Mevsim etkilerinden arındırılmamış ama bir önceki yılın aynı ayına ait bilgilerle kıyaslayarak bakıyoruz. 

Tarımda 2018 yılı şubat ayında 4 milyon 983 bin çalışan vardı. Bu yıl şubat ayında ise tarımda çalışan sayısı 4 milyon 687 bin kişiye geriledi. 

Tarladan 296 bin kişi kopmuş gözüküyor.

Hava şartları etkili olmuş olabilir. Yoksa 2018 yılında tersine göç yaşanmış ve normalde tarlada çalışan sayısı artmış olmalıydı. 

***

Sanayi sektöründe ise, 28 bini madencilik ve 5 bini de elektrik sektörü olmak üzere toplam 240 bin kişi işini kaybetmiş durumda. Burada mevsim etkisinin nerede ise minumum düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. 

Sanayi sektöründe üretim kaybı şubat ayından şubat ayına yüzde 5,0 düzeyinde gerçekleşirken, imalat sanayinde üretim kaybı yüzde 5,4 seviyesinde yaşandı. Buna karşılık sanayi sektöründe istihdam kaybı yüzde 4,3 olurken, imalat sanayinde istihdam kaybı yüzde 4,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. 

***

İnşaat sektöründe işler epey sorunlu. Sektörde her 4 çalışandan 1’i işini kaybetmiş durumda. Ya da şu şekilde söyleyelim: geçen yıl aynı ayda 1 milyon 970 bin olan çalışan sayısı, bu yıl şubat ayında 1 milyon 488 bin kişiye geriledi.  

İnşaat sektöründe 481 bin kişi işini kaybetmiş görülüyor. 

***

Hizmetler sektöründe ise durum epey karışık: 

Toplamda çalışan sayısı 205 bin kişi artarak 15 milyon 792 bin kişiye çıkıyor. Büyük krize rağmen hizmetler sektöründe istihdam artışı nerelerde sağlanıyor? 

1- Toptan-perakende sektörü, hani tarlada  fiyatlar düşerken rafta fiyatları düşmeyen sektör. İşte burada çalışan sayısı 4 bin kişi artıyor. 

2- Lojistik sektörü adeta krizi yok sayıyor. 39 bin yeni istihdam ile çalışan sayısı 1 milyon 263 bin kişiye çıkıyor. 

3- Finans ve sigorta sektörü ise 36 bin yeni çalışan ile 277 bin kişilik istihdama çıkıyor. 

4-  Ve asıl nokta... Yani kamu öncülüğünde oluşan sektörler: a- Sağlık 157 bin kişi; b- eğitim 174 bin kişi ve c- kamu yönetimi ve savunma 408 bin kişi işe alıyor. 

Kısaca şu şekilde söyleyelim: Hizmetler sektöründe geçen yıla göre 205 bin yeni istihdam artışı görülüyor. Ama bu artışın kat be kat fazlası kamudan gelmektedir. Zaten 2018-I. çeyrek kamu istihdamı ile 2019-I. çeyrek kamu istihdamı da 386 bin kişilik artışı göstermektedir. 

Kamu işe almaya devam ediyor ....

***

Sektörleri neden biraz detaylı şekilde verdiğimizi de söyleyelim. Çünkü en basitinden inşaat gibi mavi yakalıların yoğun çalıştığı sektörleri ve işsiz kalanları aktarmaya çalışıyoruz. 

Tarım sektörü de mavi yaka sayılacak bir iş alanı görülebilir. Hatta sanayi sektöründeki iş kaybı bile büyük oranda mavi yakalı kesimden gelmektedir. 

Nitekim eğitim durumuna göre istihdam dağılımı da bu sonuçları teyit etmektedir.  

-Okur-yazar olmayan ve lise altı eğitimliler kesiminden 1 milyon 042 bin kişi işini kaybetmiş oldu (%6,6)

-Lise ve meslek liseli 84 bin kişi de işini kaybetti (%1,4) ve işsizler hanesine geçti. 

-Lakin yüksek öğretim mezunu kesimde ise 314 bin kişi iş buldu. Yani yüksek öğretim mezunlarında işe girenlerin oranı yüzde 4,8 artış gösterdi. 

***

Mavi yaka-beyaz yaka ayrımını aslında kadın-erkek çalışan sayısında da görebiliyoruz. Mesela son bir yılda 811 bin kişi işini kaybediyor ama bu sayının 765 bin kişisi erkek. Kadınlarda sadece 47 bin kişi işini kaybediyor. 

Erkeklerde iş kaybetme oranı yüzde 3,9 olurken, kadılarda iş kaybetme oranı sadece yüzde 0,5’de kalıyor. 

***

İşin özeti şu:

Şu an sesi fazla çıkmayan ama sesi çıkmadığı için içinde kendini yiyip bitiren mavi yakalılar işsiz kalmış durumda. 

Henüz beyaz yakayı kriz vurmamış durumda. 

O nedenle işsizlik rekoru kırılmasına rağmen fazla ses çıkmıyor. 

İkinci dalgada görüşürüz. 

  • Abone ol