çiftçinin bir kez daha cezalandırılmasından başka bir şey olmayabilir.”

05/07/2018

“ Son 9 yıllık süre zarfında  gıda fiyatları genel fiyatlardan yüzde 18,8 ve sebze fiyatları da genel fiyatlardan yüzde 46,8 daha fazla artıyor. Not: Sebze fiyatları gıda fiyatlarının bir alt kolu olduğundan, gıda fiyatlarındaki artışın da ana sebebi buradan geliyor.

06/07/2018

“ Mayıs ayında domatesin tarladaki fiyatı 1,34 lira olarak görülüyor (TÜİK-Tarım ÜFE). Yine aynı ayda domatesin ortalama raf fiyatı 2,75 lira olarak görülüyor (TÜİK-TÜFE)

Tarla fiyatının iki katına çıkan bir raf fiyatı var.

Bugün İstanbul’da bir çok markette bazı domates çeşitlerinin kg satış fiyatı 5,0-6,0 lirayı bile geçiyor.

Sorun üreticide mi? Hayır.

Hatta eminim bir çok çiftçi, raf fiyatının yarısından aynı ürünü satmak için can atıyordur. Ama neden bu ürünler çiftçinin tarlasında para etmiyor?

Çiftçi para kazanamıyor.

Sanırım bugün gıda fiyatlarını çok kısa sürede çözecek en acil yol şu olabilir: Çiftçi ile tüketici arasında yeni bir aracılık yapılanmasının düzenlenmesi. Yeni bir ürün toplayıcı ve dağıtıcılık sistemi de diyebiliriz.”

10/07/2018

Tarımda, gıdada fiyat artışında sorunun üretimde olmadığını, sorunun çiftçide olmadığını bütün veriler haykırıyor. Ama maalesef verileri analiz ederek, sorunun kaynağına inmeyi akıl edemiyoruz.”

***

Yukarıda yazdığım görüşlere paralel defalarca daha yazılar kaleme aldım. Alternatif pazarlama kanalları vasıtası ile nefes alma dönemi oluşturulabileceğini, bu esnada da ana yasaların değiştirilmesi gerektiğini ifade ettim.

Hatta soğan depoları basılırken, sorunun burada olmadığını da defalarca izaha çalıştım.

Ve nihayet dün...

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli AA’ya açıklamalarda bulundu. Bakanın açıklamalarındaki satır başları şöyle:

1- Tanzim satış uzun sürmeyecek

2-Bu esnada hemen yeni hal ve yeni perakende yasası devreye alınacak

3-Kooperatifler yeni dönemde aktif hale getirilecek.

4- Kooperatifler ve belediyeler vasıtası ile bir çeşit üreticiden tüketiciye doğrudan satış alanları oluşacak

5-Tarımda planlı ekim başlayacak

Bu açıklamaları dinlediğimde gıda sorununda ana problemlerin  anlaşılmış olduğunu görüyoruz. Bakan’ın dediği gibi “tüm sorunlar elbette bitmeyecek”.

Ama temel noktada önemli adımlar atılmaya başlanıyor. En azından sorunun doğru teşhis edilmesi de çok önemli. Doğru teşhis tedavinin yarısıdır.

Elbette detay notasında başka adımlarda olabilir ama gıdada ana sorunun çiftçide olmadığını, sistemsel bir bütün olarak sorunların çözümü gerektiği en yetkili ağızdan dile getirilmiştir.

Uzun süredir bu genişlikte bir sorun tespiti duymak çok önemli. Şimdiden hayırlı olsun ve merakla bekliyoruz diyelim.

***

Açıklama: Önceki gün yazdığım “esrarengiz nüfus artışı” yazısında tablolarda kaydırma yaptığımı okuyucularımızın uyarısı ile gördüm. Okuyucularımızdan özür diler, uyaran herkese teşekkür ederim.

  • Abone ol