Önce sorunun cevabı ile başlayayım: Ben bilmem - devlet bilir...

Ben sadece durumu ortaya koymak istiyorum. Bir dostum dün ziyaretime geldiğinde BOTAŞ ve enerji piyasası hakkında konuştuk. Arkadaşıma 12 Haziran günü yazdığım “BOTAŞ’ın devasa borçları ve elektrik zammı” konusundan bahsettim. Elektrik zammı kaçınılmaz oldu derken bir de ne görelim,

BOTAŞ, 2018 bilançosunu yayından kaldırmış.

O zaman iş yine başa düştü ve diğer verilerle olayın içine dalalım dedik. Umarım bu yazıda konusu geçen veriler de yayından kalkmaz.

TEİAŞ yakıt cinslerine göre kurulu güç tablosu (MW):

Doğalgaz 26.243 - yüzde 30.8

Barajlar 19.885 - yüzde 23.3

Akarsu 7.563 - yüzde 8.9

Linyit 9.267 - yüzde 10.9

İthal Kömür 8.840 - yüzde 10.4

vs. Toplam kurulu güç 85.212

Geçen yıl ilk altı ayda üretilen elektrik ve üretim kaynaklarına göre dağılımı (MWh):

Doğalgaz 41.358.648 - yüzde 29.16

İthal Kömür 28.666.314 - yüzde 20.21

Barajlar 20.173.194 - yüzde 14.22

Akarsular 12.644.540 - yüzde 8.91

vs. Toplam  141.844.617 MWh elektrik üretilmiş.

Bu yılın ilk altı ayında ise tablo şu:

Doğalgaz 22.250.536 - yüzde 15.71

İthal Kömür 24.680.706 - yüzde 17.42

Barajlar 36.862.407 - yüzde 26.02

Akarsular 16.811.259 - yüzde 11.87

vs. Toplam 141.645.841 MWh elektrik üretilmiş. Yani nerede ise aynı miktarda üretim yapılmış.

İyi ama aradaki fark ne derseniz, asıl meseleye geliriz. Bu yıl yağışlar çok iyi olunca baraj ve akarsulardan üretilen elektrik adeta patlama yapmış. Geçen yılın ilk altı ayında hidroelektrik üretiminin payı yüzde 23.14’te kalırken, bu yıl üretimin yüzde 37.89’u buradan karşılanmış.

Ve hidroelektrik üretim karşısında doğalgaz termik santraller adeta kapılarına kilit vurmuşlar. Yüzde 29.16 olan üretim payı da yüzde 15.71’e düşüş göstermiş.

Geliyoruz doğalgaz ithalatına ve tüketimine. Çünkü biz hem İran hem de Rusya’dan önemli bir kısmı almasak da ödeyeceğimiz bir gaz ithalatı durumumuz var. 

EPDK verilerine göre yılın ilk dört ayında 20 milyar metreküp gaz ithalatımız 17.9 milyar metreküpe gerilemiş. Ama stokların kullanımıyla 19 milyar metreküp gaz tüketmişiz.

Ocak-Nisan döneminde çevrim santrallerinde tüketilen doğalgaz yüzde 43.84 azalırken konutlarda kullanılan doğalgaz tüketimi yüzde 28.03 artıyor. Çevrim santrallerinde kullanılan doğalgaz oranı yüzde 29.7 seviyesinden yüzde 17.5’e gerilerken, konutlarda kullanılan doğalgaz tüketiminin payı da yüzde 37.5’ten yüzde 50.6’ya çıkıyor.

Kısaca doğalgaz tüketimimizi bu yıl konutlar telafi ediyor. Ama sonrasını bilemiyorum.

Tabii ki burada bir başka mesele daha var. Örneğin bizler yeni doğalgaz boru hatlarıyla yeni güvenceler veriyor muyuz... Bilemiyorum. Ama epey bir boru döşeme ve bitirme noktasına geldik.

Ekonomide yaşanan duraklama ile beraber gaz veya enerji kullanımında da bir duraklama yaşanıyor. Bunun yanında özellikle hidroelektrik gibi doğal kaynak kullanımı da yeni bir fırsatlar veriyor.

Buna bağlı olarak ise doğalgaz çevrim santrallerinin önemli bir kısmı çalışmıyor. Hatta doğalgaz ithalatında da bir miktar kısıntıya gittik. Ama asıl sorun çevrim santralleri...

Bankacılık sektörünü de ilgilendiren bu tablo karşısında ne yapılacak? Bu santrallerin borçları nasıl ödenecek? Maliyetler nasıl karşılanacak? Bunların hepsi bir sorun. Ama bir başka sorun da zaten tahsilat yapamadığı için borçları hızla artan BOTAŞ...

İşte orada da mali yük arttıkça artıyor.

Kısaca sistem bir tıkanıklık yaşıyor ama henüz kimse nasıl bir çıkış yolu bulunacağını bilmiyor. En azından kamuoyunda bir bilgi yok. Olan bilgiler de yayından kaldırılıyor. Bakalım ne olacak?

  • Abone ol